GÖKBEY Helikopteri Sivil Sertifikasyon Sürecinde Sona Yaklaştı

Hacettepe Üniversitesi'nde düzenlenen "Kamp'üss" etkinliğinde TUSAŞ, GÖKBEY helikopterinin sivil sertifikasyon sürecinin tamamlandığını açıkladı. Bu gelişme ile Türkiye, kendi ürettiği helikopterine ilk kez Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından sertifika almış olacak. Etkinlikte savunma sanayis

Hacettepe Üniversitesi'nde düzenlenen "Kamp'üss" etkinliği, savunma sanayisi ile üniversite öğrencilerini buluşturdu. Etkinlikte konuşan TUSAŞ yetkilileri, Türkiye'nin havacılık alanındaki ilerlemelerini ve geleceğe yönelik projelerini paylaştı. AK Parti Ankara Milletvekili Zehranur Aydemir ve Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran'ın da katıldığı programda, TUSAŞ'ın gelişiminin Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesiyle paralel bir yolculuk olduğu vurgulandı.

TUSAŞ Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil, Türkiye'nin havacılık tarihinin köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, 1930 ve 1940'lı yıllarda ülkenin havacılık kapasitesinin dünya standartlarında olduğunu hatırlattı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Marshall Yardımları ile bu ilerlemenin sekteye uğradığını ve Türkiye'nin uçak yapımından ziyade traktör üretimine yönlendirildiğini ifade eden Kotil, "Bize o dönemde 'Siz uçak yapmayı bırakın, traktör yapın, uçak ihtiyacınızı biz karşılarız' dediler. Maalesef o dönemki yöneticilerimiz de bu durumu kabul etti." dedi. Ancak 1964 Kıbrıs olayları ve 1974 ambargosunun, kendi uçağını yapmanın ülkenin bağımsızlığı için ne denli kritik olduğunu gösterdiğini belirten Kotil, "Kendi uçağını kendin yap" sloganının bu dönemde yeniden canlandığını söyledi.

TUSAŞ'ın 1973 yılında küçük bir tesiste başladığı serüvenin, bugün 4 milyon metrekarelik devasa bir alana yayıldığını anlatan Kotil, firmanın KAAN, HÜRJET, ANKA, AKSUNGUR ve ATAK-2 gibi küresel projeleri hayata geçirdiğini vurguladı. Yerli platformlara gösterilen ilginin gurur verici olduğunu belirten Kotil, "Bugün Ankara’da Anıtkabir’den sonra en çok ziyaret edilen yer TUSAŞ’tır. Gelen yabancı heyetler, bu kadar farklı platformun aynı çatı altında bizim insanımız ve imkanlarımızla yapıldığını görünce hayranlıklarını gizleyemiyorlar." şeklinde konuştu. 2000'li yıllardan sonraki devlet destekleriyle "yapamayız" algısının yıkıldığını ve artık projelerin zamanlamasına odaklanıldığını ifade etti.

Savunma sanayisindeki birikimin sivil sektöre aktarılması konusundaki soruları da yanıtlayan Kotil, genel maksat helikopteri GÖKBEY'in sivil versiyonu hakkında detaylı bilgi verdi. GÖKBEY'in en başından itibaren sivil sertifikasyona uygun olarak tasarlandığını hatırlatan Kotil, "GÖKBEY, başlangıçta sivil olarak tasarlandı ve sivil sertifikasyonu, bu ay içerisinde tamamladık. Bu ayın sonunda Türkiye, ilk defa kendi yaptığı bir helikopterine kendi bünyesinde Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından sivil sertifikasyon alacak." dedi. Ardından 3-4 ay sonra hava ambulans helikopteri için sertifikasyonun alınacağını ve yıl sonunda 3 adet ambulans helikopterinin Sağlık Bakanlığı'na teslim edileceğini duyurdu. Ayrıca Orman Genel Müdürlüğü için geliştirilen ve 4 ton su taşıma kapasitesine sahip 10 tonluk yangın söndürme helikopterinin 2028 yılında teslimatlarının başlayacağını bildirdi.

İspanya ile yürütülen HÜRJET görüşmeleri ve motor tedarik süreçlerine de değinen Kotil, savunma sanayisindeki en zorlu alanın motor teknolojileri olduğunu belirtti. İspanya'nın mevcut politik duruşunun ABD'den motor tedarikinde sorun yaratıp yaratmayacağı sorusuna Kotil, "TUSAŞ ve savunma sektöründeki genel firmaların dediğiniz tipteki problemlerden etkilendiğini biliyoruz. Ama bu uzun soluklu bir yürüyüş. Bugün araları bozulur, yarın düzelir. Şu anda endişelenmeye gerek olacak bir durum görmüyoruz. Kendi motorumuzu yapmamız lazım. Özellikle KAAN'da, onu biliyoruz. Çalışıyoruz yoğun bir şekilde ama zor bir konu." yanıtını verdi. Mühendislikte motorun en zor alt sistem, helikopterin ise en zor makine olduğunu vurgulayan Kotil, "Her tarafı titriyor, oynuyor, ömür hesabı vesaire. Diğerinde de en uçlardasınız. Çok yüksek hızlarda, çok yüksek basınçlarda, çok yüksek sıcaklıklarda, çok yüksek güçlerde, çok dar alanlarda, çok yüksek toleranslarda bir motor yapmanız lazım ve her seferinde çalışması lazım. Malzeme teknolojileri lazım, kaplama teknolojileri lazım. Ama yapmak da zorundayız." ifadelerini kullandı. Bu zamana kadar dışarıdan alım yapmaya devam edeceklerini belirten Kotil, politik gelişmelerin işleyişe etkisini minimize etmeye çalıştıklarını söyledi. İspanya'ya satılacak 30 HÜRJET uçağının, 45'e çıkma potansiyeli bulunduğunu ve bunun büyük bir başarı olduğunu ekledi.

Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, üniversitelerin toplumsal kalkınmadaki dönüştürücü rolüne dikkat çekerek, üniversite modellerindeki tarihsel gelişimi anlattı. Sadece eğitim veren birinci nesil ve araştırmayı merkeze alan ikinci nesil modellerin ardından, günümüzde "dördüncü nesil" üniversitelerin konuşulduğunu belirtti. Bu yeni modelin daha proaktif ve lider bir konumda olduğunu dile getiren Güran, dördüncü nesil üniversitelerin tüm çalışmalarını toplumun ve içinde bulunduğu coğrafyanın sorunlarını çözmek, kalkınmaya hizmet etmek üzere inşa ettiğini söyledi. Teknolojik dönüşümün en önemli dinamiklerinden birinin savunma sanayisi olduğunu kaydeden Güran, savunma ve havacılık teknolojilerinin sadece askeri bir güç göstergesi olmadığını, aynı zamanda bilimsel ilerleme, mühendislik kapasitesi ve ulusal bağımsızlığın temel göstergelerinden biri haline geldiğini ifade etti. TUSAŞ'ın yürüttüğü çalışmaların bu anlamda ilham verici olduğunu dile getiren Güran, 2021 yılından itibaren TEKNOFEST'in kurumsal paydaşı olduklarını hatırlatarak, öğrencilerin bireysel çabalarını kurumsal bir destek mekanizmasına dönüştürdüklerini belirtti. Öğrencilerin inisiyatifiyle kurulan "Hacettepe TEKNOFEST Öğrenci Topluluğu"nun süreci daha sistematik hale getireceğine inandığını ifade eden Güran, hedeflerinin TUSAŞ gibi stratejik kurumlarda görev alabilecek yetkinlikte mühendisler yetiştirmek olduğunu vurguladı.

Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER