Epstein Soruşturmasında Milyonlarca Sayfalık Fişte Gözden Kaybolan Kritik Beyanlar: Trump’a İlişkin Suçlamalar Muamma
Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin kamuoyuna açılan milyonlarca sayfalık belgede, yüzlerce FBI tanık görüşme kaydının 90'dan fazlasının eksik olduğu öne sürüldü. Bu kayıp kayıtlar arasında, eski ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik cinsel taciz suçlamasında bulunan bir kadının ifadeleri de bulunuy
Çocuk istismarcısı finansör Jeffrey Epstein hakkında kamuoyuna açıklanan milyonlarca sayfalık evrak arasında, Federal Soruşturma Bürosu (FBI) tarafından kaydedilmiş yüzlerce tanık görüşmesi tutanağından önemli bir kısmının yer almadığı ortaya atıldı. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 325 adet FBI tanık görüşme raporunun 90'dan fazlasının, yani toplam listenin dörtte birinden fazlasının erişilebilir belgeler arasında bulunmadığı belirtiliyor. Bu kayıp kayıtlar arasında, eski ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik cinsel taciz suçlamasında bulunan bir kadının verdiği beyanlara ait üç ayrı görüşme metni de yer alıyor.
Amerika Birleşik Devletleri'nde sübyancı iş insanı Jeffrey Epstein'ın faaliyetlerine yönelik yürütülen kapsamlı tahkikata ilişkin olarak halka sunulan bu devasa veri kümesinde, çok sayıda FBI belgesinin eksik olduğu iddia ediliyor. CNN'in gerçekleştirdiği detaylı incelemeye göre, soruşturma sürecinde toplanan yaklaşık 325 FBI tanık görüşme dökümanından 90'dan fazlasının, yani listenin dörtte birinden fazlasının mevcut evraklar içinde yer almadığı tespit edildi. Eksik olduğu ifade edilen bu önemli kayıtlar arasında, Epstein tarafından yaklaşık 13 yaşından itibaren defalarca istismara uğradığını dile getiren ve aynı zamanda ABD'nin eski lideri Donald Trump'ı cinsel saldırı ile itham eden bir kadına ait üç farklı görüşme tutanağının da bulunduğu bildirildi. Bu durum, kamuoyunda büyük bir şaşkınlık ve soru işaretleri yaratırken, adaletin tecellisi noktasında endişeleri artırıyor.
ADALET BAKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMA: HİÇBİR BELGE SİLİNMEDİ
Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı sözcüsü, Epstein soruşturmasıyla ilgili herhangi bir belgenin sistemden kaldırıldığını kesin bir dille reddetti. Sözcü, tüm işlemlerin yasalara uygun bir biçimde yürütüldüğünü ve hiçbir kayıt üzerinde kasıtlı bir silme işleminin yapılmadığını savundu. Bakanlık yetkilileri, bazı belgelerin seri numaralarının güvenlik veya gizlilik gerekçeleriyle karartılmış olabileceğini ya da söz konusu evrakların dosyanın farklı bölümlerinde konumlandırılmış olabileceğini ifade etti. Bu açıklamalar, kayıp olduğu öne sürülen belgelerin akıbetine dair net bir yanıt sunmaktan uzak kalırken, kamuoyundaki şüpheleri tamamen gidermekte yetersiz kaldı.
MAĞDURLAR KENDİ BEYANLARINA ULAŞAMADI
Epstein mağdurlarından bazıları, son haftalarda Adalet Bakanlığı'nın resmi internet sitesi üzerinden kendi FBI ifadelerini bulmaya çalıştıklarını ancak hiçbir kayda erişemediklerini dile getirdi. Epstein tarafından 22 yaşındayken istismara uğradığını ifade eden Jess Michaels, "Hepimiz kendi mağdur beyanlarımızı arıyoruz," şeklinde konuştu. Michaels, ağır bir biçimde karartılmış ya da tamamen eksik olan görüşme raporlarının, "Adalet Bakanlığı'nın ülke genelini yanıltma çabası içinde olduğu" izlenimini uyandırdığını ileri sürerek, bu durumun adalete olan inancı zedelediğini belirtti. Mağdurların kendi tanıklıklarına ulaşamaması, sürecin şeffaflığına dair ciddi soruları beraberinde getiriyor.
KRİTİK "302 BELGELERİ"NİN ÖNEMİ
Yayınlanan 3 milyondan fazla sayfalık doküman arasında, savcıların Epstein'ın iş ortağı Ghislaine Maxwell'in 2021'deki seks ticareti davası öncesinde savunma avukatlarına sunduğu belgeler de bulunuyor. Bu evraklar içerisinde, FBI'ın tanık görüşmelerini resmi olarak belgelediği ve "302" koduyla bilinen yüzlerce tutanak yer alıyor. Hukuk ve soruşturma uzmanları, eksik olduğu belirtilen 302 belgelerinin, FBI'ın Epstein ve Maxwell hakkındaki yıllar süren detaylı tahkikatını anlamak ve değerlendirmek açısından hayati bir öneme sahip olduğunu vurguluyor. Eski FBI Başkan Yardımcısı Andrew McCabe, bu belgeleri "Soruşturmanın en temel ve en kritik yapı taşlarıdır" şeklinde nitelendirerek, önemini bir kez daha ortaya koydu. Bu tutanakların eksikliği, soruşturmanın bütünsel bir resmini elde etmeyi güçleştiriyor.
TRUMP'A YÖNELİK VAHİM İDDİALAR
Kayıp olduğu iddia edilen bazı 302 belgelerinin, Donald Trump'ı cinsel tacizle suçlayan bir tanığa ait olduğu öne sürüldü. Dosyalarda yer alan bilgilere göre, söz konusu kadın, Epstein'ın 2019'daki tutuklanmasından yalnızca birkaç gün sonra FBI'ın ihbar hattını arayarak mağduriyetini bildirdi. İki hafta sonra, avukatının ofisinde FBI ajanları tarafından ifadesi alındı. Kadın, Epstein'ın Güney Carolina'da sahip olduğu bir evde, çocuk bakıcılığı ilanına yanıt vermesinin ardından yaklaşık 13 yaşından itibaren kendisini defalarca istismar ettiğini anlattı. İfade verme esnasında, bir arkadaşının kendisine gönderdiği, Trump ve Epstein'ın birlikte çekilmiş bilinen bir fotoğrafını ajanlara gösterdiği ve avukatının, "tanınmış şahsiyetleri suçlamaktan endişe duyduğunu" belirttiği aktarıldı. Bu detaylar, iddiaların ciddiyetini ve karmaşıklığını gözler önüne seriyor.
CİNSEL İLİŞKİ VE ŞİDDET SUÇLAMALARI
Delil listesinde aynı mağdurla ilgili, Ağustos ve Ekim 2019 tarihlerine ait üç ek 302 belgesi ile üç ayrı "görüşme notu" daha bulunuyor. Ancak bu önemli belgeler, kamuoyuna açıklanan dosyalar arasında yer almıyor. Bazı karartılmış dokümanlarda ise, Epstein ile bağlantılı "önemli isimler" arasında yer aldığı belirtilen bir kadının, Trump'ın kendisini cinsel ilişkiye zorladığı ve başına vurduğu yönündeki vahim iddialarına yer verildiği kaydedildi. FBI'ın kadının bu iddialarına ilişkin soruşturmasının nasıl bir neticeye ulaştığı ise hâlâ belirsizliğini koruyor. Dosyalarda tespit edilen bir e-postada, "Trump tarafından istismar edildiğini iddia eden bir mağdurun daha sonra iş birliği yapmaktan imtina ettiği" ifadesi yer alıyor. Ancak bu kişinin, daha önce bahsi geçen mağdurla aynı kişi olup olmadığı henüz kesinlik kazanmış değil. Bu durum, adaletin arayışındaki sis perdesini daha da kalınlaştırıyor ve kamuoyunun kafasındaki soruları artırıyor.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER