Dünya Havacılık Tarihinin İlk Siyahi Pilotu: Ahmet Ali Çelikten’in Destansı Yaşamı

1883 yılında İzmir’de dünyaya gelen ve Osmanlı donanmasından Türk Hava Kuvvetleri’ne uzanan kariyeriyle dünya havacılık tarihine adını altın harflerle yazdıran Ahmet Ali Çelikten’in bilinmeyen hikayesi, azim ve vatan sevgisiyle dolu bir başarı öyküsünü gözler önüne seriyor.

Denizcilikten Havacılığa Uzanan Bir Kariyer

Nijerya asıllı bir ailenin ferdi olarak 1883 yılında İzmir’de dünyaya gelen Ahmet Ali Çelikten, gençlik yıllarında deniz subayı olma hayalleriyle 1904 yılında Haddehane Mektebi’ne giriş yaptı. 1908 yılında mülazım-ı evvel rütbesiyle mezuniyetini tamamlayarak Osmanlı donanmasında görev almaya başlayan Çelikten, havacılığa olan özel ilgisi ve üstün yeteneği sayesinde 1914 yılında Yeşilköy’de kurulan Deniz Tayyare Mektebi’ne seçildi. 1916 yılında başarıyla tamamladığı eğitiminin ardından askeri pilot unvanını kazanan Çelikten, dünya havacılık tarihinin kayıtlara geçen ilk siyahi pilotu olma unvanını elde etti. Birinci Dünya Savaşı süresince Çanakkale, Konya ve İstanbul hatlarında kritik görevler üstlenen Çelikten, teknik bilgisini geliştirmek amacıyla 1917 yılında devlet tarafından Almanya’ya gönderildi.

Milli Mücadele’nin Gökyüzündeki Kahramanı

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Anadolu’da başlayan bağımsızlık ateşine kayıtsız kalmayan Çelikten, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Milli Mücadele’ye gönüllü olarak katıldı. Amasya’dan havalanan uçağıyla Ankara’daki Anadolu Hareketi’ne destek veren Çelikten, Konya Askeri Hava Üssü’nde vatan savunması için ter döktü. Cumhuriyetin ilanıyla birlikte 1924 yılında İzmir Hava Okulu’na uçuş öğretmeni olarak atanan kahraman pilot, 1928 yılında Hava Müsteşarlığı görevine getirildi. Türk Kurtuluş Savaşı’ndaki üstün cesareti ve gayretleri nedeniyle İstiklal Madalyası ile onurlandırılan Çelikten, 1948 yılında albay rütbesiyle emekliye ayrıldı. 24 Haziran 1969 tarihinde İzmir’de hayata gözlerini yuman bu değerli asker, geride unutulmaz bir miras bıraktı.

Bir Yunan Uçağı ve Aşkın Zaferi

Ahmet Ali Çelikten’in 91 yaşındaki oğlu emekli hava astsubayı Yılmaz Çelikten, babasının disiplinli kişiliğini ve vatanına olan derin bağlılığını şu sözlerle anlatıyor: Babam, görev yaptığı her yerde mütevazı kişiliğiyle tanınan, şöhretten uzak duran bir askerdi. Annem Hatice Hanım ile evlenmek istediğinde, o dönemin subaylık rütbe kuralları gereği önünde engeller vardı. Ancak babam, İzmir semalarında taciz uçuşu yapan bir Yunan tayyaresini düşürünce halkın büyük sevgisini kazandı. Halkın desteği ve gösterdiği kahramanlık sayesinde rütbe engeli aşıldı ve annemle evlenmesi mümkün oldu. Babamızın adının İzmir’de yaşatılmasını, anısının gelecek nesillere aktarılmasını yürekten arzu ediyoruz.

Dünya Tarihinde Bir Sembol

Çelikten’in hayatı üzerine akademik çalışmalar yürüten Doç. Dr. Halim Gençoğlu, onun askeri tarihteki yerinin oldukça özgün olduğunu vurguluyor. Gençoğlu, Ahmet Ali Çelikten’in varlığının, Türk milletinin ırkçılıktan ne kadar uzak olduğunun en somut kanıtı olduğunu ifade ediyor. Güney Afrika’daki üniversitelerde sömürgecilik tarihi derslerinde Çelikten’in hikayesinin bir örnek teşkil ettiğini belirten Gençoğlu, onun sadece Türkiye’de değil, uluslararası diplomatik platformlarda da anlatılması gerektiğini savunuyor. İzmir’de bir büstünün dikilmesinin ve isminin yaşatılmasının bir vefa borcu olduğunu belirten uzmanlar, bu eşsiz pilotun dünya havacılık tarihine kazandırdığı değerin her platformda vurgulanması gerektiğini dile getiriyor. Torunu Anda Ülkü Çelikten ise dedesinin kahramanlıklarının herkes tarafından bilinmesi gerektiğini ve onun anısını yaşatmak için her türlü girişimi destekleyeceklerini ifade ederek, bu büyük askerin mirasına sahip çıkmanın önemini bir kez daha hatırlatıyor. Çelikten, gökyüzündeki cesaretiyle hem bir döneme damga vurdu hem de Türk havacılık tarihinin en özel isimlerinden biri olarak hafızalara kazındı. Onun hikayesi, azmin ve vatan sevgisinin her türlü engeli aşabileceğinin en büyük kanıtı olmaya devam ediyor.

Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER