İran’da Lider Suikastları: Rejimi Zayıflatmak Yerine Güçlendirebilir mi?
ABD ve İsrail'in İran'daki liderlere yönelik suikastları, rejimi zayıflatmak yerine daha sert bir yönetime ve sınır ötesi şiddete yol açabilir. Uzmanlar, bu tür eylemlerin İran'da siyasi değişim getirme ihtimalinin düşük olduğunu belirtiyor.
ABD ve İsrail'in İran'daki önemli komutan ve siyasetçilere yönelik suikastları devam etse de, Tahran direnişini sürdürüyor. Ali Laricani'nin ölümü sonrası yapılan analizler, liderlere yönelik suikastların İran rejimini zayıflatmadığı yönünde birleşiyor. Amerikan CNN International'da yer alan bir analiz, "İsrail'in İran'da liderleri öldürmesi, Trump'ın savaşa nihai sonuç arayışını nasıl karmaşık hale getirebilir?" başlığıyla bu konuyu irdeledi.
Analizde, yabancı liderlere yönelik suikastların uluslararası hukuka aykırı olduğuna dikkat çekilirken, çatışmaları kısaltmayı ve baskıcı rejimleri zayıflatmayı hedefleyen ABD ve İsrail gibi devletler için suikastların cazip bir yöntem olarak görüldüğü vurgulandı. Ancak, güçlü bir sembol olsa da, liderlerin öldürülmesinin uzun vadeli siyasi ve stratejik etkilerinin belirsizliğinin altı çizildi. CNN analizinde, şehitlik kavramının İran İslam Cumhuriyeti'nin ideolojisine derinden işlediği de belirtildi.
SUİKASTLARIN SİYASİ DEĞİŞİM GETİRME İHTİMALİ DÜŞÜK
Analiz, ABD'nin üst düzey liderleri hedef alarak özgürlük ve istikrar sağlayıp sağlamayacağı sorusunu ortaya atıyor. Uzmanlar, lider suikastlarının olumlu bir siyasi değişim getirme ihtimalinin oldukça düşük olduğunu belirtiyor. CNN International'a konuşan uzmanlar, suikastların tam tersi bir etki yaratarak rejimin direncini ve kararlılığını artıracağını ifade ediyor. Bu tür eylemlerin, daha az deneyimli ve daha sert karakterli isimlerin üst kademelere tırmanmasına yol açabileceği uyarısı yapılıyor.
REJİMİN DAHA DA SERTLEŞMESİNE YOL AÇAR
George Washington Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Direktörü Sina Azodi, Laricani'nin öldürülmesinin beklenenin aksine bir etki yaratabileceğini belirterek, "Korkarım ki bu, rejimin çöküşüne değil, nihayetinde rejimin daha da sertleşmesine yol açacak." şeklinde konuştu. Analizde, liderlere yönelik suikastların müzakere motivasyonunu ortadan kaldırabileceği ve savaşlardan çıkış yollarını kapatabileceği yorumu yer aldı. Princeton Üniversitesi Yakın Doğu Çalışmaları Bölümü'nden Yardımcı Doçent Daniel Sheffield, "Bu savaşın diplomasiyle sona ereceğini hayal etmek çok zor." diyerek durumu özetledi.
SİBER SAVAŞ YA DA VEKİL GÜÇLER YOLUYLA SINIR ÖTESİ ŞİDDETE YÖNELEBİLİR
İngiliz The Guardian gazetesinde Peter Beaumont imzalı bir analizde ise, suikastlar sonucunda "İç istikrarı bozulan İran'ın siber savaş, vekil güçler ya da terör yoluyla sınırlarının ötesinde şiddet eylemlerine yönelmesi olasılığının artacağı" uyarısı yapıldı. Gazeteye konuşan düşünce kuruluşu Chatham House'ın İran uzmanı Sanem Vekil, İran'ın bireysel bir yönetim biçimine sahip olmadığına dikkat çekerek, "Her bireyin altında kurumsal katmanlar var ve ben, üst düzey liderlerin ortadan kaldırılmasına verilecek yanıtın, basitçe içeriden terfi ettirmek olacağını düşünüyorum." dedi. Vekil, bu sürecin İran halkı için herhangi bir inisiyatif, seçim hakkı veya adalet getirmeyeceğini de vurguladı.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER