Keten Tohumu: Doğal Bir Kolesterol Düşürücü, Yoğurtla Etkisi Katlanıyor

Keten tohumu, omega-3 ve lif açısından zengin bir besin olarak öne çıkıyor. Öğütülmüş formda tüketildiğinde kolesterolü düşürmeye, kalp sağlığını desteklemeye, kan şekerini dengelemeye, sindirimi kolaylaştırmaya ve kilo kontrolüne yardımcı oluyor. Ayrıca cilt sağlığı, saç bakımı ve kanser riskini az

Sağlıklı bir yaşam sürdürmek ve vücudu hastalıklara karşı korumak için besin değeri yüksek gıdalardan yararlanmak büyük önem taşıyor. Bu noktada, güçlü bir omega-3 kaynağı olan keten tohumu, sindirim sisteminden kalp sağlığına kadar pek çok alanda fayda sağlıyor. Özellikle öğütülmüş formda tüketildiğinde, keten tohumu vücudun sağlık faydalarından tam olarak yararlanmasını sağlıyor. Çünkü bütün haldeki tohumlar sindirim sürecinde bütün kaldığı için içerdiği besin değerlerine erişim kısıtlı kalabiliyor. Öğütme işlemi, keten tohumunun dış kabuğunu parçalayarak omega-3 yağları ve lif içeriğinin vücut tarafından daha etkin emilimine olanak tanıyor. Günde bir ila iki yemek kaşığı öğütülmüş keten tohumu tüketimi, sindirim sistemini desteklemenin yanı sıra kalp sağlığını korumaya ve kan şekeri seviyelerini dengelemeye yardımcı oluyor.

OMEGA-3 VE KALP SAĞLIĞI KORUMASI

Öğütülmüş keten tohumunda bulunan bitkisel omega-3 kaynağı alfa-linolenik asit (ALA), kan damarlarını gevşetme özelliği sayesinde kötü kolesterol seviyelerinin düşürülmesine katkıda bulunuyor. Bu durum, kalp hastalığı riskini azaltıyor. Yapılan çalışmalar, yüksek lipid seviyelerine sahip bireylerin, tedavilerinin ilk üç ayında günde 30 gram keten tohumu takviyesi aldıklarında toplam kolesterollerinde yüzde 15, trigliseritlerinde ise yüzde 20 oranında azalma gözlemlediklerini ortaya koyuyor. Keten tohumunda bulunan lignanlar ise zayıf östrojen bileşikleri olarak işlev görerek kan damarlarındaki plak oluşumunu azaltmaya ve C-reaktif protein gibi inflamasyon belirteçlerini düşürmeye yardımcı oluyor.

DİYABET İÇİN KAN ŞEKERİ KONTROLÜ

Öğütülmüş keten tohumunun yüksek lif içeriği, karbonhidratların sindirimini yavaşlatarak kan şekeri seviyelerinin daha dengeli seyretmesine destek oluyor. Bağırsaklarda oluşan jel benzeri müsilaj, şekerlerin hapsedilmesine yardımcı olarak tip 2 diyabet hastalarında açlık glukoz seviyelerinde 8 hafta içinde 10-15 mg/dL'lik bir düşüş sağlayabiliyor. Araştırmalar, günde iki yemek kaşığı keten tohumu tüketen bireylerin insülin duyarlılıklarında yüzde 25'lik bir artış yaşadığını gösteriyor. Bu oran, bazı oral diyabet ilaçlarının olumlu etkilerine eşdeğer olmakla birlikte, herhangi bir olumsuz yan etki gözlenmiyor.

BAĞIRSAK SAĞLIĞI VE KOLAY SİNDİRİM

Öğütülmüş keten tohumunun bağırsak temizleme özellikleri, kabızlık sorunu yaşayan bireylere yardımcı oluyor ve bağırsak bakteri dengesini korumaya destek olan 2-3 gram lif içeriyor. Mukus oluşturan yapısı, bağırsak tahrişini yatıştırarak İrritabl Bağırsak Sendromu (IBS) hastalarına fayda sağlıyor ve dört haftalık tedavi süresince şişkinlik ve ağrı semptomlarında yüzde 30'luk bir azalmaya yol açabiliyor. Lifli gıdaların düzenli tüketimi, bağırsak hareketlerinin daha kolay olmasını sağlıyor, daha az zorlanma gerektiriyor ve müshil kullanım ihtiyacını azaltıyor. Prebiyotik lifler, hem kolon hem de bağırsak sağlığına fayda sağlayan kısa zincirli yağlar üreten yararlı bakteriler için besin kaynağı görevi görüyor.

KİLO KAYBI VE İŞTAH KONTROLÜ

Öğütülmüş keten tohumu, son öğünden sonraki birkaç saat boyunca ghrelin seviyelerini yüzde 20 oranında azaltarak açlık hissini kontrol etmeye yardımcı oluyor. Yapılan çalışmalar, günde 25 gram keten tohumunu yoğurt ile birlikte tüketen bireylerin günlük kalori alımlarını yüzde 15 oranında azalttığını ve bu durumun, herhangi bir diyet programı uygulamadan 12 hafta boyunca 1-2 kilogram kilo kaybına yol açabildiğini gösteriyor. Bu öğündeki yağ, protein ve lif kombinasyonu, kan şekeri seviyelerini dengede tutmaya yardımcı oluyor ve tatlı veya kızarmış yiyecekler yeme isteğini önleyebiliyor. Menopoz sonrası kadınlar, lignan alımı sonrasında yağ yakma metabolizma hızlarında hafif bir artış bekleyebilirler.

CİLT VE SAÇA FAYDALARI

Öğütülmüş keten tohumunda bulunan lignanlar, hormonal dengeyi sağlayarak akne ve kuru cilt problemlerinin kontrol altına alınmasına yardımcı oluyor. Bu bileşikler, akneye neden olan inflamasyon reaksiyonlarını azaltıyor. Altı hafta boyunca her gün 30 gram keten tohumu tüketen kadınlarda cilt sağlığında iyileşme gözlemleniyor ve vücudun sindirim sisteminde fitoöstrojenleri dönüştürmesi sayesinde sıcak basmalarında azalma yaşanıyor. Omega-3 yağ asitlerinin iç nemlendirme özellikleri, egzama ataklarını yüzde 40 oranında azaltabiliyor.

KANSER RİSKİNİ AZALTMAYA YARDIMCI

Araştırmalar, öğütülmüş keten tohumunun, meme ve prostat kanserine yol açabilen fazla östrojene karşı östrojen bağlayıcı görevi gören lignanlar içerdiğini ve bu sayede tümör büyümesinde yüzde 30'luk bir azalmaya katkı sağlayabileceğini gösteriyor. Erken evre prostat kanseri hastalarında PSA seviyelerinin yönetilmesine ve meme tümörü boyutlarının minimal düzeyde azaltılmasına yönelik çalışmalarda, günde 25 gram keten tohumu tüketen katılımcıların olumlu sonuçlar gösterdiği belirtiliyor. Lif alımıyla birlikte vücudun toksinleri ve kanserojenleri dışkı yoluyla daha hızlı atması da kanser riskini azaltan faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

KEMİK SAĞLIĞI DESTEĞİ

Öğütülmüş keten tohumu, içerdiği fitoöstrojenler sayesinde yaşlı kadınlarda kemik yoğunluğunu korumaya yardımcı oluyor. Bu bileşikler, östrojen benzeri etki göstererek daha iyi kalsiyum emilimi yoluyla osteoporoz geliştirme olasılığını azaltıyor. Vücudun D vitamini fonksiyonunu yerine getirmesi için gerekli olan magnezyum ve bor izlerini de barındıran keten tohumu, daha güçlü kemiklerin oluşumuna katkı sağlıyor. Menopoz sonrası kadınların bu takviyeyi kullanması durumunda, kullanmayanlara göre yılda yüzde 2-3 daha yüksek oranda kemik mineral yoğunluğu geliştirebileceği araştırmalarla destekleniyor. Hamilelik sırasında güneş ışığına maruz kalmanın da kemik sağlığını desteklediği biliniyor. Keten tohumu, D vitamini emilimini iyileştirmeye de yardımcı olabiliyor. Bu makale yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Makalede yer alan bilgilerin yanlış teşhislere yol açması durumunda ntv.com.tr sorumlu tutulamaz. Sağlığınızla ilgili herhangi bir endişenizde mutlaka bir sağlık profesyoneline danışmanız önerilir.

Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER