Tarihi Faytonculuk Zanaatı Usta Eksikliğinden Yok Olma Tehlikesinde
Bir dönemin gözde ulaşım aracı faytonlar, usta yetiştirilememesi nedeniyle tarihe karışma tehlikesi yaşıyor. Marangozluk gibi görünen bu zanaat, aslında yüksek mühendislik bilgisi gerektiriyor. İzmir, Akhisar ve Büyükada'daki atölyeler kapanma riskiyle yüzleşirken, ustalar nal seslerinin terapi edic
Bir zamanların popüler ulaşım aracı olan faytonlar, usta yetiştirilememesi nedeniyle tarihe karışma tehlikesiyle karşı karşıya. Türkiye'de bu zanaatı sürdüren usta sayısı oldukça azalmış durumda. Faytonculuk, dışarıdan basit bir marangozluk işi gibi görünse de aslında yüksek mühendislik bilgisi gerektiriyor. Günümüz araç teknolojisinin temellerini oluşturan teknik detaylar, bu zanaatı benzersiz kılıyor. Faytonların gövdesinde darbe emici özelliğiyle bilinen dişbudak ağacı kullanılırken, tekerlek parmaklarında yüksek dirence sahip gürgen ağacı tercih ediliyor. Bu sayede doğal bir süspansiyon sistemi oluşturuluyor.
İzmir, Akhisar ve Büyükada gibi bölgelerdeki son fayton atölyeleri de kapanma riski taşıyor. Bu durumun temel sebebi olarak çırak yetişmemesi gösteriliyor. Ustalar, faytonculuğun sadece araç üretimi olmadığını, aynı zamanda ahşap, demir ve derinin binlerce yıllık uyumunu yaşatan bir zanaat olduğunu vurguluyor. Ayrıca, faytonların sadece bir ulaşım aracı olarak değil, atların doğada koşarken çıkardığı nal seslerinin dinlendirici ve terapi edici etkisiyle de değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyorlar. Bu seslerin insanları stresten uzaklaştırarak ruhsal bir rahatlama sağladığına dikkat çekiliyor.
At arabacılığı ve atçılıkla çocukluğundan beri iç içe olan ve bu mesleği babasından miras aldığını belirten Cem Kara Osman, faytonların özel üretimi ve tamiriyle yakından ilgilendiğini ifade etti. Zaman zaman hayvanseverlerin tepkisiyle karşılaştıklarını, ancak bunun bilgi eksikliğinden kaynaklanan önyargılı bir yaklaşım olduğunu söyledi. Atları tamamen doğalarına ve kullanım amaçlarına uygun bir şekilde değerlendirdiklerini belirtti.
Fayton yapım mesleğinin giderek tehlikeye girdiğini aktaran Osman, Türkiye genelinde bu işi yapabilecek usta sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini dile getirdi. Yeni neslin bu mesleğe ilgi göstermediğini, geleneksel üretim süreci nedeniyle ciddi bir tecrübe birikimi gerektiğini vurguladı. Yaklaşık yirmi yıl önce Türkiye'den dünyanın dört bir yanına fayton ihraç edildiğini hatırlatan Osman, zamanla talebin düşmesiyle bu üretimin durma noktasına geldiğini ve mesleği devralacak yeni bir neslin yetişmediğini sözlerine ekledi.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER