Körfez’de Savaş Rüzgarı: Suudi Arabistan ve BAE İran’a Karşı Cephe Açabilir
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sürerken, Suudi Arabistan ve BAE'nin savaşa katılmaya yaklaştığı iddia ediliyor. Veliaht Prens Selman'ın caydırıcılığı tesis etmek için askeri müdahaleye yakın olduğu belirtilirken, BAE de ekonomik önlemler alıyor.
Yaklaşık bir aydır süren ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, bölgedeki dengeleri değiştirme potansiyeli taşıyor. Amerikan basınının son iddialarına göre, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) savaşa dahil olma ihtimali giderek artıyor. Wall Street Journal'ın diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman, İran'ın caydırıcılığını kırmak için doğrudan saldırılara katılma kararına oldukça yaklaştı. Suudi Arabistan'ın savaşın başındaki tarafsızlık politikasını terk etme hazırlığı içinde olduğu belirtiliyor. Riyad yönetiminin, Kral Fahd Hava Üssü'nü operasyonlar için kullanıma açması bu gelişmenin en önemli göstergelerinden biri olarak görülüyor. İran'ın enerji altyapılarına ve başkent Riyad'a yönelik füze saldırıları sonrası, Veliaht Prens'in caydırıcılığı yeniden sağlamak adına askeri müdahalede bulunma eğiliminde olduğu öne sürülüyor. Suudi Dışişleri'nden gelen "sabrımız sınırsız değil" açıklaması da askeri bir adımın an meselesi olduğu yorumlarına yol açtı. BAE'de de benzer bir durumun söz konusu olduğu ve İran'a karşı ekonomik önlemlerin masada olduğu belirtiliyor. Dubai'deki İran Hastanesi ve İran Kulübü gibi kurumların kapatılması, Abu Dhabi yönetiminin İran'a ait milyarlarca dolarlık varlığı dondurma seçeneğini değerlendirmesi, Tahran ekonomisini hedef alan adımlar olarak öne çıkıyor. Varlık dondurma hamlesinin, İran'ın döviz ve küresel ticaret ağlarına erişimini ciddi şekilde kısıtlayarak ekonomisine büyük bir darbe vurması bekleniyor.
Gerilimin tırmanmasındaki en önemli nedenlerden biri olarak Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş ücreti alma hazırlığı gösteriliyor. Bu adımın, bölgedeki enerji akışını rehin alma girişimi olarak değerlendirilmesi, Körfez ülkeleri için kırmızı çizgi olarak kabul ediliyor. Kulislerde yer alan bilgilere göre, Körfez liderleri ABD Başkanı Trump ile yaptıkları görüşmelerde, İran'ın askeri kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılması için operasyonların derinleştirilmesini talep ediyor. Özellikle Katar'ın Ras Laffan tesislerine yönelik son saldırılar, bölge başkentlerinde "diplomatik çözüm" umutlarının tükendiği algısını güçlendirdi. Analistler, Körfez ülkelerinin ABD gibi güçlü bir müttefikin sert politikaları nedeniyle istemedikleri bir savaşın içine çekilme endişesi taşıdığını belirtiyor. Ancak, İran'ın enerji hatlarına ve stratejik geçiş noktalarına yönelik artan saldırıları, bölge ülkelerini artık kaçınılmaz bir seçim yapmaya zorluyor. Bu durum, bölgede yeni bir askeri gerilimin fitilini ateşleyebilir ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara neden olabilir.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER