Hürmüz Gerilimi: Küresel Enerji Piyasalarında Çalkantı ve ABD İçin Kırılma Noktası İddiası
Orta Doğu'daki tansiyonun yükselmesiyle Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemi ve küresel enerji piyasalarına etkisi tartışılıyor. Analistler, krizin ABD için bir kırılma noktası olabileceğini ve dünyanın enerji damarı sayılan boğazın, İran tarafından finansal bir silah olarak kullanıldığını belirtiyor.
Orta Doğu'daki tansiyonun yükselmesi, küresel enerji piyasalarında hissedilir etkilere yol açtı. "Zincirleme Reaksiyon" adlı programda, Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemi ve mevcut çatışmaların ekonomik sonuçları masaya yatırıldı. Bazı analistler, Hürmüz Boğazı üzerinden yaşanan krizin ABD için bir dönüm noktası olabileceği ve süreci "sonun başlangıcı" olarak değerlendirdiği belirtildi. Dış Politika Yazarı Hüsamettin Aslan, ABD'nin küresel ölçekte bir prestij kaybı yaşadığını ifade ederek, Hürmüz Boğazı'nın dünya ekonomisi için hayati önemini vurguladı. Aslan, "Hürmüz Boğazı, bir boğazdan ziyade dünyanın şah damarı" diyerek, Avrupa'daki gaz ithalatçıları için faturaların yüzde 30 arttığını ve Türkiye'de motorine yüzde 10 zam geldiğini hatırlattı. Bu durumun coğrafi mesafeye bakılmaksızın Türk, Avrupalı ve Amerikalı vatandaşlar tarafından hissedileceğini belirtti. Aslan, boğazdan geçen enerji trafiğinin küresel dağılımına da dikkat çekerek, özellikle Asya ülkelerinin bu süreçten daha fazla etkilendiğini vurguladı. Çin'in yüzde 30-38'lik bir payı elinde tuttuğunu, Amerika'nın müttefikleri olan Hindistan, Japonya, Güney Kore ve Avustralya gibi ülkelerin ise toplamda yüzde 60'ın üzerinde bir paya sahip olduğunu ve bu nedenle en çok bu ülkelerin etkileneceğini söyledi. Programda ayrıca, İran'ın askeri zafiyetlerine rağmen farklı bir strateji izlediği öne sürüldü. Savaşın aylık maliyetinin 1.7 trilyon dolar olduğu ve bu yüksek maliyetin savaşı uzun sürmekten alıkoyacağı öngörüldü. Aslan, "İran askeri anlamda üstünlük sağlayamadığı yerde Hürmüz Boğazı’nı adeta nükleer bir silah gibi kullanarak finansal bir maliyet yarattı" dedi. Savaşın doğasının değiştiğini belirten Aslan, günümüzde savaşta belirleyici olanın cepheler veya tanklar değil, tankerler, lojistik hatlar ve petrol fiyatları olduğunu ifade etti. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı merkezli bu durumun sadece bölgesel bir kriz olmadığını, küresel ekonomik dengeleri doğrudan etkileyen çok katmanlı bir kırılma olduğunu vurguladı.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER