ABD ve İran Cenevre’de Kritik Görüşmelerde: Nükleer Anlaşma ve Bölgesel Gerilim Masada
ABD ve İran, Cenevre'de kritik nükleer müzakerelerin üçüncü turunda buluşuyor. ABD, anlaşmanın süresiz olmasını isterken, İran Dışişleri Bakanı Arakçi "hem savaşa hem de barışa hazırız" mesajı verdi. Müzakerelerde yaptırımlar, zenginleştirme oranı ve füze programı gibi konular ele alınıyor.
İsviçre'nin Cenevre kenti, bugün ABD ve İran arasındaki kritik nükleer müzakerelerin üçüncü turuna ev sahipliği yapıyor. Görüşmelerde, İran'ın nükleer programına ilişkin endişeler ve olası bir anlaşmanın detayları masaya yatırılacak. Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, müzakereler öncesinde yaptığı açıklamada, İran ile varılacak herhangi bir nükleer anlaşmanın süresiz olması gerektiğini vurgulayarak, ABD'nin bu konudaki kararlılığını dile getirdi. Witkoff'un bu açıklaması, anlaşmanın kapsamı ve süresi konusundaki beklentileri ortaya koyuyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlığındaki İran heyeti, Cenevre'ye hareket etti. Arakçi, ülkesinin nükleer faaliyetleriyle ilgili soruları yanıtlamaya ve uluslararası endişeleri gidermeye hazır olduklarını belirtti. Ancak Arakçi, nükleer teknolojiyi barışçıl amaçlarla kullanma haklarından vazgeçmeyeceklerini kesin bir dille ifade etti. Bu tutum, İran'ın müzakere masasında kırmızı çizgilerini belirlediğini gösteriyor. Arakçi, müzakerelerde adil ve dengeli bir çözüme ulaşma imkanına inandığını kaydederek, "Hem savaş hem de barış seçeneğine tamamen hazırız" şeklinde konuştu. Bu ifade, bölgedeki gerilimin ne kadar hassas bir noktada olduğunu ve İran'ın olası tüm senaryolara hazırlıklı olduğunu gösteriyor.
Arakçi, İran silahlı kuvvetlerinin herhangi bir çatışma durumunda daha hazırlıklı olacağını belirterek, 12 gün süren bir savaştan önemli dersler çıkardıklarını vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın ABD'ye ulaşabilecek füze geliştirdiği yönündeki iddialarına da yanıt veren Arakçi, bu tür bilgilerin yanlış olduğunu savundu. Füze menzillerini kasıtlı olarak 2 bin kilometreyle sınırlı tuttuklarını ve bunun yalnızca savunma amaçlı olduğunu belirtti. Füzelerin caydırıcılık ve savunma niteliği taşıdığını, kendilerini savunmalarına yardımcı olmak üzere tasarlandığını açıkladı. Bu açıklama, İran'ın füze programına ilişkin endişeleri gidermeye yönelik bir çaba olarak yorumlanabilir.
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin kardeşi ve Mazenderan Valisi Muhammed Ali Pezeşkiyan, müzakerelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Pezeşkiyan, hükümet olarak Devrim Rehberi Ayetullah Ali Hamaney'in talimatları doğrultusunda müzakere sürecini yönetmeye çalıştıklarını söyledi. "Ne savaş ne de barış" şeklindeki yıpratıcı durumdan kurtulmayı hedeflediklerini belirten Pezeşkiyan, müzakerelerin iyi bir gelecek vaat ettiğini ifade etti. Sürecin başarılı olması halinde, ülkenin kalkınma sürecini hızlandırmanın mümkün olacağını vurguladı. Ayrıca, komşu ülkelerle ilişkilerin geliştiğini ve bu bağları daha da güçlendirme kararlılığında olduklarını ekledi. Bu ifadeler, İran'ın dış politikadaki önceliklerini ve bölgesel işbirliğine verdiği önemi ortaya koyuyor.
İran ve ABD arasındaki nükleer müzakere süreci, Haziran 2025'te İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarıyla kesintiye uğramıştı. Ancak Türkiye, Umman ve diğer bölge ülkelerinin yoğun diplomatik çabaları sonucunda müzakereler yeniden canlandırıldı. ABD'nin saldırı tehditleri ve bölgedeki askeri yığınağına rağmen, taraflar 6 Şubat'ta Umman'da dolaylı müzakerelerde bir araya gelmiş ve temasların sürdürülmesi konusunda mutabık kalmışlardı. Bu temaslar, 17 Şubat'ta Cenevre'de devam etmişti.
İran, nükleer programını atom bombası üretimine engelleyecek sınırlamalar çerçevesinde sürdürme taahhüdü karşılığında yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. Müzakerelerde öne çıkan başlıca konular arasında, uranyum zenginleştirme oranının hangi seviyede sınırlandırılacağı, yüzde 60 düzeyinde zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum stoğunun durumu, yaptırımların kaldırılma takvimi ve bu süreçte uygulanacak doğrulama mekanizmaları yer alıyor. Bu konuların çözüm bulması, hem İran'ın ekonomik geleceği hem de küresel nükleer silahsızlanma açısından büyük önem taşıyor. Cenevre'deki görüşmelerin, bu karmaşık denkleme nasıl bir çözüm getireceği merakla bekleniyor.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER