İsrail cephesinden Türkiye ve İran eksenli yeni strateji tartışması

İsrailli araştırmacı Suzan Quitaz, İranlı Kürt grupların silahlandırılmasıyla bölgede yeni bir denge kurulabileceğini savundu. Türkiye ve İran'a karşı stratejik bir hamle olarak görülen bu iddialar, Orta Doğu'daki gerilimi yeniden tırmandıracak nitelikte tartışmalara yol açtı.

Bölgesel dengeleri değiştirecek iddia

Jerusalem Post gazetesinde yer alan analizde, İsrailli gazeteci ve Orta Doğu uzmanı Suzan Quitaz, İsrail'in İran'daki Kürt gruplara aktif destek vermesi gerektiğini öne sürdü. Bu stratejinin, bölgedeki İran ve Türkiye etkisini dengelemek için kritik bir adım olabileceği savunuluyor. Yunan medyasında da geniş yer bulan bu görüş, özellikle İran'da terör örgütü olarak tanımlanan Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) ile kurulacak bir ittifakın İsrail'in stratejik çıkarları için elzem olduğunu iddia ediyor.

Tarihsel iş birliği vurgusu

Analizde, İsrail ile İranlı Kürtler arasındaki gizli temasların 1960'lı yıllara dayandığı hatırlatılarak, mevcut durumda Tahran yönetiminin iç istikrarını sarsmak için bu grupların silahlandırılmasının bir seçenek olduğu ifade ediliyor. İran'ın kuzeybatısında yaşayan yaklaşık 15 milyon kişilik Kürt nüfusunun, İsrail'in bölgesel hedefleri açısından stratejik bir kaldıraç görevi görebileceği öngörülüyor.

Türkiye'ye yönelik sert söylemler

Yazıda Türkiye'nin İsrail'e karşı giderek sertleşen dış politikasına özel bir parantez açılıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bayram konuşmaları ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın NATO Zirvesi öncesindeki açıklamaları, Türkiye'nin İsrail karşıtı tutumunun somut göstergeleri olarak nitelendiriliyor. Tel Aviv Üniversitesi'nden Prof. Ofra Bengio'nun görüşlerine de yer verilen metinde, bölgede "ikinci bir İsrail" kurulacağı yönündeki iddiaların Yahudi karşıtlığını körüklemek amacıyla kullanıldığı savunuluyor. Yunan basını ise bu planın bölgedeki çatışma riskini ciddi oranda artırabileceği uyarısında bulunuyor. Söz konusu stratejinin hayata geçirilmesi durumunda, Türkiye ve İran'ın nasıl bir yanıt vereceği ise merak konusu. Özellikle Somali'deki askeri varlık ve Hürmüz Boğazı'ndaki son gelişmeler, bölgedeki güvenlik mimarisinin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. İsrail'in bu hamle arayışları, Orta Doğu'daki güç dengelerinin yeniden tanımlanması noktasında yeni bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Uluslararası gözlemciler, bu tür bir stratejinin bölgeyi daha büyük bir istikrarsızlığa sürükleyebileceği konusunda hemfikir görünüyor.

Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER