Malatya’nın Kaybolan Sözcükleri: Kültürel Bellek Tehlikede
Malatya'nın zengin sözlü kültürü, gündelik hayatta kullanılan özgün kelimeler ve samimi dualar yeni nesiller tarafından unutulmakla karşı karşıya. Mutfak, ev ve sosyal ilişkilerde kullanılan 'çömçe', 'kemis', 'mişmiş', 'evcuman' gibi kelimeler ile 'Su gibi aziz olasın' gibi dualar kaybolma tehlikesi
Malatya'nın eski gündelik yaşamında sıkça kullanılan, tarlada ve evde yankılanan köklü kelimeler günümüzde yalnızca yaşlı kuşakların anılarında yer buluyor. Bölge insanının karakterini ve samimiyetini yansıtan bu özel ifadeler, yeni nesillerin yabancılaşmasıyla kaybolma riski taşıyor.
Malatya ağzı, sadece bir konuşma biçimi olmanın ötesinde, coğrafyanın yaşam tarzının sözlü bir arşivi niteliğinde. Eskiden her evde yaygın olan ancak günümüzde duyulması zorlaşan bazı kelimeler şunlar: Mutfak kültüründe kepçeye 'çömçe', süzgece 'kemis', kovaya 'sitil', leğene 'teşt' deniliyor. Sebzelerden kayısıya 'mişmiş', havuca 'pirçekli', mısıra ise 'gilgil' ismi veriliyordu. Evin bölümlerini tanımlayan 'arastah' (tavan), 'ayakçah' (merdiven), 'hizına' (kiler) gibi terimler, Malatya mimarisinin dile yansıyan izleriydi. Sosyal ilişkilerde dürüstlüğü ifade eden 'evcuman' veya şaka anlamına gelen 'yalenlik' gibi sözler, yerel iletişimin temel taşlarıydı.
Malatya'nın sözlü kültüründe dualar, insan ilişkilerinin kalitesini gösteren zarif unsurlar arasında yer alıyor. Toplumsal dayanışmayı ve iyi niyeti temsil eden bu yakarışlar, gündelik hayatın her anına yayılmıştı. 'Su gibi aziz olasın', 'Gadan alam, hanen şen ola', 'Kara gün görmeyesin', 'Tuttuğun taş altın ola' gibi deyimler, Malatya insanının birbirine olan içten bağlılığını ve en zor anlardaki umudunu simgeliyordu.
Uzmanlar, teknolojik gelişmeler, yoğun göç ve sosyal yapının değişimiyle birlikte bu zengin dil mirasının sessizliğe gömüldüğüne dikkat çekiyor. Dilin sadece bir iletişim aracı olmadığını, bir şehrin kimliğini temsil ettiğini belirten araştırmacılar, Malatya'ya özgü bu duaların ve kelimelerin kayıt altına alınarak gelecek nesillere aktarılmasının önemini vurguluyor. Bu kültürel hazinenin korunması, Malatya'nın geçmişiyle geleceği arasındaki bağın devamı için kritik bir adım olarak görülüyor.
Fotoğraf: ER TV