Hürmüz Boğazı’nda Olası Kesinti Küresel Enerji ve Ekonomiyi Tehdit Ediyor

Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, küresel petrol ticaretinin önemli bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek bir kesinti, Asya ve Avrupa ekonomilerini doğrudan etkileyebilir. Uzmanlar, kısa vadede fiyat artışı ve uzun vadede küresel büyümede yavaşlama riskine dikkat çekiyor.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, geçen yıl günlük ortalama 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürününün sevk edildiği Hürmüz Boğazı, küresel petrol taşımacılığının hayati bir geçiş noktasıdır. Dünya deniz yoluyla yapılan petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin bu boğazdan geçmesi ve alternatif güzergahların yetersizliği, Hürmüz Boğazı'ndaki herhangi bir aksamanın küresel petrol piyasaları üzerinde derin etkiler yaratmasına neden olmaktadır.

St. Gallen Üniversitesi Makroekonomi Profesörü Guido Cozzi, konuyla ilgili değerlendirmesinde, Hürmüz Boğazı'nın kapanması durumunda en büyük zararı Körfez ülkelerinden yoğun petrol ithalatı yapan ülkelerin göreceğini belirtti. Cozzi, "Özellikle Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore gibi büyük Asya ithalatçıları kısa vadede ciddi arz kesintileriyle yüzleşebilir. Avrupa da bu durumdan etkilenecektir, ancak ABD, Norveç ve Afrika kaynaklarına kısmen çeşitlendirme yapabilmesi sayesinde etkilenme derecesi daha düşük olacaktır. ABD ise artan yerli üretimi sayesinde doğrudan etkilenmese de, küresel fiyatlardaki artışlar ekonomisine yansıyacaktır." şeklinde konuştu.

Kısa vadede, küresel petrol piyasalarının risk primi ve ihtiyati stok davranışları nedeniyle keskin bir fiyat artışıyla tepki vereceğini belirten Cozzi, geçici bir kesintinin bile Brent petrol fiyatlarında çift haneli artışlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Cozzi, vadeli işlem piyasalarının hem anlık kıtlığı hem de jeopolitik belirsizliği fiyatlayarak enerji ve taşımacılık piyasalarında oynaklığı artıracağını vurguladı. Tarihsel olarak 1973 petrol ambargosu, 1980'lerdeki İran-Irak Savaşı ve 2019'daki Suudi petrol tesislerine yönelik saldırılar gibi benzer durumlar yaşanmıştır. Ancak günümüz küresel petrol piyasasının daha finansal olarak entegre olması ve spekülatif dinamikler, kısa vadeli fiyat hareketlerini fiziksel arz şokunun ötesine taşıyabilir.

Daha geniş makroekonomik etkilerin, Hürmüz Boğazı'ndaki kesintinin süresine bağlı olacağını ifade eden Cozzi, "Kısa süreli bir kesinti öncelikle enflasyon baskısı yaratır ve ulaşım ile enerji maliyetlerini artırır. Ancak uzun süreli bir kapanma, özellikle enerji ithalatçısı gelişmekte olan ülkelerde küresel büyümeyi ciddi şekilde yavaşlatabilir ve gelişmiş ekonomilerde merkez bankalarını para gevşemesini ertelemeye zorlayabilir." dedi.

Rafineriler Sınırlı Arz İçin Rekabet Edecek

Wood Mackenzie Emtia Araştırmaları'nda Rafineri, Kimyasallar ve Petrol Piyasalarından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Alan Gelder, boğazın kapanmasının petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 10'luk bir artışa neden olduğunu ve rafine ürünlerde önemli bir prim oluştuğunu hatırlattı. Kapanma etkisinin ham petrolden ziyade ürün tarafında daha belirgin hissedildiğini belirten Gelder, bunun nedeninin son haftalarda ABD-İran geriliminin ham petrol fiyatlarını zaten yükseltmiş olması, buna karşın rafine ürün fiyatlarının aynı ölçüde artmamış olması olduğunu açıkladı.

Gelder, Hürmüz Boğazı'nın küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 15'i için ana arter olduğunu vurgulayarak, "Boğazın uzun süre kapanması küresel rafineri sektörü için ham petrol bulunabilirliği üzerinde ciddi etki yaratır. Uzun süreli kapanma durumunda fiyatlar yüksek seyredecek, zira Orta Doğu dışındaki yedek üretim kapasitesi talebi karşılamaya yetmeyecek ve rafineriler sınırlı arz için birbirleriyle rekabet etmek zorunda kalacak. Bu senaryoda stratejik petrol stokları devreye alınarak etki hafifletilmeye çalışılsa da, nihai olarak küresel arz-talep dengesi yüksek fiyatlar yoluyla sağlanacak ve uzun süreli kapanmada talep yıkımı gerçekleşecektir. Ancak böyle bir senaryonun gerçekleşmesini beklemiyoruz, zira ABD'li tüketiciler yüksek benzin fiyatlarına karşı hassastır ve bu durum, özellikle bu yıl yapılacak ara seçimler göz önünde bulundurulduğunda, yönetimdeki ABD hükümeti için siyasi olarak olumsuz sonuçlar doğurur." ifadelerini kullandı.

Piyasalar İçin Belirsizlik Devam Ediyor

Gelder, uzun vadede petrol fiyatlarının çatışmanın seyrine bağlı olarak değişeceğini, ancak kısa vadede yukarı yönlü risklerin daha ağır bastığını belirtti. Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemi trafiğinin sınırlı kalması nedeniyle önümüzdeki günler ve haftalarda fiyat artışının devam etmesinin beklendiğini ifade eden Gelder, "Boğaz iki hafta kapalı kalırsa petrol fiyatları varil başına 100 dolar seviyesine ulaşabilir." dedi. Gelder, boğazın yeniden trafiğe açılması halinde fiyatların mevcut seviyelerin altına gerilemesini öngördüklerini, bunun temel nedeninin OPEC dışı arz artışının 2026'da küresel petrol talebi artışını aşacak olması olduğunu belirtti. Piyasalar için belirsizliğin devam ettiğine işaret eden Gelder, uzun süreli bir kapanmanın petrol fiyatlarının yanı sıra küresel ekonomi ve petrol talebi artışı üzerinde de baskı yaratacağını sözlerine ekledi.

Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER