İran’ın Yeraltı Füze Şehirleri Uydu Görüntüleriyle Gözler Önünde
ABD ve İsrail, İran'ın yeraltı füze şehirlerine odaklandı. Uydu görüntüleri, Şiraz ve İsfahan gibi bölgelerdeki tesis girişlerinin ve fırlatıcıların vurulduğunu gösteriyor. Operasyonlar, İran'ın füze kapasitesini yüzde 86 düşürdü.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik hava operasyonları, Tahran'ın onlarca yıldır koruduğu ve yeraltına taşıdığı stratejik "füze şehirlerini" ana hedef haline getirdi. Uzmanlar, İran'ın en gelişmiş füze sistemlerinin bu yeraltı tesislerinde saklı olabileceği görüşünde. Savaşın başlamasından bu yana İran, İsrail'e, ABD üslerine ve Basra Körfezi'ndeki hedeflere 500'den fazla füze fırlattı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın füze fırlatma kapasitesinin dört gün içinde yüzde 86 azaldığını bildirdi.
Şiraz yakınlarındaki bir tesiste, yeraltı depolama alanlarından çıkan mobil füze fırlatıcılarının vurulduğu uydu görüntülerinde tespit edildi. 2 Mart tarihli görüntüler, yıkılan bir fırlatıcının yakınında nitrik asit yakıtı sızıntısından kaynaklandığı düşünülen kırmızımsı bir toz bulutunu ortaya koydu. İsfahan yakınlarında ise, daha önce sağlam görünen bir füze fırlatıcısının, subsequent hava saldırıları sonucu oluşan büyük kraterlerle birlikte tesis girişlerinin çevresinde hedef alındığı belirlendi.
Kermanşah yakınlarındaki bir füze üssünün giriş yolları, Tebriz'in kuzeyindeki bir yeraltı üssünün tünel girişleri ise hava saldırılarıyla çöktü. Horgo, Hacıabad ve Jam kasabaları çevresindeki üç füze üssünün de saldırılardan hasar gördüğü uydu analizleriyle doğrulandı.
Uzmanlar, İran'ın "füze şehirleri" konseptinin en büyük zayıflığının, tesis girişlerinin ve altyapısının uydu görüntüleriyle kolayca belirlenebilmesi olduğunu belirtiyor. Eskiden mobil ve tespit edilmesi zor olan sistemler, artık daha sabit ve hedef alınabilir durumda. ABD ve İsrail'in keşif uçakları, bu üslerin üzerinde sürekli devriye gezerek hareketleri tespit edip ani saldırılar düzenliyor.
İran'ın binlerce kısa ve orta menzilli füzeye sahip olduğu ve bunların önemli bir kısmının hala yeraltı tesislerinde tutulduğu tahmin ediliyor. Tahran'ın en güçlü ve uzun menzilli füzelerini ise, rejimin varlığını tehdit eden ciddi bir durum ortaya çıkması halinde kullanmak üzere sakladığı düşünülüyor. İran'ın füze cephaneliğinin tam hacmi bilinmemekle birlikte, bu belirsizlik savaş alanında Tahran'ın elini güçlendiriyor. İranlı komutanlar, imha edilen füzelerin yerine yenilerini üretebileceklerini iddia etse de analistler, mobil fırlatıcı sistemlerinin yeniden üretiminin çok daha zorlu bir süreç olduğunu vurguluyor. Bu nedenle ABD ve İsrail'in, öncelikli olarak fırlatıcıları ve üs girişlerini hedef aldığı değerlendiriliyor.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER