Doğu Akdeniz’de Güç Gösterisi: Fransa Uçak Gemisi Charles de Gaulle ve İngiliz Destroyer HMS Dragon Sahada
ABD-İran geriliminin artmasıyla Fransa, Charles de Gaulle uçak gemisini; İngiltere ise HMS Dragon destroyerini Doğu Akdeniz'e gönderdi. Nükleer güçle çalışan Charles de Gaulle, gelişmiş fırlatma sistemleri ve uzun menziliyle öne çıkarken, HMS Dragon hava savunma yetenekleriyle dikkat çekiyor.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonlarının ardından Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilim, Avrupa ülkelerini de harekete geçirdi. Fransa, Doğu Akdeniz'e stratejik öneme sahip uçak gemisi Charles de Gaulle'ü gönderirken, İngiltere de bölgeye hava savunma kabiliyeti yüksek destroyer HMS Dragon'u konuşlandırdı. Bu iki savaş gemisinin teknik ve operasyonel özellikleri, bölgedeki güç dengeleri açısından önem taşıyor.
Fransa'nın gururu, nükleer güçle çalışan tek uçak gemisi Charles de Gaulle, yaklaşık 1.900 personeli barındırıyor. 2001 yılında hizmete giren gemi, 42.500 tonluk deplasmanı ve 261 metre uzunluğuyla dikkat çekiyor. ABD'nin devasa uçak gemilerine kıyasla daha kompakt bir yapıya sahip olan Charles de Gaulle, yaklaşık 30-40 adet Rafale ve Hawkeye tipi savaş uçağını taşıyabiliyor. Geminin en dikkat çekici özelliklerinden biri, ABD gemilerindeki buharlı sistemlerin aksine, uçakların kalkış hızını ve sıklığını artıran elektromanyetik fırlatma sistemine sahip olması. Erzak ikmali olmadan 45 gün boyunca kendi kendine yetebilen bu amiral gemisi, saatte 50 km hıza ulaşabiliyor. Geçmişte radyasyon sızıntısı, pervane arızası ve elektrik sistemi sorunları gibi birtakım teknik aksaklıklar yaşasa da, Afganistan Savaşı, NATO'nun Libya müdahalesi ve DAEŞ'e karşı operasyonlar gibi önemli görevlerde başarıyla yer aldı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un talimatıyla Orta Doğu'ya gönderilen Charles de Gaulle, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi ve güvenlik sağlanması amacıyla görev yapacak. Macron ayrıca, bölgeye bir fırkateyn, ilave hava savunma unsurları, Rafale savaş uçakları, gelişmiş hava savunma sistemleri ve havadan erken uyarı radarlarının da konuşlandırıldığını duyurdu.
Birleşik Krallık ise Güney Kıbrıs'taki Ağrotur Hava Üssü'ne yönelik drone saldırıları üzerine HMS Dragon isimli hava savunma destroyerini Doğu Akdeniz'e sevk etti. 2012 yılında göreve başlayan 152 metre uzunluğundaki HMS Dragon, tek seferde 13 bin kilometre menzile sahip ve saatte maksimum 56 km hıza ulaşabiliyor. Gemi, geniş bir yelpazede hava savunma sistemleri ve sensörlerle donatılmış durumda. Slyver, Aster füzeleri ve Sea Captor yerden havaya savunma füzeleri gibi gelişmiş hava savunma yeteneklerine sahip olan HMS Dragon, ayrıca diğer gemilere karşı Harpoon füzeleri taşıyordu. 2023 yılında bu füzelerin yerini Norveç üretimi Deniz Saldırı Füzeleri aldı. Destroyer, iki adet Wildcat askeri helikopterinin iniş ve kalkışına da olanak tanıyor. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Ağrotur Hava Üssü'ne destek amacıyla HMS Dragon'un bölgeye gönderildiğini belirtirken, ABD ve İsrail'in İran operasyonuna katılmama nedenlerini açıkladı. Starmer, hükümetinin yalnızca hava harekatının yeterli olmayacağına inandığını ve kara harekatı olmadan sonuç alınamayacağını düşündüğünü ifade etti. Bu kararın ABD Başkanı Donald Trump tarafından hayal kırıklığıyla karşılandığı bildirilmişti. HMS Dragon, daha önce Basra Körfezi'nde Amerikan USS Nimitz uçak gemisinin ana üs gemisi olarak görev yapmış ve bölgede uzun süreli operasyonlar yürütmüştü.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER