İran’da Rejim Değişikliği Planı Suya Düştü: Mossad’ın Kilit Rolü ve ABD İle Gerilim

İsrail'in İran'da isyan çıkararak rejimi devirme planı suya düştü. Mossad'ın stratejisini Trump'ı ikna için kullanan Netanyahu, Kürt grupların kullanımı konusunda ABD ile gerildi. Savaşın üçüncü haftasında yeni bir aşama.

ABD basını, İsrail'in İran'da bir isyan dalgası yaratarak rejimi devirme yönündeki gizli planının nasıl başarısızlıkla sonuçlandığını detaylandırdı. Başbakan Binyamin Netanyahu'nun, Mossad tarafından hazırlanan bu stratejiyi ABD Başkanı Donald Trump'ı ikna etmek için kullandığı ancak sonuç alamadığı belirtiliyor. Özellikle İran'daki Kürt unsurlarının harekete geçirilmesi konusunda ABD ve İsrail arasında ciddi görüş ayrılıkları yaşandığı ortaya çıktı.

İran ile İsrail arasındaki çatışmalar, 28 Şubat'ta Tahran'a yönelik ABD ve İsrail saldırılarıyla üçüncü haftasına girmiş durumda. Savaşın tansiyonunu artıran son olayda, İran'ın hipersonik Fettah füzeleriyle nükleer tesisin bulunduğu Dimona ve Arad kentlerini hedef alarak İsrail'e büyük bir darbe indirmesi, savaşın yeni ve daha tehlikeli bir aşamaya geçtiği yorumlarına neden oldu. Bu saldırıların nedenlerine ilişkin tartışmalar ise devam ediyor.

Amerikan New York Times gazetesinin edindiği bilgilere göre, Donald Trump yönetimi ve İsrail, İran'a karşı bir askeri harekat başlatma kararı aldığında, Mossad Başbakan Netanyahu'ya kapsamlı bir plan sundu. Mossad Başkanı David Barnea'nın, savaşın başlamasından kısa bir süre sonra yaptığı açıklamalarda, planlanan saldırıların İran içindeki muhalif grupları harekete geçirebileceği, bunun da kitlesel isyanlara ve ayaklanmalara yol açarak İran hükümetinin çöküşünü hızlandırabileceği yönündeki öngörüleri yer alıyordu. Barnea, bu stratejiyi Ocak ayı ortalarında Washington'da Trump yönetiminin üst düzey yetkililerine de aktarmıştı.

"HAMANEY ÖLDÜRÜLÜNCE..."

Gazeteye konuşan ve kimliklerinin gizli tutulması istenen ondan fazla üst düzey Amerikan ve İsrailli yetkiliye göre, Mossad'ın bu kritik planı, askeri operasyonların başlamasından hemen önce Netanyahu'ya sunuldu. Planın ilk ve en çarpıcı aşaması, İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in ortadan kaldırılmasıydı. Bu eylemin, ülkede büyük bir kaos ortamı yaratarak kitlesel bir ayaklanmayı tetiklemesi hedefleniyordu. Netanyahu'nun bu plana büyük ölçüde inandığı ve derhal ABD Başkanı Donald Trump'ı bu yönde ikna etme çabasına giriştiği bildirildi.

TRUMP'I İKNA EDEMEDİLER

Ancak süreçte, planın başarıya ulaşma ihtimalinin düşük olduğu yönünde endişeler dile getirildi. Gazeteye konuşan yetkililer, Netanyahu'ya planın pratikte işlemeyebileceği konusunda uyarılar yapıldığını belirtti. Aynı dönemde Washington'da görev yapan bazı ABD'li askeri yetkililer de Donald Trump'a, "İranlıların, Amerikan ve İsrail bombaları altında sokaklara dökülerek mevcut yönetimi protesto etmelerinin pek olası olmadığı" yönünde teknik değerlendirmeler sundu. Başlangıçta bu stratejiye karşı aşırı bir iyimserlikle yaklaşan iki lider, kısa süre içinde planın gerçekçi olmadığını anladı. Savaşın başlamasından günler sonra yapılan bir toplantıda Netanyahu'nun, Mossad yetkililerine planın sonuç vermemesi konusundaki hayal kırıklığını dile getirdiği ifade edildi.

KÜRT GRUPLAR TARTIŞMASI

Gazete, ayrıca İran'daki Kürt gruplarının bu potansiyel isyan hareketinde vekil güç olarak kullanılma ihtimaline de değindi. İsrailli yetkililerin, ana plan suya düşmüş olsa da İran içindeki Kürt gruplarını bir kaldıraç olarak kullanma arzusunu sürdürdüğü iddia ediliyor. Buna karşılık ABD'li yetkililerin bu fikre mesafeli durduğu ve sıcak bakmadığı, bu durumun iki müttefik arasında önemli bir gerginliğe yol açtığı belirtiliyor. Bu farklı yaklaşımlar, bölgedeki dengeleri daha da karmaşık hale getiriyor.

Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER