ABD-İran hattında kritik diplomasi: Nükleer şart kabul edildi iddiası

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olmama şartını kabul ettiğini ve görüşmelerin hafta sonu yapılabileceğini açıkladı. ABD ile İran arasındaki tansiyon sürerken, diplomatik temaslar ve Hürmüz Boğazı'ndaki ablukalar gündemde. Pakistan'ın arabuluculuk çabaları da devam ediyor.

ABD ile İran arasındaki tansiyonun yükseldiği bir dönemde, diplomatik temaslar hız kazandı. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yeni görüşmelerin bu hafta sonu gerçekleşebileceğini belirterek, "İran şu anda daha önce yapmayı reddettiği şeyleri yapmaya hazır" açıklamasında bulundu. İki ülke arasındaki kırılgan ateşkes sürerken, sahadaki askeri ve ekonomik gerilimler diplomatik girişimlerle eş zamanlı olarak devam ediyor.

Trump, İran konusundaki müzakerelerde önemli ilerlemeler kaydedildiğini dile getirdi. Ateşkesin uzaması konusunda kesin bir eminlik taşımadıklarını ifade eden Trump, "İran şu anda daha önce yapmayı reddettiği şeyleri yapmaya hazır. Bir sonraki görüşme hafta sonu gerçekleşebilir. Anlaşmaya varacağız gibi görünüyor. İran, nükleer silaha sahip olmayacağı şartını kabul etti. Bize nükleer parçacıkları vermeyi de kabul etti. Neredeyse tüm şartları kabul etti. İran'ın nükleer silahlara sahip olmayacağına dair çok güçlü bir açıklamamız var. Bu 20 yılı aşan bir süreyi kapsıyor. Eğer İran ile İslamabad'ta bir anlaşma imzalanırsa ben de orada olabilirim" dedi. Trump, böyle bir anlaşmanın petrol fiyatları ve enflasyon üzerinde düşürücü bir etki yapacağı öngörüsünde bulundu.

Pentagon'dan yapılan açıklamalarda ise Hürmüz Boğazı'ndaki kontrolün ABD'de olduğu vurgulandı. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, "İran Hürmüz'ü kontrol ettiğini söylemeyi seviyor ama hiçbir donanmaları yok." diyerek, ticari gemileri vurmakla tehdit etmenin kontrol değil korsanlık olduğunu belirtti. Hegseth, İran'ın enerji endüstrisinin henüz tam olarak hedef alınmadığını ancak ABD ablukasının ihracatını durdurduğunu söyledi. Ablukanın gerektiği kadar süreceğini belirten Hegseth, "ABD donanması Hürmüz Boğazı'ndaki trafiği kontrol ediyor, çünkü ABD'nin bir donanması var ve İran'ın yok." diye ekledi. Hürmüz ile ilgili olarak diğer ülkelere de yardım çağrısında bulunduklarını ifade eden Hegseth, İran'ın "elinin altında olan bir anlaşmayı" seçmesini umduğunu ve İran'ın "ateşkeste kalma motivasyonunun yüksek" olduğunu belirtti. Hegseth ayrıca, İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in hayatta ancak yaralı olduğuna inanıldığını dile getirdi. Çin'in İran'a silah vermeme konusunda güvence verdiğini de sözlerine ekledi. ABD Genelkurmay Başkanı General Caine ise ABD güçlerinin her an saldırıya hazır olduğunu ve Hürmüz'deki ablukanın İran limanlarına giden veya çıkan tüm gemilere uygulandığını söyledi.

Pakistan heyetinin Tahran ziyareti, ABD ile yeni bir müzakere turunun olasılığını görüştü. Beyaz Saray Sözcüsü de görüşmelerin devamına ilişkin iyimser mesajlar verdi ve yeni temasların Pakistan'ın başkenti İslamabad'da yapılması bekleniyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ikinci tur öncesinde Cidde'de Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile bir araya gelerek, Pakistan'ın hem ABD'yi hem de İran'ı kalıcı barış ve istikrarı hedefleyen bir anlaşmaya yönlendirme çabalarını ilerletme konusundaki kararlılığını yineledi. Pakistan Dışişleri Bakanlığı, ABD ve İran'ın müzakerelere devam etme isteği olduğunu doğrulayarak, diplomasi kanallarının açık tutulduğunu ancak bir sonraki görüşme tarihinin henüz belirlenmediğini açıkladı. Lübnan'daki barışın da görüşmelerin bir parçası olduğu ve ateşkesin bir ayağını oluşturduğu vurgulandı.

İranlı üst düzey bir yetkili, Pakistan heyetinin ziyaretinin bazı alanlardaki farklılıkların azaltılmasına yardımcı olduğunu belirterek, "Ziyaretten sonra ateşkesin uzatılması ve ikinci tur görüşmeler için daha büyük umutlar var" dedi. Ancak nükleer konularda temel anlaşmazlıkların devam ettiğini ve İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumunun ve nükleer kısıtlamanın süresinin akıbetinin henüz çözülmediğini ifade etti.

Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim devam ederken, ABD donanması İran'a yönelik ablukanın boyutunu genişlettiğini duyurdu. Abluka, "kaçak mal" olarak kabul edilen yükleri de kapsayacak şekilde genişletilecek ve İran topraklarına ulaşmaya çalıştığından şüphelenilen tüm gemiler "ziyaret ve aranma hakkına tabi tutulacak". ABD donanması kaçak mal olarak silah, silah sistemleri, mühimmat, nükleer malzemeler, ham ve rafine petrol ürünleri ile demir, çelik ve alüminyumu sıraladı. Reuters'a göre, ABD yaptırımlı ikinci bir süpertanker Körfez'e giriş yaptı ancak rotası netleşmedi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ablukanın ilk 48 saatinde hiçbir geminin geçiş yapamadığını ve dokuz geminin geri döndürüldüğünü açıkladı. Buna karşılık, İran'ın Fars Haber Ajansı, yaptırım altındaki bir İran süpertankerinin ablukayı aşarak İmam Humeyni Limanı'na doğru ilerlediğini duyurdu.

Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER