Nöroloji Uzmanından Beyni Gençleştiren Beslenme ve Yaşam Önerileri
Nöroloji Uzmanı Dr. Bruce Mayerson, beyni genç tutmanın ve hafızayı diri tutmanın yollarını anlattı. Akdeniz diyeti, kaliteli uyku, düzenli egzersiz, sosyal bağlar ve zihinsel aktivitelerin beyin sağlığı üzerindeki olumlu etkileri vurgulanıyor. Kırmızı et tüketimi, kuruyemişlerin önemi ve kask kulla
Beyin sağlığını korumak ve hafızayı güçlü tutmak, yaşlanma sürecini olumlu etkileyen önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Bruce Mayerson, beynin genç kalmasına yardımcı olacak altı temel yaşam alışkanlığını sıraladı. Yoğun yaşam temposu, stres ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları beyin sağlığını tehdit ederken, düzenli uyku, dengeli beslenme ve zihinsel aktiviteler hafıza kaybı ve nörolojik hastalıklara karşı etkili bir kalkan oluşturuyor.
Mayerson'ın önerdiği beslenme düzeni Akdeniz tipi diyeti üzerine kurulu. Bu beslenme biçimi, meyve, sebze, tam tahıllar, baklagiller, kuruyemişler ve zeytinyağını bolca içeriyor. Özellikle kuruyemişler, kalp sağlığına iyi gelen doymamış yağlar, bitkisel protein, lif, vitamin ve mineraller açısından zengin olmaları nedeniyle beyin sağlığı için büyük önem taşıyor. Kaju, badem ve yer fıstığı gibi kuruyemişler, beyin fonksiyonlarını desteklemede öne çıkıyor. Akdeniz diyeti aynı zamanda işlenmiş gıdalar, beyaz ekmek, rafine tahıllar, sağlıksız yağlar, ilave şekerler, alkol ve kırmızı et tüketimini sınırlamayı hedefliyor. Dr. Mayerson, kırmızı etin iyi bir protein kaynağı olmasına rağmen yüksek yağ içeriği nedeniyle ölçülü tüketilmesi gerektiğini belirtiyor. Tavuk ve kümes hayvanları gibi daha az yağlı protein kaynaklarının tercih edilmesi, özellikle kolesterol sorunu yaşayanlar için daha uygun bir seçenek olarak görülüyor.
Beyin sağlığı için olmazsa olmazlardan biri de kaliteli uyku. REM uykusu, beynin yeni bilgileri işlemesi, bilgileri depolaması ve duygusal deneyimleri düzenlemesi açısından kritik rol oynuyor. Yetişkinler için günde 7-9 saat uyku önerilirken, yaşa göre uyku ihtiyacı farklılık gösteriyor. Bebekler ve küçük çocuklar daha uzun süre uyumaya ihtiyaç duyarken, gençler ve yetişkinlerin uyku gereksinimleri daha azdır.
Sosyal bağların güçlü olması ve iyimser bir bakış açısı da beyin yaşlanmasını yavaşlatan önemli faktörler arasında yer alıyor. Florida Üniversitesi'nde yapılan bir araştırma, iyimserliğin, düzenli uykunun, stres yönetiminin ve güçlü sosyal ilişkilerin yaşlanma karşıtı etkiler yarattığını gösteriyor. Dr. Mayerson, iyimserliğin ve etkili stres yönetiminin beyin yaşlanmasını yavaşlattığını, sosyal bağların ise özellikle yaş ilerledikçe beyin sağlığını desteklediğini vurguluyor.
Fiziksel aktivite, genel vücut sağlığının yanı sıra beyin sağlığı için de büyük önem taşıyor. Düzenli egzersiz, beyne giden kan akışını artırarak yeni beyin hücrelerinin oluşumunu destekliyor, beynin plastisitesini geliştiriyor, hafızayı güçlendiriyor ve bilişsel gerilemeyi azaltıyor. Spor salonunda yoğun egzersiz yapma zorunluluğu bulunmuyor; tempolu yürüyüş gibi aerobik aktiviteler de beyin için son derece faydalı. Mayerson, günlük bir yürüyüş hedefi belirlemenin ve bu hedefe düzenli olarak ulaşmanın bir rutin oluşturarak beyin sağlığını desteklediğini ifade ediyor.
Zihni aktif tutmak da bilişsel fonksiyonları korumak için kritik. Haberleri takip etmek, bulmacalar çözmek veya kelime oyunları oynamak zihni meşgul ederek bunama riskini azaltabiliyor. Ancak Dr. Mayerson, bulmaca çözme gibi aktivitelerin tek başına bunama hastalığı üzerinde dramatik bir etki yaratmayabileceğini, ancak zihni sürekli çalıştırmanın genel bilişsel sağlığa katkı sağladığını belirtiyor.
Son olarak, başı korumak beyin sağlığı açısından hayati önem taşıyor. Bisiklet ve scooter gibi araçları kullanırken kask takmak, olası travmatik beyin hasarlarını önlemek için alınabilecek en önemli önlemlerden biri olarak öne çıkıyor. Hızlı gidilmese bile meydana gelebilecek kazalarda ciddi beyin hasarı riski bulunduğuna dikkat çekiliyor. Bu nedenle, kask kullanımının önemi üzerinde duruluyor.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER