44,8950$% 0.23
52,8913€% -0.09
6.965,35%1,07
11.304,00%0,79
45.114,00%0,79
4.829,68%0,85
14.587,93%2,72
฿%
Ξ%
$%
02:00
Küresel piyasalar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası artan jeopolitik gerilimlerin yarattığı satış baskısıyla sarsılıyor. Orta Doğu’daki belirsizliklerin tırmanması, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonist baskıları daha da artırabileceği endişesini körüklüyor. İran Devrim Muğrafızları Ordusu Genel Komutanı Danışmanı Tuğgeneral İbrahim Cebbari, Hürmüz Boğazı’nın geçişlere kapatıldığını ve girişime karşı sert tedbirler alınacağını duyurdu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise İran’ı ABD ve İsrail için ciddi bir tehdit olarak nitelendirerek, “ABD ordusunun en sert hamlesi henüz yapılmadı. Bundan sonraki aşama İran için daha zorlu olacak.” şeklinde konuştu. Rubio ayrıca, artan petrol fiyatlarının enerji maliyetlerini yükseltmesi nedeniyle ABD’nin bu durumu hafifletmek için adımlar atacağını belirtti.
Hürmüz Boğazı, birçok ekonomi için kritik bir enerji arz noktası olarak öne çıkıyor. Bölgedeki enerji akışının kesilmesi, orta vadede petrol fiyatlarındaki artışın imalat sanayi maliyetlerini yükseltmesiyle sonuçlanabilir. Stratejik öneme sahip bu geçitten günde yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü sevk ediliyor. Küresel ham petrol taşımacılığının yaklaşık üçte biri bu koridoru kullanıyor. Özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Orta Doğu üreticilerinin sevkiyatları bu geçide bağımlı durumda.
İran, ABD ve İsrail’in saldırılarına misilleme olarak bölgedeki petrol ve doğal gaz üretim tesislerini hedef aldı. Suudi Arabistan’ın Ras Tanura kentindeki Suudi Aramco tesislerine yönelik İHA saldırısı ve Katar’ın Ras Laffan bölgesindeki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tesisinde üretimin durdurulduğuna dair haberler, piyasadaki yukarı yönlü baskıyı artırdı. Bu gelişmelerin ardından Brent petrolün varil fiyatı, Ocak 2025’ten bu yana ilk kez 80 dolar seviyesini aştı.
Jeopolitik gerilimlerin ve enerji arzına yönelik risklerin derinleşmesi, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikalarına ilişkin belirsizlikleri artırdı. Para piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed’in haziran toplantısında faiz indirimlerine başlayacağına dair beklentileri ötelerken, bankanın temmuz ayına kadar faiz oranını yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tutacağı öngörüleri güçlendi. Küresel gelişmelerin yanı sıra ABD’den gelecek iş gücü piyasası verileri de Fed’in faiz kararlarını etkileyecek önemli faktörler arasında yer alıyor.
Rusya’nın 2022’deki Ukrayna işgali benzer küresel riskleri beraberinde getirmişti. O dönemde petrol ve emtia piyasalarındaki sert yükselişlerin tetiklediği enflasyonist baskılar, Fed’i faiz oranlarını artırmaya yöneltmişti.
Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının küresel enerji piyasalarında ciddi bir “arz şoku” senaryosunu tetiklediğini belirtti. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği bu kritik boğazın trafiğe kapalı olmasının, lojistik maliyetleri ve sigorta primlerini aynı anda artırarak Brent petrol fiyatlarında sert dalgalanmalara yol açtığını ifade eden Gözgör, bu durumun sadece petrol fiyatlarını yükseltmekle kalmayıp, küresel tedarik zincirlerinde yeni bir “maliyet enflasyonu” dalgasını başlatma riski taşıdığını vurguladı.
Piyasada oluşan bu belirsizlik ortamının risk iştahını baskıladığını, güvenli liman arayışını ve enerji emtialarına olan spekülatif talebi pekiştirdiğini dile getiren Gözgör, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu gelişmelerin majör merkez bankalarının yol haritasına yansıması ise ‘bekle-gör’ politikasının çok daha katı bir çerçeveye oturması şeklinde olacaktır. Petrol fiyatlarındaki artışın çekirdek enflasyona geçişkenliği ve enflasyon beklentilerini yukarı yönlü tetiklemesi, Fed’in faiz indirim döngüsü takvimini ötelemesine neden olabilir. Fed, enerji şokunun geçici bir arz kısıtı mı yoksa talep dengelerini kalıcı olarak bozan bir stagflasyon sinyali mi olduğunu netleştirene kadar faiz oranlarını yüksek seviyelerde tutmayı tercih edecektir. Benzer şekilde, yurt içinde Merkez Bankası’nın da artan enerji maliyetlerinin enflasyonist etkilerini ve cari denge üzerindeki baskısını yakından izleyerek, 12 Mart toplantısında faiz indirimlerine ara vermesini ve temkinli duruşu korumasını bekliyoruz.”
Gözgör, genel piyasa değerlendirmesinde Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksinde jeopolitik risklerin etkisiyle oynaklığın arttığı bir süreçten geçildiğini belirtti. Enerji maliyetlerindeki artış ve küresel faiz beklentilerindeki değişimin özellikle sanayi ve bankacılık endeksleri üzerinde kısa vadeli bir baskı oluşturduğunu söyleyen Gözgör, şu değerlendirmelerde bulundu: “Ancak bu tür dönemlerde şirketlerin nakit akışları ve döviz pozisyonları daha fazla önem kazanırken, yatırımcıların haber akışına duyarlı hareket etmesi uygun olabilecektir. Sonuç olarak, enerji arz güvenliğine dair endişeler ve merkez bankalarının enflasyon hassasiyeti, önümüzdeki dönemde piyasalarda ‘temkinli iyimserlik’ yerine ‘risk odaklı dengelenme’ çabasının öne çıkacağı bir tabloya işaret etmektedir.”
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER
Doğu Karadeniz İhracatı Yılın İlk İki Ayında 231 Milyon Doları Aştı
1
Çekmeköy’de Okulda Bıçaklı Saldırı: 2 Öğretmen ve 1 Öğrenci Yaralandı
4302 kez okundu
2
Papa 14. Leo’dan Orta Doğu ve İran İçin Acil Barış Çağrısı: Şiddet Sarmalını Durdurun!
874 kez okundu
3
TOKİ Kura Heyecanı Ankara, İzmir, Hatay ve Muğla’ya Taşınıyor
623 kez okundu
4
Evden Çıkmayan Telefon Bağımlısı Barış’tan Yeni Haber: 25. Yaşını Sürprizle Kutladı
608 kez okundu
5
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım Rüşvet İddiasıyla Gözaltına Alındı
607 kez okundu
✅ İçerik Koruması Aktif