ABD’nin İran Stratejisinde Yeni Hedef: Hark Adası

İran-İsrail geriliminin ortasında, ABD'nin Hark Adası'nı hedef alabileceği iddia edildi. The Telegraph'ın haberine göre, bu strateji İran'ı tek bir asker bile göndermeden zayıflatmayı amaçlıyor. Petrol ihracatının kalbi olan adanın kontrolü, İran'ın finansal kaynaklarını keserek uluslararası baskıyı

İran ile İsrail arasındaki gerilim sürerken, ABD'nin olası askeri operasyonlarına ilişkin yeni bir iddia gündeme geldi. The Telegraph gazetesinde yer alan habere göre, ABD Başkanı Trump yönetiminin İran'ı tek bir asker bile göndermeden zayıflatma stratejisinin merkezinde, ülkenin petrol ihracatının büyük bölümünün yapıldığı Hark Adası'nın yer aldığı öne sürüldü.

Habere göre, "Operation Epic Fury" (Destansı Öfke Operasyonu) olarak adlandırılan planın asıl amacının, İran'ın hayati önem taşıyan enerji altyapısını kontrol altına almak olduğu belirtiliyor. Bu stratejinin, İran'ın petrol gelirlerini keserek ülkenin güvenlik mekanizmalarını ve devlet işleyişini finanse etmesini zorlaştırması hedefleniyor. İran bütçesinin yaklaşık yüzde 40'ını oluşturan petrol gelirlerinin kesilmesi, Tahran yönetimi üzerinde ciddi bir baskı oluşturabilir.

Hark Adası, Basra Körfezi'nde stratejik bir konuma sahip ve ülkenin ana petrol ihracat terminalini barındırıyor. İran'ın yurt dışına sattığı ham petrolün yüzde 94'ünün bu adadan süper tankerlere yüklendiği ve büyük ölçüde Çin'e gönderildiği biliniyor. Ada, 1950'lerde Amerikan petrol şirketi Aramco tarafından inşa edilmiş ve 1980-1988 İran-Irak Savaşı'nda hasar görmesine rağmen yeniden faaliyete geçmişti.

İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi, küresel enerji piyasalarında önemli dalgalanmalara neden olurken, Hark Adası'nın kontrol altına alınması ABD'ye İran üzerinde uzun vadeli bir baskı unsuru sağlayabilir. Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü (RUSI) araştırmacılarından Petras Katinas, adanın ele geçirilmesinin İran'ın "petrol yaşam hattını keseceğini" ve rejim için hayati önem taşıdığını vurguluyor.

Bazı İsrailli siyasetçiler terminalin tamamen yok edilmesini savunsa da, uzmanlar bunun küresel enerji piyasalarında büyük bir krize yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Habere göre, terminalin yok edilmesi yerine kontrol altına alınması, Washington'a hem mevcut İran yönetimi hem de olası bir rejim değişikliği sonrası kurulacak hükümet üzerinde önemli bir koz sunabilir.

Askeri analistlere göre Hark Adası'nın savunması nispeten zayıf durumda. Adada eski nesil füze sistemleri ve kıyı savunma füzeleri bulunuyor. ABD yetkilileri ise İran donanmasının büyük ölçüde zayıflatıldığını ve operasyonun başlangıcından bu yana en az 30 İran gemisinin imha edildiğini belirtiyor. Siyasi risk danışmanı Ian Bremmer, adanın küçük ve izole yapısının ABD için avantajlı olduğunu, Amerikan destroyerlerinin açık denizde bir savunma hattı oluşturabileceğini ifade ediyor.

Hark Adası'nın kontrolünün Çin açısından da stratejik sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor. Çin, uluslararası yaptırımlara rağmen İran petrolünün önemli bir alıcısı konumunda. Kudüs İbrani Üniversitesi'nden uluslararası siyaset uzmanı Guy Laron, ABD'nin Basra Körfezi'ndeki enerji akışını kontrol etmesinin Pekin için "stratejik bir felaket" olabileceğini dile getiriyor. Uzmanlar, kısa vadede böyle bir operasyonun enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açabileceğini, ancak ABD'nin doğrudan bir rejim değişikliği operasyonu yerine Hark Adası'nı ele geçirmenin daha sınırlı ancak etkili bir strateji olabileceğini değerlendiriyor. Bu gelişmeler, Orta Doğu'daki tansiyonun artmaya devam ettiğini gösteriyor.

Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER