Cenevre’de ABD-İran Görüşmeleri: Yeni Çözümler Masada

Cenevre'de başlayan ABD-İran görüşmelerinde, nükleer anlaşmazlık ve bölgesel gerilimler ele alınıyor. Umman arabuluculuğunda süren müzakerelerde taraflar yeni çözümlere açık olduğunu belirtirken, yaptırımların kaldırılması ve balistik füzeler konularında görüş ayrılıkları devam ediyor.

İsviçre'nin Cenevre kentinde, ABD ve İran temsilcileri arasındaki kritik görüşmeler başladı. Nükleer anlaşmazlık ve bölgedeki askeri gerilimlerin gölgesinde gerçekleşen dolaylı müzakerelerde, Umman'ın arabuluculuğu önemli bir rol oynuyor. ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner'ın katıldığı heyette, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de yer alıyor. Görüşmelerde mesaj iletimini Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi üstleniyor.

ABD Başkanı Trump'ın nükleer silah elde edilmesini engellemek amacıyla askeri güç kullanımını göz ardı etmediği ve bölgeye son yılların en büyük askeri sevkiyatını gerçekleştirdiği bir dönemde yapılan bu müzakereler, uzun süredir devam eden nükleer çıkmazına çözüm bulmayı amaçlıyor. Trump'ın 19 Şubat'ta yaptığı "10-15 gün içinde anlaşma sağlanmalı" uyarısının ardından yoğunlaşan diplomatik çabalara, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi’nin de katılması bekleniyor.

Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, görüşmelerin üçüncü turunda çalışmaların titizlikle sürdüğünü ve müzakerecilerin yeni, yaratıcı fikir ve çözümlere açık olduğunu belirtti. Bakan Busaidi, İran tarafının görüş ve önerilerinin yanı sıra ABD heyetinin Tahran'ın nükleer programının temel unsurları hakkındaki soru ve yanıtlarının teknik ve denetim boyutlarıyla ele alındığını kaydetti. Yapıcı bir atmosferde ilerleyen görüşmelerin, sürdürülebilir güvencelerle adil bir anlaşmaya varılmasını desteklediğini vurgulayan Busaidi, benzeri görülmemiş bir şekilde yeni çözüm yollarına açık olunduğunu aktardı.

Tahran yönetimi, yaptırımların kaldırılması ve uranyum zenginleştirme hakkının tanınması karşılığında yeni tavizler sunmaya hazır olduğunu belirtirken, Washington ise nükleer programın yanı sıra balistik füze altyapısını da bölge istikrarı için acil bir sorun olarak görüyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın nükleer silah geliştirmeyecekleri taahhüdüne rağmen, ABD, İran'daki uranyum zenginleştirme faaliyetlerini nükleer silaha giden bir yol olarak değerlendiriyor. Taraflar arasındaki temel görüş ayrılıkları, yaptırım muafiyetlerinin kapsamı ve uygulama zamanlaması konularında yoğunlaşıyor.

Askeri gerilimlerin hakim olduğu bu süreç, küresel enerji piyasalarında da etkisini gösteriyor. Suudi Arabistan, olası bir çatışma durumunda petrol sevkiyatının aksama ihtimaline karşı üretim artırma planlarını devreye sokarken, yatırımcılar diplomatik çözümün petrol arzındaki olası kesintileri engelleyip engelleyemeyeceğini yakından takip ediyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, balistik füzelerin doğrudan ABD'yi hedef almak üzere tasarlandığını ve nükleer konuda ilerleme sağlanmadan diğer güvenlik başlıklarında ilerleme kaydedilmesinin zor olacağını belirterek baskının süreceği mesajını verdi.

Bu kritik görüşmelerin başladığı saatlerde, ABD'nin Doğu Akdeniz'e gönderdiği USS Gerald R. Ford uçak gemisinin Girit'ten ayrıldığı bildirildi. Geminin yeni rotası hakkında net bir bilgi bulunmazken, diğer bir ABD uçak gemisi olan USS Abraham Lincoln'ün Hint Okyanusu'nda konuşlu olduğu bilgisi paylaşıldı.

Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER