ABD’nin İran Stratejisi: İsrail’in Öncü Saldırısı Tartışması

Politico'nun haberine göre Beyaz Saray, Amerikan kamuoyunun desteğini artırmak için İran'a İsrail'in ilk saldırısını planlıyor. ABD'nin bölgedeki askeri yığınağı sürerken, diplomatik çözüm arayışları da devam ediyor.

Olası bir ABD-İran çatışması durumunda Amerikan kamuoyunun desteğini artırmak amacıyla, Beyaz Saray'da "önce İsrail saldırsın, sonra biz müdahale edelim" şeklinde bir stratejinin değerlendirildiği iddia edildi. Politico dergisinin ortaya attığı iddialara göre, bazı Beyaz Saray yetkilileri, İsrail'in İran'a ilk saldırmasının siyasi açıdan daha avantajlı olacağına inanıyor. Bu stratejinin temelinde, Amerikan kamuoyunun savaşa karşı genel isteksizliği yatıyor. Anketler, Amerikalıların rejim değişikliğini desteklese de, ABD kayıpları konusunda temkinli olduğunu gösteriyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın kıdemli danışmanlarının, İsrail'in öncü bir saldırı gerçekleştirmesi durumunda İran'ın misilleme yapacağını ve bunun Amerikan kamuoyunun ABD operasyonuna olan desteğini artıracağını öngördüğü belirtiliyor. Bu yaklaşımla, müttefik bir ülkenin saldırıya uğraması senaryosu üzerinden savaşın Amerikan seçmenleri için daha kabul edilebilir hale getirilmesi hedefleniyor.

ABD, 2003 Irak işgalinden bu yana bölgedeki en büyük askeri yığınağını gerçekleştirerek iki uçak gemisini ve düzinelerce savaş uçağını bölgeye sevk etmişti. Ancak yetkililer, topyekün bir saldırının bölgedeki Amerikan üslerinin ve diğer varlıklarının hedef haline geleceği endişesini taşıyor. Ayrıca, ABD'nin Ortadoğu'da büyük bir operasyona girişmesi ve mühimmat stoklarının tükenmesinin Çin'e Tayvan konusunda bir fırsat verebileceği de dile getiriliyor.

DİPLOMASİ İŞE YARAYACAK MI?

ABD ve İran arasındaki gerginliğin diplomatik yollarla çözülme çabaları devam ederken, iki ülkenin heyetleri İsviçre'nin Cenevre kentinde buluşacak. Bu görüşmeler, diplomasi kanallarının açık tutulması açısından önem taşıyor. Ancak bazı uzmanlar, umutların azaldığını ve Washington'da temel sorunun "saldırının ne zaman ve nasıl yapılacağı" üzerine yoğunlaştığını belirtiyor. Özel elçi Steve Witkoff ve Jared Kushner'den oluşan müzakere ekibinin, üçüncü tur görüşmeler için Cenevre'de İranlılarla bir araya gelmesi bekleniyor.

Bununla birlikte, Trump'a yakın isimler arasında askeri operasyonun kaçınılmaz olduğu görüşünün ağır bastığı ifade ediliyor. Olası operasyonun kapsamı konusunda, başlangıçta sınırlı bir saldırıyla Tahran'ı anlaşmaya zorlamak ya da doğrudan İran dini lideri Ali Hamaney'i hedef alan "etkisiz hale getirme" saldırıları gibi çeşitli seçenekler masada bulunuyor. Hedef listesinde öncelikle nükleer tesisler ve balistik füze altyapısının yer alacağı belirtiliyor.

ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Mike Rogers, Trump yönetiminin İran'ın nükleer programını yeniden başlatma çabalarına dair net kanıtlar içeren gizli bir brifing verdiğini açıkladı. Rogers, bu kanıtların askeri müdahale vakasını güçlendirdiğini savunurken, Demokrat üyeler henüz bilgilendirilmediklerini dile getirdi. İran hükümeti ise nükleer programının barışçıl amaçlı olduğunu savunmaya devam etse de, ABD tarafı yüksek düzeyli uranyum zenginleştirme faaliyetleri nedeniyle bu açıklamalara şüpheyle yaklaşıyor. Beyaz Saray ise söz konusu stratejik tartışmalara dair spekülasyonlar hakkında yorum yapmaktan kaçınarak, kararın nihai olarak ABD Başkanı Trump'ta olduğunu vurguluyor.

Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER