İran Savaşında 21. Gün: Trump’tan NATO’ya Eleştiri, İngiltere’den ABD’ye Üs İzni
İran'la süren savaşın 21. gününde ABD Başkanı Trump, NATO'yu "kağıttan kaplan" ilan ederek eleştirdi. İngiltere, İran'a yönelik hava saldırıları için ABD'ye üslerini kullanma izni verdi. Hark Adası'nı ele geçirme planları ve üst düzey İranlı yetkililerin öldürülmesi de savaşın önemli gündem maddeler
ABD Başkanı Donald Trump, NATO'yu ABD'nin desteği olmadan etkisiz bir yapı olarak nitelendirerek sert eleştirilerde bulundu. Trump, "ABD olmadan NATO kağıttan kaplandır" ifadesini kullanarak, müttefiklerin yüksek petrol fiyatlarından şikayet ederken Hürmüz Boğazı'nı açık tutma çabalarına katkıda bulunmadıklarını savundu. Bu durumu "korkaklık" olarak niteleyen Trump, bu tavrın unutulmayacağını belirtti.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik operasyonlarıyla başlayan ve 21. gününe giren Orta Doğu'daki gerilim sürerken, Trump, İran ile ateşkes niyetinde olmadığını açıkladı. Hürmüz Boğazı'nın bir noktada kendiliğinden açılacağını öngördüğünü söyleyen Trump, Çin'in de bu konuda devreye girmesinin faydalı olacağını dile getirdi. ABD'nin savaşı sonlandırmak istediği takdirde İsrail'in de bu karara uyacağını düşündüğünü ifade etti.
Trump, NATO'yu eleştirdiği mesajında, nükleer silaha sahip bir İran'ı durdurma mücadelesine katılmak istemeyen müttefiklerini hedef aldı. Mücadelenin askeri açıdan kazanıldığını ve kendileri için tehlikenin azaldığını belirten Trump, "Yüksek petrol fiyatlarından şikayet ediyorlar ama Hürmüz Boğazı’nı açmaya yardım etmek istemiyorlar. Korkaklar, bunu unutmayacağız!" dedi.
Bu gelişmelerin paralelinde, İngiltere hükümeti, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik saldırıları gerekçe göstererek, İran'ın füze üslerine yönelik hava saldırıları için ABD'ye askeri üslerini kullanma izni verdi. İngiliz bakanlar, ABD'nin bölgenin toplu meşru müdafaası kapsamında İngiltere'nin üslerini kullanmasına yönelik anlaşmanın, saldırılarda kullanılan füze üslerini ve kapasitelerini etkisiz hale getirmeye yönelik ABD savunma operasyonlarını da kapsadığını teyit etti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İngiltere'nin bu kararına sert tepki göstererek, İngiliz Başbakanı Keir Starmer'ın İngiliz halkının güvenliğini riske attığını savundu. Arakçi, İran'ın kendini savunma hakkını kullanacağını belirtti.
İran lideri Mücteba Hamaney, Ramazan ve Nevruz Bayramı dolayısıyla ülkesine birlik ve beraberlik çağrısı yaptı. Hamaney, basını "düşmanın" psikolojik saldırılarına hizmet edecek yayınlar konusunda dikkatli olmaya davet ederek, ülkenin hassas ve zayıf noktalarının öne çıkarılmasından kaçınılması gerektiğini vurguladı.
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, İran üzerindeki baskıyı artırmak amacıyla Hark Adası'nı ele geçirme veya abluka altına alma planlarını değerlendirdiği bildirildi. Kaynaklara göre bu seçenek, Hürmüz Boğazı'nda durma noktasına gelen petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatını yeniden başlatmayı hedefliyor. İran kıyılarına yaklaşık 24 kilometre mesafede bulunan Hark Adası, ülkenin ham petrol ihracatının büyük bir kısmını işleyen kritik bir merkez konumunda.
Washington yönetimi, İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki baskısını kırmadan savaşın kendi şartlarında sona erdirilemeyeceğini değerlendiriyor. Bu nedenle Hark Adası'nın kontrol altına alınmasının, Tahran'ı müzakereye zorlayabilecek stratejik bir hamle olabileceği belirtiliyor. Beyaz Saray'a yakın bir kaynak, İran'ın askeri kapasitesinin zayıflatılması için yaklaşık bir aylık ek saldırı süresine ihtiyaç duyulduğunu, ardından adanın ele geçirilerek müzakere kozuna dönüştürülebileceğini ifade etti.
Ancak, böyle bir operasyonun ABD askerlerini doğrudan çatışma hattına sokacağı ve ciddi kayıp riski taşıdığı vurgulanıyor. Bu nedenle planın hayata geçirilmesi için İran'ın bölgedeki askeri kapasitesinin daha da zayıflatılması gerektiği değerlendiriliyor. Operasyonun gerçekleştirilmesi halinde daha fazla kara gücüne ihtiyaç duyulacağı, bu kapsamda bölgeye üç ayrı deniz piyade birliğinin sevk edildiği ve ek takviyelerin de gündemde olduğu belirtildi.
ABD yönetiminden üst düzey bir yetkili, Trump'ın önceliğinin Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması olduğunu belirterek, gerekirse Hark Adası'nın ele geçirilmesinin veya kıyı operasyonunun gündeme gelebileceğini söyledi. Ancak bu yönde henüz kesin bir karar alınmadığı vurgulandı.
Plan kapsamında Hark Adası'nın doğrudan işgal edilmesi yerine deniz ablukası uygulanması seçeneği de değerlendiriliyor. Bu senaryoda, adaya ulaşan tankerlerin engellenmesi hedefleniyor. Pentagon hukukçularının da bu tür adımların yasal boyutuna ilişkin görüş verdiği aktarıldı.
ABD ordusunun geçtiğimiz hafta Hark Adası'ndaki askeri hedeflere yönelik geniş çaplı hava saldırıları düzenlediği bildirildi. Yetkililer bu saldırıların hem İran'a mesaj vermeyi hem de olası bir kara operasyonu için zemin hazırlamayı amaçladığını belirtti. Trump ise yaptığı açıklamada, "Adadaki her şeyi vurabiliriz, sadece boru hatlarını bıraktık." ifadelerini kullandı.
İran Devlet Televizyonu, Devrim Muhafızları'nın sözcüsü Ali Muhammed Naini'nin öldürüldüğünü duyurdu. Söz konusu saldırı, son günlerde üst düzey İranlı yetkililere yönelik art arda gelen operasyonların bir yenisi olarak kayda geçti.
Savaşta şimdiye kadar İran'da üst düzey siyasiler ve komutanlar hayatını kaybetti. Öldürülen siyasiler arasında Dini lideri Ali Hamaney, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı Ali Laricani, Savunma Konseyi Başkanı Ali Şemhani, Savunma Bakanı Ali Nasırzade ve İstihbarat Bakanı İsmail Hatib yer alıyor. Hayatını kaybeden komutanlar arasında ise Genelkurmay Başkanı Abdürrahim Musevi, Devrim Muhafızları’nın Komutanı Muhammed Pakpur ve Besic Komutanı Gulam Rıza S yer alıyor.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER