ABD’den İran’a Barış İçin 6 Maddelik Şart: Tazminat Talebi Reddedildi

İsrail-ABD-İran arasındaki gerilimin 23. gününde, ABD Başkanı Trump yönetiminin İran'la barış görüşmeleri için 6 maddelik şart listesi hazırladığı bildirildi. Washington, ateşkes için İran'ın nükleer programını durdurmasını, füze desteğini kesmesini ve vekil güçlere finansman sağlamamasını istiyor.

İsrail, ABD ve İran arasındaki gerilimin 23. gününe girilirken, Donald Trump yönetiminin İran ile olası barış görüşmelerinin çerçevesini belirlemeye yönelik ilk adımları attığı öne sürüldü. Savaşın bir sonraki aşaması ve diplomatik çözüm ihtimali masada değerlendirilirken, Trump'ın çatışmaların "kademeli olarak sonlandırılması" yönündeki açıklamaları dikkat çekiyor. ABD'li yetkililer, çatışmaların iki ila üç hafta daha sürebileceği öngörüsünde bulunurken, Trump'ın danışmanlarının diplomasi zemini hazırlamaya odaklandığı belirtiliyor. Bu süreçte, Trump'ın özel temsilcileri Jared Kushner ve Steve Witkoff'un da diplomatik temaslara ilişkin görüşmelerde yer aldığı bildirildi.

Savaşın sona ermesi durumunda öngörülen olası anlaşma, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını, İran'ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun kontrol altına alınmasını ve İran'ın nükleer programı, balistik füzeleri ile bölgedeki vekil güçlere verdiği desteği kapsayan uzun vadeli düzenlemeleri içeriyor. ABD ve İran arasında doğrudan temas yaşanmazken, Mısır, Katar ve Birleşik Krallık aracılığıyla mesaj alışverişinin sürdüğü aktarıldı. Mısır ve Katar'ın, İran'ın müzakereye açık olduğunu ancak sert şartlar sunduğunu ABD ve İsrail'e ilettiği kaydedildi.

İran'ın talepleri arasında ateşkes, savaşın tekrar başlamayacağına dair güvence ve tazminat bulunuyor. ABD'li bir yetkili, Washington'ın İran'ın ilerlemesini yavaşlattığına inandığını ve Tahran'ın müzakere masasına oturabileceğini belirtti.

ABD basınına yansıyan bilgilere göre Washington yönetimi, İran'dan şu 6 şartı talep ediyor:
1. Füze programının beş yıl süreyle durdurulması.
2. Uranyum zenginleştirmenin tamamen sonlandırılması.
3. Natanz, İsfahan ve Fordo'daki nükleer tesislerin devre dışı bırakılması.
4. Santrifüj ve ilgili ekipmanların üretim ve kullanımına sıkı uluslararası denetim getirilmesi.
5. Bölge ülkeleriyle füze kapasitesini 1.000 ile sınırlandıran silah kontrol anlaşmaları yapılması.
6. Hizbullah, Husiler ve Hamas gibi vekil güçlere finansman sağlanmaması.

İran'ın geçmişte bu taleplerin bir bölümünü reddettiği ve ABD ile müzakerelerin güvenilirliğine dair şüphelerini dile getirdiği biliniyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hürmüz Boğazı'nda normalleşme için ABD ve İsrail'in saldırıları durdurması ve tekrar etmeyeceğine dair garanti vermesi gerektiğini vurguladı.

Trump'ın ateşkes görüşmelerine tamamen karşı olmadığı, ancak mevcut aşamada İran'ın taleplerini karşılamaya sıcak bakmadığı ifade edildi. ABD'li bir yetkili, Trump yönetiminin İran'ın tazminat talebini "kabul edilemez" olarak değerlendirdiğini aktardı. Bununla birlikte, Washington'da İran'a ait dondurulmuş varlıkların iadesi konusunda sınırlı bir müzakere alanının olabileceği düşünülüyor.

Trump yönetiminin, müzakerelerde İran'ın muhatabı olacak en yetkili ismi ve arabulucu rolünü üstlenecek ülkeyi belirleme çabası sürüyor. ABD'li yetkililer, geçmişte arabuluculuk yapan Abbas Arakçi'nin karar alma yetkisinin sınırlı olduğunu savunarak, İran'daki nihai karar vericilere ulaşmanın yollarını arıyor.

Son nükleer görüşmelere Umman'ın aracılık ettiği hatırlatılırken, ABD'nin bu kez Katar'ı daha uygun bir arabulucu olarak gördüğü belirtiliyor. Katarlı yetkililer perde arkasında rol almaya istekli olsalar da resmi arabuluculuk görevine mesafeli yaklaşıyor. Trump'ın danışmanları, İran ile olası görüşmelerin kısa sürede başlaması ihtimaline karşı hazırlıklarını sürdürüyor. Kushner ve Witkoff'un önerdiği şartların, savaş öncesinde Cenevre'de sunulan çerçeveyle büyük ölçüde benzerlik gösterdiği kaydediliyor.

Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER