Barguzu’da Bekleyiş Sürüyor: Depremzedeler Üçüncü Yıllarında Hala Belirsizlik İçinde
Malatya'nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Barguzu'da yaşayan depremzedeler, 6 Şubat depremleri sonrası rezerv alan uygulaması nedeniyle üç yıldır süren belirsizlikle karşı karşıya. Henüz somut bir adım atılmayan bölgede, yıkılan evlerin yerinde molozlar ve boş arsalar bulunuyor. Hak sahipleri, kuraya bil
Malatya'nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Barguzu bölgesinde yaşayanlar, 6 Şubat depremlerinin ardından ilan edilen rezerv alan uygulaması nedeniyle üç yıldır süren belirsizlikle mücadele ediyor. Yıkılan evlerin enkazlarının durduğu, boş arsaların ve yarım kalmış duvarların hakim olduğu bölgede henüz somut bir adım atılmadı. Hak sahipleri, ne yeni konutlara erişebildi ne de net bir takvim bilgisi alabildi. Bölge sakinlerinden Abdulaziz Altınöz, dört yıldır süren mağduriyetlerini dile getirerek, "Rezerv alan kararı sonrası herkes mağdur durumda. Belirli bir alanı rezerv alan ilan ettiler. Dört yıldır herkes mağdur. Rezerv alandan çıkarılması için 87 imza toplayıp Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne verdik ancak herhangi bir sonuç alamadık. Şu anda belirsizlik içinde bekliyoruz. En az 14 kez Çevre ve Şehircilik'e, 20-30 kez de belediyeye gittim fakat kimse doğru düzgün bilgi vermedi. Kuraya da dahil edilmedik. En azından kuraya alınsak, bize de bir ev çıksa gidip evimizde otursak" şeklinde konuştu.
Altınöz, Ardıçtepe bölgesi için de Ankara'ya kadar dilekçe verdiğini ancak herhangi bir ilerleme göremediğini belirtti. "Ardıçtepe için de başvuru yaptım. Ancak hiçbir gelişme yok, hiçbir bilgi verilmiyor. 'İhale aşamasında' deniliyor ama başka bir açıklama yapılmıyor. Muhtarımızı arıyoruz, telefonlara cevap veren de yok. Mağduriyetimizin neden giderilmediğini anlamıyoruz. Aşağı tarafta 7 katlı binalar yapılırken burası da ada haline getirilip binalar yapılabilir ve herkesin hakkı verilebilir. Ardıçtepe bize sadece 2 kilometre uzaklıkta. Malatya'daki bazı rezerv alanlardaki kişilere Elazığ depremi sonrası yapılan konutlardan yer verildi. Biz ise burada büyük mağduriyet yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.
Bölgede yaşayan Mehmet Ünlü ise yıllardır zorlu şartlarda yaşamaya çalıştıklarını vurgulayarak, "Üç dört yıldır bu soğukta yaşamaya çalışıyoruz. Elektrik ve su parasını ödüyoruz ama başka hiçbir imkanımız yok. Kendi yerimizde evimizi yapalım dedik, ona da izin verilmedi. Bahçemiz burada, 400 metrekare" dedi.
Hatice Ünlü de yaşadıkları zorlukları anlatırken, yıllardır dışarıda yaşam mücadelesi verdiklerini ve gittikleri birçok yerden geri çevrildiklerini söyledi. "Gittiğimiz birçok kapıdan geri çevrildik, adeta dilenci muamelesi gördük. Buraya 40 bin lira harcayıp tuvalet ve banyo yaptım. Çocuğumun evi yıkıldı, klozetini getirdim. İstanbul'dan bana ikinci el bir çamaşır makinesi geldi, o da bozuldu; sonra bir tane daha verdiler. Dört yıldır büyük bir rezillik içinde yaşıyoruz. Dışarıdayız, soğukta kalıyoruz. Artık soğuğa alıştık; soğuk adeta bizim kardeşimiz oldu" diye konuştu.
Depremin fiziksel yıkımının yanı sıra, sonrasındaki belirsizliğin de Barguzu halkı için ağır bir yük oluşturduğu belirtiliyor. Günlerin haftalara, haftaların aylara ve ayların da yıllara dönüştüğü bu süreçte, vatandaşlar artık yerleşik hayata dönerek evlerinde güvenle yaşamak istiyor. Ancak, rezerv alan statüsü nedeniyle herhangi bir inşaat çalışmasının başlamaması ve hak sahiplerine net bir yol haritası sunulmaması, beklentileri ve umutları giderek azaltıyor. Bölgedeki durum, deprem sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde karşılaşılan zorlukların ve bürokratik engellerin bir örneğini gözler önüne seriyor.
Fotoğraf: ER TV