Bahçeli’den Terörle Mücadelede Kararlılık Vurgusu: “Oyalanmaya Gerek Yok”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terörsüz Türkiye sürecinin doğru zamanda atılan doğru bir adım olduğunu belirtti. Meclis'e gelmesi beklenen yasal düzenlemeler için "Oyalanmaya gerek yoktur" diyen Bahçeli, CHP'yi gerçeklerden uzak olmakla eleştirdi. Ortadoğu'daki çatışmalara da değinen Bahçeli, kür
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin terörle mücadelesindeki kararlılığına ve bu süreçte atılması gereken adımlara dikkat çekti. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye doğru zamanda atılan doğru bir adımdır" diyerek, Meclis'e gelmesi beklenen yasal düzenlemelerle ilgili olarak "Oyalanmaya gerek yoktur" mesajını verdi.
Konuşmasında ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi'ni (CHP) eleştiren Bahçeli, partinin gerçeklerden uzaklaştığını ve sorunlara çözüm üretmek yerine popülist söylemlerle uğraştığını iddia etti. Bahçeli, CHP'li belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına da değinerek, "Bazı belediye başkanlarının çürümenin had safhasına ulaşmış olmalarını görmekten üzüntü duymaktayız" ifadelerini kullandı.
Orta Doğu'daki mevcut çatışmalara da değinen MHP lideri, küresel düzenin sarsıldığı bir dönemden geçildiğini belirtti. Bahçeli, ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Netanyahu'nun attığı adımları "telafisi zor bir hata" olarak nitelendirdi ve bu hataların ısrarla devam ettiğini söyledi. Uluslararası kuruluşları da işlevsizlikle suçlayan Bahçeli, İran'a yönelik saldırıların can kaybını artırdığını ve bölgeyi bir çıkmaza sürüklemek istediğini dile getirdi.
Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyleydi:
Küresel düzenin derin bir şekilde sarsıldığı bu dönemde kararlarımızı bu gerçeği göz önünde bulundurarak almak durumundayız. Tarihin kopuş anlarında en etkili güvenlik, milli birlik içerisinde ortak iradeye dayanan güvenliktir. Bu durum hepimizin sorumluluğudur.
Bugün tanık olduğumuz küresel istikrarsızlık, yaşanılan çatışmalar, eskinin tam olarak öldüğünün yeninin ise henüz doğmamış olduğunun göstergesidir. Bu da kriz durumudur. Dünya düzeni içerisinde İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurumsallaştığını düşündüğümüz küresel örgütler işlevselliğini yitirmiştir.
Dünyada değerler sistemi çöktü. Trump ve Netanyahu telafisi zor bir hata yaptı. İbretlik bir biçimde bu hatalarına ısrarla devam ediyorlar.
Yeni dünya düzeni bir kaos olarak karşımızda. Bugünkü dünya durumu deyim yerindeyse bir fetret devrini andırmakta. Gerilimler ve sıcak çatışmalar her geçen gün derinleşmektedir. ABD-İsrail-İran savaşı karşılıklı saldırılarla devam etmekte, insan onur ve şerefini askıya alan saldırıların süreceği de görülmektedir.
İran'a yönelik saldırılar hem can kaybını artırmakta hem de altyapının tahribatını büyütmekte. İran bir çıkmaza sürüklenmek istenmektedir. İran halkının mukavemeti, kararlılığı ve toplumsal refleksi ile dünya kamuoyunun dikkatini üzerine çekmiştir. Savaş, uluslararası örgütlerin barış için arabuluculuk yapmaktan aciz olduklarını göstermektedir.
CHP, siyaset yerine laf üretmekte, sorunların çözümüne katkı sunmak yerine çıkarcı bir tutumla hareket etmektedir. Gerçekle arasına mesafe koymuş olan bu anlayış, köklerle değil yapraklarla uğraşmakta. Ülke, bölge ve dünya gündemini basit çıkarları doğrultusunda değerlendirmekte ve gerçekliklerden kopmuş görüntü vermektedir.
Bazı belediye başkanlarının çürümenin had safhasına ulaşmış olmalarını görmekten üzüntü duymaktayız. Asıl olan çare üretmek ve sorumluluk almaktır ki, MHP olarak bizim ortaya koyduğumuz yaklaşım da budur. Sadece tehditleri sıralamak için politikacı gömleği giymeye gerek yoktur.
Biz görülenin ötesine bakar, perde arkasındakileri okumaya çalışırız. Dünya dengelerin hızla değiştiği ve yeni bir küresel yapılanmanın sancılarının yaşandığı bir mücadele alanıdır. Bizim için esas olan milletin birliği, devletin bekasıdır. Altı özellikle çizilmelidir ki, MHP gelişmeleri yalnızca izleyen bir siyasi yapı değildir. Gerektiğinde yön veren, uyaran, milli duruşu en net şekilde ortaya koyan bir iradenin adıdır.
Türkiye'nin önünü görecek sağlam bir vizyona her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu hiçbir zaman unutmamalıyız. Etrafımızdaki çatışmalar ne kadar diri, dinamik, tecrübeye dayalı akılla hareket etmemiz gerektiğini göstermektedir. Bu coğrafyada, Türkiye sahip olduğu istikrarla bölgede diğer aktörlerle ayrışan bir konumdadır. Sahada güç yöneten bir Türkiye'nin diplomasi masasında da etkili bir aktör olarak öne çıkması kaçınılmaz olmuştur.
Hayatın her alanının enerji ile şekillendiği gerçeği göz ardı edilemez. Küresel enerji sistemi ciddi bir risk altındadır. Artık mesele sadece enerjiye ulaşmak değil, asıl mesele enerjiyi mümkün kılan yapının tehdit altında olmasıdır. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler küresel enerji düzeninin ne denli hassas haline geldiğini ortaya koymuştur.
Türkiye'nin savunma sanayiinde kaydettiği yükseliş, Türkiye'ye sadece sahada caydırıcılık kazandırmamış, daha bağımsız, daha dirençli ve daha etkili bir aktör olma kabiliyetini de kazandırmıştır. Bu alana emek veren ve vizyon ortaya koyan öncü isimler der daim rahmetle anılmalıdır. Savunma sanayii, Türkiye'nin bağımsızlık iradesinin milli güvenlik vizyonunun en güçlü tezahürü haline gelmiştir.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER