Teknolojinin Gölgesinde Bir Zanaat: Saat Ustası Ali Yardımcı Mesleğini Evinde Yaşatıyor

Hatay'da yaşayan 60 yaşındaki saat ustası Ali Yardımcı, 13 yaşında başladığı mesleğini 35 yıl iş yerinde sürdürdükten sonra, teknolojinin etkisiyle dükkanını kapatıp evinde devam ettiriyor. Sabır ve el becerisi gerektiren zanaatını hobi olarak yaşatan Yardımcı, mesleğinin inceliklerini ve teknolojiy

Hatay'ın Antakya ilçesi Kuzeytepe Mahallesi'nde yaşayan 60 yaşındaki saat ustası Ali Yardımcı, teknolojiye yenik düşen mesleğini 12 yıldır evinin bir köşesinde yaşatmaya devam ediyor. 13 yaşında bir saatçinin vitrininden etkilenerek bu zanaata gönül veren Yardımcı, tam 35 yıl boyunca kendi dükkanında yüzlerce saatin ömrünü uzattı. Ancak gelişen teknolojiyle birlikte kol saatlerinin kullanımının azalması ve cep telefonlarının yaygınlaşması, mesleğin geleceğini belirsizliğe sürükledi. Bu durum karşısında çareyi dükkanını kapatmakta bulan Yardımcı, mesleğine olan tutkusunu evine taşıdı.

Bugün 12 yıldır evinde kurduğu küçük bir tezgahta saat tamirciliğine devam eden Yardımcı, çoğunlukla pil değişimi gibi basit işlemlerle uğraşıyor. Mesleğinin artık eskisi kadar yoğun olmadığını belirten Yardımcı, "Şu an hobi olarak devam ediyorum ve evde yapıyorum. Tanıdıklara, arkadaşlara ve denk gelirse bazen müşterilere de yardımcı oluyorum. Genelde pilleri bitmiş saatlerin pillerini değiştiriyorum. Artık eskisi kadar ağırlık veremiyorum çünkü saatçilik tam bir sabır işi ve ellerin hiç titrememesi lazım" ifadelerini kullandı.

Saatçiliğin sabır, keskin gözler ve titremeyen eller gerektiren zorlu bir zanaat olduğunu vurgulayan Ali Yardımcı, "Bu işi yapacak kişi, her şeyden önce sabırlı olacak. Gözleri keskin, elleri düzgün olacak. İnsan bir tozu bile görmeli. Eğer o tozu görmezsen, o incecik dişliler arasına bir şey kaçtığı vakit o saati iki üç defa söküp takmak zorunda kalırsın. Eskiden işler çok iyiydi; gece on ikilere kadar saat tamir ederdik. Ama şimdi her şey dijital üzerine, çip üzerine kurulu. Mesleği bırakmamın asıl sebebi, bulunduğumuz yerdeki kiraların çok pahalanmasıydı. Bir yandan Çin malı saatler çıktı, bir yandan telefonlar hayatımıza girdi. Telefonlar çıkınca hem çalar saat vazifesi gördü hem de saati gösterdi; haliyle mesleğimiz zayıfladı. Yine de söylüyorum; bu işte en büyük kural sabırdır. Sabırlı değilsen bu işi yapamazsın" şeklinde konuştu. Yardımcı, deprem felaketinin de hayatlarında ve mesleğinde derin izler bıraktığını dile getirerek, zorlu koşullara rağmen zanaatını yaşatmaya çalıştığını belirtti.

Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER