Haaretz Yazdı: ABD-İran Ateşkesinin Perde Arkası ve Türkiye’nin Rolü
İsrail basını Haaretz, ABD-İran arasındaki iki haftalık ateşkesin perde arkasını araladı. Habere göre, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, süreçte son ana kadar masada kalarak ateşkesin güvence altına alınmasında kilit rol oynadı. ABD Başkanı Trump'ın sözlü anlaşmayı hızla duyurduğu belirtildi.
ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık geçici ateşkesin detayları İsrail basını tarafından mercek altına alındı. Haaretz gazetesinin yayımladığı özel habere göre, karar sürecinde Türkiye kritik bir rol üstlendi. Haberde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’in, Pakistan Genelkurmay Başkanı ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile gerçekleştirdiği görüşmelerin gerilimi geçici olarak dindirdiği belirtildi.
Haaretz’e konuşan kaynaklar, Trump’ın sözlü anlaşmanın sağlanmasından sadece 15-20 dakika sonra sosyal medya üzerinden ateşkesi duyurduğunu aktardı. Türkiye’nin bu süreçteki aktif katılımı ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın masada son ana kadar gösterdiği etkili çabanın, ateşkesin güvence altına alınmasında önemli bir katkı sağladığı vurgulandı. Görüşmelerin gece boyunca sürdüğü ve tarafların geçici ateşkesin anlamını kavramaya çalıştığı, ayrıca Cumartesi günü Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılması planlanan görüşmeler için zemin hazırladığı kaydedildi.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in, ateşkesin Lübnan’ı da kapsadığını açıklaması kısa süreli bir beklenti yaratsa da, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun ofisi bu bilgiyi yalanladı. ABD Başkanı Trump da Lübnan’ın ateşkese dahil olmadığını belirterek İsrail’in pozisyonunu destekledi. Buna karşılık İran medyası, Lübnan’daki saldırıların devam ettiğini ve Hürmüz Boğazı’nın tekrar geçişlere kapatıldığını bildirdi.
Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş ücretlerinin, geçici ateşkes görüşmelerinde ele alınmadığı ancak İslamabad’daki müzakerelerde detaylıca konuşulacağı ifade edildi. Kaynaklar, İran’ın Boğaz’daki egemenlik talebinin uluslararası hukuka göre tartışmaya açık olmadığını ve bu konunun ABD’ye teslim edilecek bir durum olmadığını belirtti.
Mevcut durumda ABD ve İran arasında imzalanmış bir belge bulunmadığı, sadece saldırıların geçici olarak durdurulmasına yönelik sözlü bir anlaşma sağlandığı Haaretz tarafından aktarıldı.
Daha önceki gelişmelerde, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından başlayan misillemeler ve bölge ülkelerine yönelik operasyonlar, süreci savaş boyutuna taşımıştı. ABD Başkanı Trump, 8 Nisan’da yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın açılması şartıyla iki haftalık bir ateşkesi kabul ettiklerini ve İran’dan gelen 10 maddelik teklifin müzakere için uygun bir zemin oluşturduğunu belirtmişti. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, “İran’ın savaştaki hedeflerine ulaştığını” duyurarak nihai müzakerelerin en geç 15 gün içinde İslamabad’da sonuçlandırılmasını hedeflediklerini bildirmişti. Bu süreçte Türkiye, Pakistan ve Mısır, ABD ve İran arasındaki mesajlaşmanın devamı ve sonuca ulaşması için yoğun diplomatik çaba gösterdi. Geçici ateşkesi desteklediğini açıklayan İsrail yönetimi ise Lübnan’ın bu anlaşmaya dahil olmadığını savunarak Lübnan’a yönelik operasyonlarını sürdürdü. ABD-İsrail-İran arasındaki savaşın 41. gününde ateşkesin kırılganlığı, Trump’tan gelen şok mesaj ve Tahran’dan gelen dengeleri değiştirebilecek harita ile 'Ya ateşkes ya savaş' ikilemi öne çıktı.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER