Malatya’da Açlık Sınırı 36 Bin TL’yi Aştı: Vatandaşın Mutfağı Boş

Malatya'da açlık sınırı 36 bin TL'yi aşarken, vatandaşlar temel gıda maddelerine ulaşmakta güçlük çekiyor. 200 liranın alım gücünün kalmadığına dikkat çeken Malatyalılar, özellikle kırmızı et tüketiminin imkansız hale geldiğini belirtiyor. Emekliler ve serbest meslek sahipleri de artan fiyatlar karş

Ekonomik zorluklar Malatya'da hayatı olumsuz etkiliyor. Vatandaşlar, en büyük banknot olan 200 liranın alım gücünün kalmadığını belirtiyor. Bir Malatyalı, "Bugün bir arkadaşımızla çay içmeye kalksak 100 lira gidiyor. Temel gıda maliyetlerini düşündüğümüzde 36 bin liranın mutfak için bile yetersiz kalabileceği bir dönemdeyiz" diyerek artan fiyatlara dikkat çekti.

Araştırmada ortaya konan 36 bin liralık açlık sınırının, halkın gerçek harcamalarıyla uyuşmadığı görülüyor. Pek çok Malatyalı, aylık mutfak giderlerinin bu rakamın çok altında kaldığını, bunun bir tercih değil, zorunluluk olduğunu dile getiriyor. Aylık mutfak alışverişi için 12-13 bin lira ayırabildiğini belirten bir vatandaşın yanı sıra, köyde yaşayanların bile temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiği anlaşılıyor.

Beslenme alışkanlıkları da değişmiş durumda. Temel gıdalara erişim kısıtlanırken, özellikle kırmızı et tüketimi neredeyse imkansız hale gelmiş. "Mecburiyetten yanından geçiyoruz" diyen Malatyalılar, ya çok nadir et alabildiklerini ya da sofralarına hiç et sokamadıklarını ifade ederek beslenme kalitelerindeki düşüşü vurguluyor.

Ekonomik daralma, serbest meslek sahiplerini de etkiliyor. Boyacılıkla geçimini sağlayan bir vatandaş, haftalık ancak 500 lira ayırabildiğini belirterek, "Çalıştığım bölgedeki esnafın desteği olmasa mutfak masraflarını karşılamam olanaksız. 56 yaşındayım, bu yaşa kadar düzgün bir kahvaltı sofrası görmedim" sözleriyle durumu özetliyor.

Emekli maaşıyla geçinmeye çalışanlar için 36 bin liralık rakam hayal. Mutfak için harcayacak bir bütçe kalmadığını söyleyen emekliler, temel ihtiyaçlarından kısmak zorunda kaldıklarını belirtiyor. Malatya sokaklarındaki genel kanı, artan enflasyon karşısında gelirlerin eridiği ve pazar alışverişlerinin günü kurtarmak adına kısıtlı imkanlarla yapıldığı yönünde.

Fotoğraf: ER TV