MSB’den Gürcistan’da Düşen C-130 Uçağı Hakkında Ön Rapor: Patlayıcı İzine Rastlanmadı
Milli Savunma Bakanlığı, Gürcistan'da düşen C-130 uçağıyla ilgili ön raporunu paylaştı. Uçak enkazında patlayıcı madde artığı bulunmadığı bildirildi. Teknik incelemelerin devam ettiği belirtilirken, olası nedenler üzerinde duruldu. Ayrıca, Mavi Vatan-2026 Tatbikatı'ndaki AKYA torpido atışı, Suriye'd
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) faaliyetlerine ilişkin haftalık bilgilendirme toplantısını, Mavi Vatan-2026 Tatbikatı’nın fiilî atış safhası nedeniyle TCG Anadolu gemisinde gerçekleştirdi. Toplantıda, Gürcistan'da düşen C-130 uçağının ön raporu kamuoyu ile paylaşıldı. Rapora göre, uçak enkazından alınan numunelerde patlayıcı madde artığına rastlanmadığı bildirildi.
MSB tarafından yapılan açıklamada, 11 Kasım 2025 tarihinde meydana gelen kaza-kırım sonrası Hava Kuvvetleri Komutanlığı koordinasyonunda başlatılan teknik inceleme heyeti faaliyetlerinin, hem Gürcistan'daki enkaz alanında hem de enkazın getirildiği 2’nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü Kayseri tesislerinde aralıksız sürdürüldüğü belirtildi. Detaylı incelemelerin 1’nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü Eskişehir, 12’nci Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanlığı, TUSAŞ, MKE ve Jandarma Genel Komutanlığı gibi ilgili uzman birimlerle koordineli olarak yürütüldüğü kaydedildi.
UÇUŞ VERİ KAYIT CİHAZI İNCELEMESİ:
Uçuş Veri Kayıt Cihazı (Flight Data Recorder / FDR) kayıtlarının incelenmesi sonucunda, kaza anına kadar uçuş ekibinin konuşmalarında ve uçağın sistemlerinde herhangi bir aksaklık tespit edilmediği, her şeyin normal devam ettiği anlaşıldı. Olayın ani geliştiği, uçak kuyruk konisi bölgesinin gövdeden ayrılmasıyla FDR'a ait güç ve veri kablolarının kopması sonucu kaydın sonlandığı belirtildi. Bu nedenle, kayıt cihazında kazayı aydınlatacak ek veri bulunmadığı tespit edildi.
UÇAĞIN MOTOR VE PERVANE SİSTEMLERİNE AİT TEKNİK İNCELEME:
Uçağın motorları ve pervaneleri üzerinde yapılan detaylı incelemeler, motor ve pervanelerin kaza anına kadar sorunsuz çalıştığını gösterdi. Pervane kopmasından kaynaklı uçak gövdesinde hasar oluştuğuna dair bir bulguya rastlanmadığı ifade edildi.
PATLAYICI MADDE İNCELEMELERİ:
Jandarma Kriminal Başkanlığı tarafından uçak enkazından alınan numuneler üzerinde yapılan incelemelerde, içeriden ve dışarıdan herhangi bir patlayıcı madde artığı tespit edilmediği açıklandı.
MALZEMELERDEKİ YAPISAL HASAR:
Uçak enkazından alınan parçalar üzerindeki yapısal hasar ve izlere yönelik metalurjik incelemeler ve analizler detaylı olarak devam ediyor. Malzemelerde tespit edilen kırık-kesit analizlerinin raporlanması beklenirken, mevcut bulgulara göre kırılmaların yorulma kaynaklı başlamadığı, ancak çekme testlerinde malzemelerin gevrek yorgunluk davranışı sergilediği gözlemlendi.
BASINDA ÇIKAN HABERLER:
Basında yer alan azot tüpüyle ilgili haberlerin gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Gerçekte, uçakta yangın söndürme amacıyla kullanılan yanıcı/patlayıcı olmayan Halon Gazı içeren, uçak içinde sabitlenmiş iki adet 19 kilogramlık yangın tüpünün bulunduğu ve bu tüplerin uçak enkazında sağlam bir şekilde, herhangi bir çarpma izi olmaksızın bulunduğu tespit edildi.
MUHTEMEL SEBEPLER:
Yapılan değerlendirmelere göre, her iki kanadın üst kısmında bulunan dingilerden birinin, yanıcı/patlayıcı olmayan CO2 gazı ile dolu tüpüyle birlikte yuvasından çıkarak uçağın sol kuyruk-gövde kısmına temas etmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Bu temasın ardından dinginin dikey stabilizeyi kavraması ve tüpün vurmasıyla gövdeye, dikey ve yatay stabilizeye yapısal hasar vermiş olabileceği, bunun da uçağın düşmesine yol açmış olabileceği değerlendiriliyor. Bu bulgulara yönelik metalurjik ve teknik incelemeler laboratuvarlarda sürdürülüyor. Halkın ve kamuoyunun resmi açıklamalar dışındaki provokatif söylemlere itibar etmemesi önemle vurgulandı. İlgili süreçlerin tamamlanmasının ardından hazırlanacak nihai raporun şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılacağı kaydedildi.
MAVİ VATAN'DA GÖVDE GÖSTERİSİ: AKYA İLK KEZ ATEŞLENDİ
Bakanlık kaynaklarından alınan bilgilere göre, Karadeniz, Ege ve Doğu Akdeniz'de eş zamanlı olarak icra edilen Mavi Vatan-2026 Tatbikatı başarıyla devam ediyor. Deniz Kuvvetleri'nin yanı sıra Kara, Hava ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarından toplam 120 gemi, 50 hava aracı ve 15 bin personelin katıldığı tatbikatta önemli bir ilk gerçekleştirildi. Milli üretim "AKYA Ağır Sınıf Harp Torpidosu", Sakarya denizaltısından ilk kez ateşlenerek hedefini başarıyla vurdu.
SURIYE'DE 768 KİLOMETRELİK TÜNEL İMHA EDİLDİ
TSK'nın terörü kaynağında kurutma stratejisi kapsamında yürüttüğü operasyonlarda son bir haftada 10 PKK'lı terörist teslim oldu. Suriye harekat alanlarında yürütülen titiz çalışmalar neticesinde, Menbiç bölgesinde imha edilen yeni tünellerle birlikte, bugüne kadar etkisiz hale getirilen toplam tünel uzunluğunun 768 kilometreye ulaştığı bildirildi.
HUDUTLARDA GEÇİŞE İZİN YOK
Hudut güvenliğine yönelik yürütülen kesintisiz faaliyetler kapsamında, son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 127 şahıs yakalandı. Bu şahıslardan 2'sinin terör örgütü mensubu olduğu belirlendi. 1.095 şahıs ise hududu geçemeden engellendi. Yılbaşından bu yana yakalananların sayısı 1.822'ye, engellenenlerin sayısı ise 19 bin 992'ye ulaştı.
SAVUNMA SANAYİİNDE YENİ TESLİMATLAR: TB-3 ENVANTERDE
Bakanlık, yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin TSK envanterine girmeye devam ettiğini müjdeledi. Bu kapsamda, TB-3 SİHA ile elektronik devreli EYP düzeneklerini tespit sistemleri ilk kez Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine alındı. Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesine ise Aksungur, Akıncı İHA'lar ve CATS Elektro-Optik sistemlerinin kabul faaliyetleri tamamlandı. "Yeni Tip Çıkarma Gemisi Projesi" kapsamında ikinci gemi hizmete alınırken, üçüncü geminin test sürecine geçildi.
BÖLGESEL BARIŞ VE SOMALİ MİSYONU
Dış ilişkiler ve uluslararası görevler kapsamında, Somali Deniz Görev Grubu'nun (TCG Gaziantep, TCG Bayraktar, TCG Bartın ve TCG Yzb. Güngör Durmuş) Çağrı Bey Sondaj Gemisi ile birlikte 10 Nisan'da Mogadişu'ya ulaşmasının planlandığı açıklandı. İsrail'in Gazze ve Lübnan'a yönelik saldırıları sürerken, bölgedeki tansiyonun yükselmesi endişe verici boyutlara ulaşmıştır.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER