Bölgesel Gerilim Dubai’yi Vurdu: Ünlüler ve Profesyoneller Kentten Ayrılıyor

İran'ın bölgedeki saldırıları ve misillemeleri sonrası Dubai'de güvenlik endişeleri tırmandı. Ünlüler, influencerlar ve profesyoneller kenti terk ederken, "güvenli liman" imajı sarsıldı. Havalimanı ve oteller saldırılardan etkilenirken, yetkililer bilgi akışını sıkı kontrol altına alıyor.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın bölgedeki ABD müttefiklerine karşı misilleme eylemleri, Dubai'de ciddi güvenlik endişelerine yol açtı. Bu durum, kentte yaşayan binlerce yabancı ünlü, influencer ve beyaz yaka çalışanın Dubai'yi terk etmesine neden oldu. Vergi avantajları nedeniyle dünyanın dört bir yanından insanları kendine çeken Dubai'nin "güvenli liman" imajı büyük bir darbe aldı. İran'ın fırlattığı füzelerin önemli bir bölümünün hedefi olan Dubai'de, 11 Mart'ta meydana gelen üç büyük patlama uluslararası havalimanında hasara yol açtı. Ünlü isimlerin de aralarında bulunduğu on binlerce yabancı sakin ve turist bölgeden ayrılmaya çalışırken, kalanlar hem olası fiziksel saldırıların hem de "panik yayma" gerekçesiyle uygulanan ağır hapis cezalarının gölgesinde yaşam mücadelesi veriyor. İran'ın son iki haftada bölgeye gönderdiği bin 700 merminin büyük çoğunluğu hava savunma sistemleri tarafından imha edilmiş olsa da, bazı füzeler şehrin sembol yapılarını hedef aldı. Palm Jumeirah'daki dünyaca ünlü Fairmont Otel'in saldırıların hedefi olması ve Dubai Uluslararası Havalimanı'ndaki bir terminale isabet eden iki drone'un dört kişinin yaralanmasına ve uçuşların geçici olarak iptal edilmesine neden olması dikkat çekti. Standard Chartered ve Citi gibi büyük Batılı bankaların çalışanları, İran'ın finans merkezlerini hedef alabileceği yönündeki tehditler üzerine ofislerini boşalttı.

Nüfusunun büyük çoğunluğunu yabancıların oluşturduğu ve ekonomisini büyük ölçüde petrol dışı gelirlerden elde eden Dubai'de, "vergisiz yaşam rüyası" sona eriyor. Bir İngiliz okulunda görev yapan 100'den fazla öğretmenin travma yaşadığı ve birçoğunun geri dönmemek üzere ülkeyi terk ettiği bildirildi. Saldırılarda taksisinin zarar görenlerden, sosyal medya fenomenliği yapmak için kente gelenlere kadar geniş bir kesimden "Dubai bitti" yorumları yükseliyor. Şehir genelinde vatandaşlara sürekli olarak "pencerelerden uzak durun" uyarıları gönderilirken, saldırılarda şimdiye kadar dört kişinin hayatını kaybettiği kaydedildi. Birleşik Arap Emirlikleri yetkilileri, saldırılara ek olarak bilgi akışını kontrol altında tutmak amacıyla sıkı yasal tedbirler uygulamaya koydu. Füze ve patlama görüntülerini paylaşan 21 kişi, "halk arasında panik yaratmak" ve "resmi duyurularla çelişen dezenformasyon yaymak" suçlamalarıyla yargı önüne çıkarıldı. Saldırı anını kaydeden bir İngiliz vatandaşının da bulunduğu şüpheliler, iki yıla kadar hapis ve yaklaşık 1.8 milyon TL para cezasıyla karşı karşıya kaldı. Dubai Medya Ofisi ise havalimanındaki duman görüntülerinin "eski yangın kayıtları" olduğunu öne sürerek hasarı reddetme eğiliminde.

Kentte faaliyet göstermek için lisans almak zorunda olan sosyal medya fenomenleri, hükümet yanlısı paylaşımlar yaparak tepki topluyor. Luisa Zissman ve Petra Ecclestone gibi isimler Dubai'nin "dünyanın en güvenli yeri" olduğunu savunurken, birçok influencer'ın "Bizi kimin koruduğunu biliyorum" diyerek Şeyh Muhammed bin Raşid El Mektum'un fotoğraflarını aynı metinlerle paylaşması, "ücretli propaganda" iddialarını gündeme getirdi. Bu kişilerin birçoğunun BAE hükümetini öven mesajlar paylaştıktan kısa süre sonra İngiltere'ye dönmesi dikkatlerden kaçmadı. İçerik üreticileri, füzelerden ziyade "yanlış içerik paylaştığı için hapse girme korkusuyla" yaşadıklarını itiraf ediyor. Bu durum, kentteki sosyal ve ekonomik atmosferde belirgin bir değişim sinyali veriyor.

Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER