44,8950$% 0.23
52,8913€% -0.09
6.965,35%1,07
11.308,00%0,75
45.130,00%0,75
4.829,68%0,85
14.587,93%2,72
฿%
Ξ%
$%
16:13
Haziran 2025’te yaşanan 12 günlük savaşın ardından sekiz ay geçti ve İran, bir kez daha Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail’in hedefi haline geldi. İsrail ve ABD, en önemli hedeflerinden biri olan İran dini lideri Ali Hamaney’in öldürüldüğünü duyurdu. İsrail ve ABD, Hamaney’in öldürüldüğünü iddia ederken, Tahran yönetimi dini liderin “güvende” olduğunu savunuyor. Onlarca yıldır İran siyasetine yön veren Hamaney, ülkenin dini lideri olarak son sözü söyleyen isim konumunda. ABD Başkanı Donald Trump’ı “Tarihin en kötü insanlarından biri” olarak nitelendiren ve Trump’ın öldüğünü iddia eden Hamaney’in hayatı ve geçmişi merak ediliyor. On yıllar boyunca İran dışına hiç çıkmayan Ali Hamaney, 19 Nisan 1939’da Meşhed kentinde, aslen Tebrizli bir ailede dünyaya geldi. Ailesinin kökenleri İran Türklerine dayanıyor. İyi derecede Türkçe bilmesine rağmen kamuoyu önünde nadiren konuşan Hamaney’in babası da bir din adamıydı. Babasının izinden giden Hamaney, çocuk yaşta din eğitimi almaya başladı. Meşhed ve Irak’ın Necef kentlerinde dini eğitimini tamamladı. İran’ın dini merkezi olan Kum kentinde, gelecekte İslam devrimine önderlik edecek olan Ayetullah Humeyni ile tanıştı.
ÖMRÜNÜN 40 YILI ŞAH DÖNEMİNDE GEÇTİ
İran’da bir İslam devleti kurmayı hedefleyen Humeyni, Şah’ın en büyük düşmanı olarak görülüyordu. Hamaney, Humeyni’nin Paris’te sürgünde olduğu yıllarda onun fikirlerini yaymak için aktif olarak çalıştı. Bu çalışmaları nedeniyle Şah’ın polisi tarafından altı kez gözaltına alındı ve işkence gördü. 1979 yılı hem İran hem de Hamaney için bir dönüm noktası oldu. 16 Ocak 1979’da Şah Muhammed Rıza Pehlevi ülkeden kaçtı. 15 yıldır sürgünde olan Ayetullah Ruhullah Humeyni, 1 Şubat’ta Paris’ten Tahran’a döndü. 11 Şubat’ta ordunun teslim olmasıyla Humeyni liderliğindeki ayaklanma başarıya ulaştı ve İran’da İslam rejimi kuruldu. Sürgünden dönen Humeyni, İslam rejimini kurdu ve ülkenin yönetimini mollalar devraldı. Hamaney de bu mollalardan biriydi. 40 yaşındaki Hamaney, yeni lider Humeyni’nin en yakın çevresinde yer aldı. Devrim Konseyi’nde görev aldı, milletvekili oldu ve savunma bakan yardımcılığı gibi önemli görevlerde bulundu. İran’ın en etkili kurumlarından biri olan Devrim Muhafızları’nın kuruluşunda da yer aldı.
SUİKASTTAN KURTULDU, CUMHURBAŞKANI OLDU
Rejimin önde gelen isimlerinden biri haline gelen Hamaney, 1981 yılında bir camide konuşma yaparken suikast girişimine uğradı. Patlamada ağır yaralanan Hamaney’in sağ kolu felç kaldı. Bu olayın üzerinden iki ay geçmeden cumhurbaşkanı ve başbakan peş peşe düzenlenen suikastlarda hayatlarını kaybetti. 42 yaşındaki Ali Hamaney, bu olaylardan dört ay sonra yapılan seçimlerde oyların yüzde 95’inden fazlasını alarak cumhurbaşkanı seçildi. Hamaney’in cumhurbaşkanlığı dönemi, sekiz yıl süren ve yaklaşık bir milyon kişinin ölümüne, iki milyon kişinin ise yaralanmasına neden olan İran-Irak Savaşı’na denk geldi. 1989 yılı hem dünya hem de İran için yeni bir dönüm noktası oldu. ABD ve Sovyetler Birliği arasındaki Soğuk Savaş sona ererken, İran İslam rejimi kurucu lideri Humeyni hayatını kaybetti. 49 yaşındaki Hamaney, Uzmanlar Meclisi tarafından oybirliğiyle ülkenin yeni dini lideri seçildi.
BİR GECEDE “AYETULLAH” OLDU
Ancak Humeyni’nin kurduğu İslam Cumhuriyeti’nde liderlik koltuğuna üst düzey bir din adamının oturması gerekiyordu. Hamaney’in dini bilgisinin liderlik için yeterli olmadığını düşünenlerin sayısı oldukça fazlaydı. Bu eleştirilerin önüne geçmek amacıyla Hamaney, bir gecede “Ayetullah” ilan edildi. Anayasa da bu doğrultuda değiştirildi ve dini lider karşısında cumhurbaşkanının yetkileri artırıldı. Aslında Hamaney, İslam rejimi içerisinde sıradan, hatta silik bir figür olarak görülüyordu. Attığı en önemli adım, İran-Irak Savaşı sonrasında Devrim Muhafızları’nı güçlendirmesi oldu. Bu hamle sayesinde rejim içerisindeki konumunu sağlamlaştırdı ve her dönemde son sözü söyleyen güçlü bir lider haline geldi. Ali Hamaney döneminde Ortadoğu, savaşlara ve büyük altüst oluşlara sahne oldu. İran-Irak Savaşı’nı, 1991’deki Körfez Savaşı ve 2003’teki Irak işgali izledi. 2011 yılında Arap ülkelerinde, Hamaney’in “İslami uyanış” olarak tanımladığı halk ayaklanmaları başladı. Bu ayaklanmalar, İran ile Suudi Arabistan arasındaki jeopolitik rekabeti daha da artırdı.
“DİRENİŞ EKSENİ”
Hamaney döneminde İran, Amerikan yönetimi ve İsrail’in bölgedeki etkisine karşı bir “direniş ekseni” oluşturdu. Devrim Muhafızları aracılığıyla kurulan bu eksen, aynı zamanda İran’ın bölgedeki etkisini önemli ölçüde genişletti. Lübnan’daki Hizbullah, Yemen’deki Husiler, Irak’taki Şii milisler ve Filistin’deki Hamas ile İslami Cihad bu direniş ekseni içinde yer aldı. Bu yapılanmada kilit rol oynayan İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani, 2020’de Irak’ta Amerikan saldırısında hayatını kaybetti. Hamaney, Süleymani’nin cenaze namazını kıldırırken gözyaşlarını tutamamıştı. İran’ın, başta ABD olmak üzere Batı ile en önemli sorunu nükleer programıydı. Ağır ambargo altında bulunan İran, halkının ekonomik durumunu iyileştirmek amacıyla Hamaney’in onayıyla 2015’te Batı ile nükleer anlaşma imzaladı. Anlaşma, nükleer programın enerji üretimiyle sınırlanması karşılığında yaptırımların kademeli olarak kaldırılmasını öngörüyordu. Ancak 2018’de dönemin ABD Başkanı Donald Trump nükleer anlaşmadan çekildi. Sonrasında göreve gelen Joe Biden yönetimi anlaşmayı canlandırmaya çalışsa da bu çabalar sonuçsuz kaldı.
PROTESTOLAR
Ayetullah Ali Hamaney’in on yıllara dayanan iktidarı, çeşitli protestolara da sahne oldu. En büyük eylem dalgalarından biri, Mahmud Ahmedinejad’ın 2009’da Hamaney’in desteğiyle yeniden cumhurbaşkanı seçilmesiyle patlak verdi. Seçimlerde hile yapıldığı iddiasıyla başlayan gösteriler, güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle bastırıldı. 2017 ve 2019 yıllarında ise bu kez ekonomik sıkıntıları protesto etmek amacıyla gösteriler düzenlendi. 2022’de ise başörtüsü zorunluluğu ve polis şiddeti gençleri sokağa döktü. 22 yaşındaki Mahsa Amini, “uygunsuz” başörtüsü taktığı gerekçesiyle ahlak polisi tarafından gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetti. Amini’nin polis şiddeti sonucu ölmesi üzerine başlayan ve tüm ülkeye yayılan gösteriler aylarca sürdü. Hamaney ise bu protestolardan yabancı ülkeleri sorumlu tuttu. 2025’te Hamaney liderliğindeki İran, İsrail ve ABD saldırılarının hedefi oldu. 12 gün süren savaşta İsrail, İran’ın nükleer, askeri ve füze tesislerini vurdu. Nükleer bilim insanları hayatını kaybetti. ABD ise Fordo nükleer tesisini B-2 bombardıman uçaklarıyla vurdu. İran ise İsrail’e füze saldırılarıyla karşılık verdi.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER
Türkiye’den İran Gerilimine Arabuluculuk Çağrısı
1
Japonya’da Yapay Zeka Destekli “Buddharoid” Rahip Açığını Kapatacak
1003 kez okundu
2
Heathrow CEO’su İstanbul’u İşaret Etti: “Avrupa’nın Zirvesi Değişiyor”
873 kez okundu
3
Rusya’dan Estonya’ya Nükleer Tehdit: “Hedefimiz Olur”
780 kez okundu
4
Kamışlı Havalimanı Güvenliği Suriye İçişleri Bakanlığına Devredildi
774 kez okundu
5
Kuzey Kore’den Yeni Roket Fırlatışı: Bölgede Gerilim Tırmanıyor
697 kez okundu
✅ İçerik Koruması Aktif