ABD’nin Ortadoğu’daki Askeri Yığınağı Uydu Görüntüleriyle Belgelendi: Yüzlerce Savaş Uçağı Bölgede

ABD, Ortadoğu'daki askeri gücünü son yılların en üst seviyesine çıkardı. İki uçak gemisi, en az 16 savaş gemisi ve 100'den fazla savaş uçağı bölgeye sevk edildi. Uydu görüntüleri, Ürdün'deki bir üste 50'den fazla uçağın varlığını doğruladı. Hava savunma sistemleri ve destek unsurları da bölgede konu

Amerika Birleşik Devletleri, Ortadoğu'daki askeri varlığını son yılların en kapsamlı seviyesine çıkardı. Son haftalarda bölgeye konuşlandırılan deniz ve hava unsurları, uydu görüntüleriyle de teyit edildi. Bu hareketlilik, 2023'te başlayan bölgesel çatışmaların ardından bölgedeki en yüksek askeri yoğunluğa işaret ediyor. ABD yönetimi, bölgedeki gücünü artırma yönünde attığı adımlarla dikkat çekiyor.

ABD'nin bölgedeki deniz gücünün temelini iki büyük uçak gemisi taarruz grubu oluşturuyor. Ocak ayından bu yana Umman ve Arap Denizi hattında görev yapan USS Abraham Lincoln, Tomahawk seyir füzeleriyle donatılmış üç güdümlü füze destroyeri ile birlikte bölgede konuşlu bulunuyor. Bu savaş gemileri aynı zamanda gelişmiş hava savunma sistemlerine sahip. Bu taarruz grubunun bölgeye yaklaşık 5 bin 700 ek personel getirdiği bildiriliyor.

İki hafta önce ise dünyanın en büyük uçak gemisi olarak bilinen USS Gerald R. Ford ve ona eşlik eden üç destroyer daha Ortadoğu'ya sevk edildi. Bu eklemeyle birlikte ABD Donanması'nın bölgedeki toplam gemi sayısı en az 16'ya ulaştı. USS Gerald R. Ford'un konuşlanmasıyla birlikte ABD'nin Ortadoğu'daki deniz envanteri, iki uçak gemisi, 13 kruvazör ve destroyer ile 3 küçük muharip gemiden oluşur hale geldi. Bu durum, 1998 yılındaki Irak'a yönelik "Operation Desert Fox" operasyonu sırasındaki deniz gücüyle kıyaslanabilecek bir seviyeye ulaşıldığını gösteriyor.

ABD Donanması'nın toplam 292 muharebe gemisi bulunuyor ve bunların 233'ü aktif savaş gemisi statüsünde yer alıyor. Ancak operasyonel olarak denizde görev yapan 49 geminin 20'si Ortadoğu ve çevresinde konuşlu durumda. Bu rakam, küresel yükümlülükleri olan bir donanma için dikkat çekici bir yoğunlaşmayı temsil ediyor ve operasyona hazır gemilerin yaklaşık yüzde 41'inin Orta Doğu'da görev yaptığını ortaya koyuyor.

Deniz gücündeki artışa paralel olarak hava unsurlarında da önemli bir yığınak gerçekleştirildi. Askeri gözlemciler tarafından yapılan analizlere göre, ABD ve Avrupa'daki üslerden Ortadoğu'ya 100'den fazla savaş uçağı sevk edildi. Bu uçaklar arasında F-35 ve F-22 gibi beşinci nesil hayalet savaş uçaklarının yanı sıra F-15 ve F-16'lar da bulunuyor. Özellikle 12 adet F-22 savaş uçağının İsrail'deki bir hava üssüne konuşlandırıldığı belirtiliyor.

Yığınağın hava ayağında kritik merkezlerden biri olarak öne çıkan Ürdün'ün doğusundaki Muwaffaq Salti Hava Üssü, uydu görüntüleriyle de doğrulandı. Planet Labs tarafından sağlanan görüntülerde bu üste 50'den fazla uçağın bulunduğu tespit edildi. Üssün hangarlarında daha fazla uçağın da konuşlu olabileceği değerlendiriliyor.

Savaş uçaklarının yanı sıra destek unsurlarında da yoğun bir hareketlilik yaşandı. 100'den fazla yakıt ikmal uçağı, 200'ün üzerinde kargo uçağı, E-3 erken uyarı ve komuta kontrol uçakları, MQ-9 Reaper tipi silahlı insansız hava araçları ve elektronik harp uçakları bölgeye sevk edildi veya Avrupa'daki üslerde ileri konuşlanmaya alındı. Erken uyarı uçaklarının varlığı, geniş çaplı hava operasyonlarının koordinasyonu açısından hayati önem taşıyor. Yakıt ikmal uçakları ise uzun menzilli görevlerin sürdürülebilirliğini sağlıyor.

Pentagon, bölgedeki ABD üslerini ve personelini İran'ın balistik füzelerine karşı korumak amacıyla ilave Patriot ve THAAD hava savunma sistemleri de gönderdi. Bu sistemler, kısa ve orta menzilli tehditlere karşı bir kalkan oluşturmayı amaçlıyor. Mevcut verilere göre Ortadoğu genelinde 30 bin ila 40 bin arasında ABD askeri personeli bulunuyor. Bu sayı, deniz konuşlu personel ve hava unsurları ile birlikte daha da artış gösteriyor.

Hint Okyanusu'ndaki Diego Garcia askeri üssüne ise özel operasyon, keşif ve yakıt ikmal uçakları konuşlandırıldı. Bu üs, uzun menzilli B-2 hayalet bombardıman uçaklarının ileri konuşlanma noktası olarak önem taşıyor. ABD'de konuşlu uzun menzilli bombardıman uçaklarının da normalden daha yüksek alarm seviyesinde tutulduğu bildiriliyor.

Bu mevcut askeri varlık, 2023'ten bu yana bölgedeki en yüksek deniz ve hava gücü yoğunluğunu temsil etse de, 1990'daki Körfez Savaşı veya 2003 Irak işgali öncesindeki kuvvet seviyelerinin altında kaldığı gözlemleniyor. Ancak artan askeri yığınak, bölgedeki gerilimin devam ettiğini ve ABD'nin stratejik konumunu güçlendirme çabasını gözler önüne seriyor.

Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER