Malatya’da Toptaş Efsanesi: Kibirin Merhamete, Sivri Kayaların Yuvarlaklığa Dönüştüğü Kadim Gelenek

Malatya'nın Battalgazi ilçesindeki Toptaş Mahallesi'nde yeniden gündeme gelen Toptaş Efsanesi, Anadolu'nun köklü misafirperverlik geleneğini anlatıyor. Meydandaki 12 taşın, ihtiyaç sahiplerine yardım eden varlıklı aileleri temsil ettiği, bir zenginin kibirinden vazgeçerek iyilik yoluna döndüğü bu hi

Anadolu topraklarının kadim misafirperverlik geleneğini günümüze taşıyan Toptaş Efsanesi, Malatya'nın Battalgazi ilçesindeki Toptaş Mahallesi'nde yeniden canlandı. Mahallenin adını da aldığı bu efsane, asırlar öncesinden sessiz bir iyilik organizasyonunun hikayesini anlatıyor.

Tarihi Toptaş Camii'nin yanındaki meydanda yer alan 12 yuvarlak taş, bir zamanlar mahallenin varlıklı ailelerini temsil ediyordu. Bu taşlar, dışarıdan gelen ve yolda kalmış yolcular için bir davet niteliğindeydi. Kim bir taşa oturursa, o taşın temsil ettiği aile misafiri evine davet etmek, en iyi şekilde ağırlamak ve sofrasını paylaşmakla yükümlüydü. Bu sistem sayesinde, şehre gelen hiçbir yabancı aç veya dışarıda kalmıyordu.

Efsaneye göre, bu paylaşım yarışına katılmak istemeyen ancak misafir ağırlamaktan kaçınan bir zengin, kimsenin kendi taşına oturmaması için oraya sivri bir taş yerleştirir. Ancak bir gün, yorgun bir fakir, bu sivri taşa yaslanarak dinlenir. Zengin adam, misafirini evine davet edip görkemli bir sofra kurar. Ancak fakirin, "Sadece bir tabak yemeğe talibim, bunca masrafa ve israfa gerek yok" demesi, zengin adamın kibrini yerle bir eder. Pişmanlık duyan adam, ertesi gün sivri taşı kaldırıp yerine herkesin rahatça oturabileceği yuvarlak bir 'toptaş' koyar.

Bu geleneğin 12 kardeş tarafından başlatıldığına dair bir başka rivayet de bulunuyor. Günümüzde Toptaş Mahallesi'nde, bu manevi mirasın fiziksel izleri hala görülebiliyor. O dönemden kalan 12 taştan 10'u hala yerinde durarak tarihe tanıklık ediyor. Battalgazi'deki Toptaş Camii ve çevresi, Anadolu'nun paylaşma kültürünü anlamak isteyenler için önemli bir durak olmaya devam ediyor. Bu efsane, zor zamanlarda bile komşuluk ve yardımlaşma ruhunun ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor.

Fotoğraf: ER TV