Bankalarda Faiz Yarışı Başladı: Mevduat Getirileri Zirveye Tırmandı
Küresel gelişmeler ve merkez bankası politikaları, Türkiye'de mevduat faizlerini yükseltti. Şubat sonundaki %40 altı seviyelerden %47'ye çıkan oranlarla bankalar yarışıyor. Uzmanlar, kısa vadede faizlerin yüksek kalmaya devam edeceğini belirtiyor.
Küresel piyasalardaki belirsizlikler ve merkez bankalarının politikaları, yurt içindeki mevduat faizlerinde önemli bir yükselişe neden oldu. Şubat ayının sonlarında %40 seviyelerinin altına gerileyen mevduat faizleri, mart ayından itibaren yeniden tırmanışa geçerek pek çok bankada %45 seviyelerine ulaştı. Hatta bazı bankalar, özellikle yeni müşterilere yönelik kampanyalarda %47'ye varan oranlar sunmaya başladı.
Bu ani faiz artışının temel nedenleri arasında, İsrail, ABD ve İran arasındaki gerilimin tırmanmasıyla birlikte petrol fiyatlarındaki artış ve küresel enflasyon endişelerinin yükselmesi gösteriliyor. Bu durum, ABD Merkez Bankası'nın faiz indirimi beklentilerini öteleyerek sıkılaşmacı para politikası izlemesine yol açtı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da politika faizini sabit tutarken, sıkı duruşunu koruması bankaları mevduat faizlerini yükseltmeye teşvik etti.
Yeminli Mali Müşavir Ahmet Kurtuluş, milliyet.com.tr'ye yaptığı değerlendirmede, son bir aydaki faiz hareketlerinin oldukça rasyonel olduğunu belirtti. Kurtuluş, "Şubat ayında faiz indirimi beklentisi fiyatlanıyordu, bu yüzden mevduat faizleri %40'ın altına kadar geriledi. Ancak İran-ABD-İsrail savaşıyla birlikte jeopolitik risklerin artması ve savaş sonrası petrol fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon beklentilerini tekrar yukarı çekti. Bu da merkez bankalarının 'bekle-gör' moduna geçmesine neden oldu. Türkiye'de de TCMB'nin faizi sabit tutması ama sıkı duruşu koruması, bankaların yeniden yüksek faiz vermesine yol açtı. Kısaca özetlemek gerekirse piyasa yön değiştirdi ve mevduat faizleri buna çok hızlı tepki verdi" dedi.
Önümüzdeki süreçte faizlerin daha da yükselip yükselmeyeceği sorusuna ise Kurtuluş, "Kısa vadede yukarı yönlü hareketin devam etme ihtimali var. Çünkü enflasyon beklentileri hâlâ yüksek. Küresel faiz indirimi süreci ötelenmiş durumda. Jeopolitik riskler (özellikle enerji fiyatları tarafında) devam ediyor. Ancak %50 ve üzeri seviyeler için şunu net söylemek lazım: Bu seviyeler ancak ya enflasyonda yeni bir bozulma ya da TL'ye talebin zayıflaması durumunda görülür. Mevcut senaryoda: %45–%48 bandı daha 'denge' seviyeleri, %50 üzeri ise 'stres senaryosu' olur" yanıtını verdi.
Mevduatın güncel durumda en mantıklı yatırım aracı olup olmadığı konusuna da değinen Kurtuluş, özellikle riskten kaçınan yatırımcılar için mevduatın yeniden güçlü bir alternatif haline geldiğini vurguladı. Altındaki son düşüşlerin nedenlerini faizlerin yükselmesi, doların güçlü kalması ve güvenli liman talebinin geçici olarak zayıflaması olarak sıralayan Kurtuluş, "Bu ortamda mevduat öngörülebilir getiri, altın dalgalı ve beklentiye bağlı getiri olarak değerlendirildiğinden şu an için kısa vadede mevduat, risk-getiri dengesi açısından daha rasyonel duruyor. Ama orta-uzun vadede altın tamamen devre dışı kalmış değil. Özellikle jeopolitik riskler devam ederse daha açık ifadeyle halihazırdaki İran-ABD-İsrail savaşı devam ettiği sürece yeniden yukarı hareket görebiliriz" diye ekledi.
Güncel faiz oranlarıyla 1 milyon TL'si olan bir yatırımcının elde edebileceği kazanca da değinen Kurtuluş, "Şu anda mevduat faizleri yüzde 42-45 bandında gözüküyor. Bu da 32 gün vadede 27.050 TL ile 29.759 TL arasında net getiri anlamına geliyor" bilgisini paylaştı.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER