Hantavirüs Panik Yaratıyor: Gemide Üç Ölüm, Pandemi Endişesi
Bir tur gemisinde hantavirüs nedeniyle üç kişinin ölümü, küresel pandemi korkusunu yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar, virüsün kemirgenlerden bulaştığını ve solunum yoluyla ilerleyen türünün ölümcül olabileceğini belirtirken, şu an için büyük bir salgın tehlikesi öngörmüyorlar.
Arjantin'den yola çıkan bir yolcu gemisinde yaşanan üç ölüm, hantavirüsün küresel bir tehdit oluşturup oluşturmayacağı sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Hollanda bayraklı MV Hondius gemisinde meydana gelen olayda, 26 ülkeden 147 yolcu bulunuyordu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 6 Mayıs itibarıyla gemide sekiz hantavirüs vakası tespit edildiğini duyurdu. DSÖ, hastaların, temaslıların, yolcuların ve mürettebatın güvenliğini sağlamak ve yayılımı önlemek için ülkelerle işbirliği içinde çalıştığını belirtti.
Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan ve solunum yetmezliği, iç kanama ile böbrek yetmezliğine yol açabilen bir virüs. 1997 yılında Türkiye'de de görülen virüs, akıllara 2020'de başlayan koronavirüs pandemisinin getirdiği endişeleri getirdi. Peki, hantavirüs yeni bir salgın potansiyeli taşıyor mu? NTV'ye konuşan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sıla Akhan, virüsün bulaşma yolları, türleri ve salgın potansiyeli hakkında önemli bilgiler verdi.
Prof. Dr. Akhan, hantavirüsün genellikle kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının solunmasıyla veya kemirgen ısırıklarıyla bulaştığını açıkladı. Virüsün iki ana klinik seyrinin bulunduğunu belirten Akhan, Avrupa, Asya ve Afrika'da görülen türünün böbrek yetmezliğine yol açtığını, ancak gemideki vakalara neden olan türün ise Amerika kıtasında yaygın olan ve solunum yoluyla ilerleyen formu olduğunu vurguladı. Bu Amerika kökenli solunum yolu formu, akciğerlerde sıvı birikmesi ve şoka neden olarak hastaların kaybına yol açabiliyor. Prof. Dr. Akhan, bu tip seyirde ölüm oranının yüzde 50'lere ulaşabildiğini belirtti. Virüsün lenf bezleri üzerinden ilerlediğini ve akciğerlere ani sıvı dolmasıyla solunum sıkıntısı yarattığını dile getiren Akhan, "Asya ve Afrika'da böbreklerde etki ediyor ama buradaki durum biraz daha akut gelişiyor" dedi.
Hantavirüsün kuluçka süresinin ortalama üç hafta olduğunu ancak bazı vakalarda bu sürenin sekiz dokuz haftaya kadar uzayabildiğini ifade eden Prof. Dr. Akhan, virüsün insandan insana bulaşma potansiyeline de değindi. Akhan, insandan insana bulaşın sadece akciğer tipinde ve nadir de olsa görülebileceğini söyledi.
Küresel salgın endişelerine yönelik açıklamada bulunan Prof. Dr. Akhan, hantavirüsün koronavirüs kadar yeni bir virüs olmadığını ve temizlik önlemleriyle kontrol altına alınabileceğini belirtti. Büyük bir salgın beklenecek bir durum olmasa da, virüsün potansiyel taşıdığına dikkat çekti.
Türkiye, hantavirüs ile ilk kez 1997 yılında İzmir bölgesinde böbrek yetmezliği şikayetiyle başvuran hastalarda tanıştı. 2009 yılında ise sekiz kişide virüse rastlanması ve bir kişinin hayatını kaybetmesi üzerine endişeler artmıştı. Bu son olaylar, hantavirüsün küresel halk sağlığı açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koydu.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER