Gazze’de insani dram: Aşevi kuyruklarında saatler süren yaşam mücadelesi
İsrail'in Ekim 2023'te başlattığı saldırılar sonrası Gazze'de derinleşen açlık krizi, halkı aşevleri önünde saatlerce beklemeye zorluyor. Kanser hastası anneler ve çocukları, günlük bir öğün yemek için büyük bir izdihamın içinde hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Gazze'de derinleşen insani kriz ve gıda yokluğu
İsrail ordusunun Ekim 2023 itibarıyla Gazze Şeridi'ne yönelik başlattığı askeri operasyonlar, bölgede tarif edilemez bir yıkıma ve insani felakete yol açtı. Bölge halkı aylar süren çatışmaların ardından açlık, susuzluk ve temel ilaçlara erişim noktasında büyük bir çaresizlikle karşı karşıya bırakıldı. Gıdanın bir savaş aracı olarak kullanıldığı bu süreçte, çocuklardan yaşlılara kadar çok sayıda sivil, dünya kamuoyunun gözleri önünde hayatını kaybetti. Yaklaşık dokuz ay önce ilan edilen ateşkes süreci, Gazze'deki Filistinlilerin beklediği iyileşmeyi sağlamaktan uzak kaldı. Yeniden imar çalışmaları bir yana, konteyner gibi insani yaşam standartlarına uygun barınma alanlarına dahi ulaşılamaması, halkı çadırlara mahkûm etti. Ablukanın devam etmesi ve insani yardımların son derece kısıtlı şekilde bölgeye girmesi, aşevleri önündeki uzun kuyrukların temel sebebi haline geldi. İsrail'in girişine izin verdiği yardımların, bölgedeki ihtiyacın binde birini dahi karşılamadığı rapor ediliyor.
Kanser hastası annelerin zorlu bekleyişi
Gazze'nin güneyindeki Han Yunus'a bağlı Mevasi bölgesi, bu dramın yaşandığı merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. Refah'ın Tel es-Sultan Mahallesi'nden göç etmek zorunda kalan Nesrin Ebu Matar, kanser tedavisi görmesine rağmen beş çocuğunun karnını doyurabilmek için her gün aşevi kuyruğuna giriyor. Ailesine bakacak başka kimsesi olmadığını belirten Ebu Matar, pişirme amaçlı gaz bulunamadığını, bu nedenle saatlerce ateş başında beklemek zorunda kaldığını ifade ediyor. Sağlık durumunun her geçen gün daha da kötüleştiğini vurgulayan Ebu Matar, sabah 10'dan öğleden sonra 3'e kadar kuyrukta beklediğini, bazen eli boş döndüğünü anlatıyor.
Aşevleri hayatta kalmanın tek adresi
Refah'tan Mevasi'ye göç eden Şadi Süleyman ise aşevlerinin artık bir tercih değil, hayatta kalmanın tek yolu olduğunu belirtiyor. Dünya Merkez Mutfağı gibi uluslararası yardım kuruluşlarının baskılar nedeniyle yemek dağıtım kapasitelerinin düştüğüne dikkat çeken Süleyman, sınır kapılarından giren temel gıda ve yakıtın yetersizliğinden şikayetçi. Aşevi işletmecisi Saad Abdin ise insanların yemek pişirecek gaz bulamadığını, odun gibi yakacakların ise aşırı pahalı olduğunu dile getiriyor. Abdin, yardımların azalması durumunda bu son kale olan aşevlerinin de kapanabileceği uyarısında bulunuyor. Gazze'de yaşanan bu tablo, uluslararası toplumun bölgedeki insani krizi çözmekte yetersiz kaldığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Bölge halkı, temel ihtiyaçlarına erişimin sağlanacağı günleri beklerken, her geçen gün daha fazla aile açlık riskiyle yüzleşiyor. Gazze'deki bu zorlu süreç, sadece gıda değil, aynı zamanda temel bir yaşam hakkı mücadelesi olarak tarihe geçiyor. Filistinliler, abluka altındaki bu dar alanda her gün yeniden hayata tutunmaya çalışıyor.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER