Taliban Baskısına Rağmen Sesini Yükselten Radyo Begüm

Taliban rejiminin baskılarına rağmen Afganistan'da kadın haklarını savunan Radyo Begüm, yayınlarını sürdürüyor. Kurucusu Hamida Aman, radyonun karşılaştığı zorlukları ve kadınlar için mücadele etme kararlılığını dile getiriyor. Begüm TV ile de bu mücadeleyi uluslararası alana taşıyor.

Afganistan'da Taliban yönetiminin kadın hakları üzerindeki baskılarının arttığı bir dönemde, kadınların sesi olmayı sürdüren Radyo Begüm, zorluklara rağmen yayınlarına devam ediyor. Radyonun kurucusu Hamida Aman, karşılaştıkları güçlükleri ve mücadelelerini NTV'den Derya Acemoğlu'na aktardı.

Taliban'ın yönetimi ele geçirmesinin ardından Afganistan'da kadınlar, eğitimden seyahate, kamusal alanda konuşmaktan sosyal yaşama kadar pek çok alanda ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya kaldı. Bu karanlık tablonun ortasında Radyo Begüm, kadınlara umut ışığı olmaya çalışıyor. Afgan gazeteci Hamida Aman tarafından 8 Mart 2021'de, Dünya Kadınlar Günü'nde kurulan radyo, Taliban'ın iktidara gelmesinden sadece altı ay önce yayın hayatına başlamıştı.

Hamida Aman, o dönemi şu sözlerle anlatıyor: "Kurulduğumuzda kadınlara yönelik pek çok medya kuruluşu vardı. Begüm de bunlardan biriydi ancak Ağustos 2021'den sonra yalnız kaldık. Başlangıçta genel içerikli, müzik yayınları yapan, milletvekilleri, siyasetçiler, iş insanları ve aktivistleri ağırlayan bir istasyonduk. Ancak Taliban yönetimi devraldıktan sonra bu tür programlar sona erdi. Müziği durdurmak zorunda kaldık ve kimse Radyo Begüm'e röportaj vermek istemedi."

Bugün Radyo Begüm, 50'si kadın olmak üzere 80 kişilik bir ekiple yayınlarını sürdürüyor. Günde altı saat yayın yapabilen radyonun sesi, Afganistan'ın 34 eyaletinden 12'sine ulaşabiliyor. Yaklaşık 6 milyon dinleyici kitlesine sahip olan radyo için, yayınlarını sürdürebildikleri her gün büyük bir zafer anlamına geliyor.

Aman, Taliban yönetiminin getirdiği yeni kurallara uyum sağlamak zorunda kaldıklarını belirtiyor: "Rejim değiştikten sonra uyum sağlamamız gereken yeni kısıtlamalar ve kurallar geldi. Örneğin, artık müzik ve eğlence yoktu. Radyo Begüm olarak bu duruma ayak uydurmak zorunda kaldık. Siyasete kesinlikle girmeme kararı aldık. Böylece tamamen kadınlara adanmış ve onlara hizmet sunan bir radyo istasyonu haline geldik. Kadınlara günlük mücadelelerinde destek veriyor, eğitim ve sağlık programları sunuyoruz. Afganistan'da faaliyetlerimize devam edebilmek için bu kuralları kabul etmek zorundaydık."

Yeni düzenlemeler, çalışma ortamında da belirgin değişikliklere yol açmış: "İş yerinde erkeklerin ve kadınların birbirinden ayrılması gerekiyordu. Kamera karşısına çıkıyorsak, kadın gazetecilerin maske takması zorunlu hale geldi. Erkek meslektaşlarımızla her türlü etkileşimi kesmek zorundayız; yani aynı stüdyoda bir kadın ve bir erkeğin olduğu hiçbir kaydı yapamıyoruz. Bir kadın bir erkekle röportaj yapamaz. Eğlence programları yapamıyoruz. Sonuç olarak uyum sağlamak ve kendi yolumuzu bulmak zorundaydık. Hayatta kaldığımız her gün bizim için bir çeşit zafer."

Hamida Aman, 2024 yılında karanlığa bir adım daha atarak Paris'te Begüm TV'yi kurdu. Kabil'den kilometrelerce uzakta, uydu aracılığıyla Afganistan'a ulaşan bu televizyon kanalının çalışanları, ülkelerinden kaçmak zorunda kalan Afgan kadınlardan oluşuyor. Aman, Begüm TV'yi şu şekilde tanımlıyor: "Bu, Radyo Begüm ile aynı yayın çizgisine sahip, kadınlar tarafından kadınlar için yönetilen bir televizyon kanalı. Ancak daha fazla özgürlüğe sahibiz çünkü Paris'ten yayın yapıyoruz. Afganistan'da sahip olabileceğimizden çok daha fazla ifade özgürlüğümüz var. Begüm TV, Afganistan'da yasaklanan eğlence programlarını, müziği ve dizileri yayınlayabiliyor. Eğer bir gün Afganistan'da sesimiz kesilirse, kapatılırsak, en azından mücadeleyi sürdürecek bir televizyon kanalımız var."

Afganistan'da doğup İsviçre'de büyüyen Hamida Aman, gelecek için umudunu koruyor: "Karanlıkta olanlar için ben umut beslemezsem, onlara kim yardım edecek? Bunu yapmak zorundayız. Afganistan'da hiçbir şey kalıcı değildir. İyi şeyler de, kötü şeyler de... Maalesef iyi şeylerin bir sonu oluyor. Ama şimdi, bu durumun da kalıcı olmayacağından eminim. Rejimin değiştiği ve okulların tekrar açıldığı gün, kız çocuklarının okula dönmeye hazır olmalarını istiyorum. Bir kadın, bir anne ve bir Afgan olarak onlara yardım etmek benim görevim; çünkü bu kız çocuklarının hepsi benim kızlarım, benim çocuklarım. İşte bu yüzden, bu adaletsizliğe karşı elimden geldiğince her zaman savaşacağım."

Kurduğu radyoya anneannesinin adını veren Hamida Aman, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için de bir mesaj paylaştı: "Lütfen Afganistan'daki kız kardeşlerimizi unutmayın. Özellikle de Türk kız kardeşlerim; hepimiz aynı kültürden geliyoruz, aynı dine mensubuz. Lütfen insanların bu dini yanlış yorumlamasına ve din adına kadınları karanlığa hapsetmesine izin vermeyin. Lütfen yanımızda durun; Afgan kadınlarını ve dünyanın dört bir yanında acı çeken tüm kadınları unutmayın."

Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER