İran jetinin Kuveyt’teki ABD üssüne saldırısı ve Orta Doğu’daki hasarın boyutu
İran'a ait bir savaş uçağının Kuveyt'teki ABD üssünü vurduğu ve Orta Doğu'daki ABD üslerinde hasarın resmi rakamların ötesinde olduğu iddia edildi. Raporlar, yedi ülkede 11 üssün ve 100'den fazla hedefin vurulduğunu gösteriyor.
ABD basını, savaşın erken safhalarında İran'a ait bir savaş uçağının Kuveyt'teki bir ABD üssünü vurduğunu bildirdi. Bu gelişme, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlıklarında açıklanandan daha büyük bir hasar olduğunu gösteren yeni raporlarla destekleniyor. ABD merkezli düşünce kuruluşu American Enterprise Institute tarafından yayımlanan bir rapora göre, İran'ın askeri operasyonları sırasında Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Ürdün, Kuveyt, Irak ve Suudi Arabistan gibi yedi ülkede bulunan 11 farklı ABD üssü ve 100'den fazla hedef vuruldu. Bu saldırılarda ABD Donanması'nın Bahreyn'deki karargahı da hasar gördü. Ayrıca Bahreyn'deki diğer noktalar da etkilenirken, birçok depo, komuta merkezi, uçak hangarı, gelişmiş radar sistemi ve onlarca hava aracı da vurulanlar arasında yer aldı. Analistler, vurulan ABD hedeflerinin tamir masrafının 5 milyar doları aşabileceğini tahmin ediyor. Pentagon ise hasarın boyutunu kamuoyuyla paylaşmazken, detaylı değerlendirmeleri Kongre ile dahi paylaşmadığı iddia ediliyor.
Amerikan NBC News, savaşın ilk günlerinde İran'a ait bir F-5 savaş uçağının Kuveyt'teki "Camp Buehring" adlı ABD üssüne yönelik başarılı bir saldırı gerçekleştirdiğini duyurdu. Bu olay, uzun yıllar sonra ilk kez bir düşman gücüne ait hava unsurunun bir ABD askeri üssünü hedef alması olarak kayıtlara geçti. Üs, Patriot füzeleri de dahil olmak üzere çok katmanlı hava savunma sistemleriyle korunmasına rağmen, İranlı pilotun bu savunmaları aşarak bomba bırakmayı başardığı belirtildi.
Modern radar sistemlerine sahip olmayan eski bir savaş uçağının böylesine korunaklı bir üssü nasıl vurabildiği sorusu da uzmanlar tarafından inceleniyor. Habere göre, İranlı pilotun hava savunma sistemlerini atlatmak için düşük irtifada uçtuğu ve bu durumun, genellikle füze tehditlerine karşı optimize edilmiş Patriot sistemlerinin zayıf noktası olduğu tahmin ediliyor. İranlı pilotun saldırı sonrası İran'a sağ salim dönüp dönmediği konusunda ise net bir bilgi bulunmuyor. Bu saldırı, ABD'nin bölgedeki askeri varlıklarının savunma kapasitesine dair önemli soruları gündeme getirirken, Orta Doğu'daki gerilimin tırmanma potansiyelini de gözler önüne seriyor.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER