45,0379$% 0.19
52,8518€% 0.28
6.814,23%0,53
11.081,00%0,31
44.148,00%0,32
4.708,82%0,34
14.409,07%0,51
฿%
Ξ%
$%
02:00
Dermatoloji uzmanı Lütfiye Çoban, bir yıldır mücadele ettiği ve reflü olarak tanımladığı hastalığın aslında toplumda nadir görülen akalazya olduğunu öğrendi. Yutma güçlüğü nedeniyle beslenmekte zorlanan Çoban, uygulanan tedavi sonrası sağlığına kavuştu.
56 yaşındaki Dermatoloji Doktoru Lütfiye Çoban, uzun süredir yaşadığı yutma güçlüğü sorunu nedeniyle katı gıdaları rahatça tüketemiyordu. Kendi mesleki bilgisiyle şikayetlerini reflü olarak yorumlayan Çoban, bu yönde bir tedavi süreci izledi. Ancak hastalığın ilerlemesi ve beslenme güçlüğünün artmasıyla birlikte farklı bir uzman görüşü aldı. Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Süleyman Günay tarafından gerçekleştirilen Peroral Endoskopik Miyotomi (POEM) yöntemiyle yapılan tedavi sonrasında Çoban, uzun bir aradan sonra ilk kez rahatça yemek yiyebildi. Bu iyileşmenin ilk ve en mutlu anlarından biri ise doğum günü pastasını yiyebilmek oldu.
Çoban, akalazya tanısını yaklaşık üç ay önce aldığını ancak belirtilerin bir yıldır devam ettiğini belirtti. Başlangıçta semptomların hafif olduğunu ve hekim kimliğiyle kendine reflü teşhisi koyduğunu ifade eden Çoban, buna yönelik tedaviler uyguladığını söyledi. Hastalığın sinsi ilerlediğini ve bu süreçte lokmalarını su yardımıyla yutmak zorunda kaldığını, en çok gece yaşadığı öksürük ataklarının kendisini zorladığını vurguladı. Şikayetlerinin artması üzerine başka bir hekim tarafından yapılan tetkikler sonucunda doğru tanının konulduğunu ve tedavi sürecine başlandığını ekledi.
Tedavisi tamamlandıktan sonraki iyileşme sürecini anlatan Çoban, “Yaklaşık 24 saat önce tedavim gerçekleştirildi. Uygulanan yöntem çok konforlu, açık bir ameliyat olmaması büyük avantaj. Kısa sürede toparlanabiliyorsunuz. Bugün su içmeden kahvaltı yapabildim. Doğum günüm iki gün önceydi ama o gün pasta yiyemedim. Şimdi ise rahatlıkla doğum günü pastamı yiyebileceğim” dedi.
Doç. Dr. Süleyman Günay, akalazya hastalığının tanı sürecindeki zorluklara dikkat çekerek, “Yutma sırasında ‘yediklerim yemek borumda kalıyor’ şikâyetiyle başvuran hastalar çoğu zaman reflü tanısıyla uzun süre takip edilebiliyor ya da psikolojik nedenlere bağlanabiliyor. Yiyecekler yemek borusunda biriktiği için özellikle yatış pozisyonunda öksürük atakları görülebilir, akciğerlere kaçma nedeniyle zatürre gelişebilir. Tanı geciktiğinde yemek borusu genişler ve yapısı bozulur; bu da tedaviyi zorlaştırır ve tedaviye yanıtı olumsuz etkiler” açıklamasında bulundu. Akalazyanın sessiz ilerleyen ve ciddi sorunlara yol açabilen bir hastalık olduğunu belirten Günay, hastalığın tanı süresinin genellikle 3 ile 5 yıl arasında değiştiğini, Çoban’ın ise bir yıl içinde tanı almasının olumlu bir gelişme olduğunu ifade etti.
Uzman isim, hastanın tedavisinde kullanılan POEM (Peroral Endoskopik Miyotomi) yöntemi hakkında bilgi verirken, tanının ilaçlı yemek borusu filmi, endoskopi ve manometri testlerinin bir arada değerlendirilmesiyle konulduğunu belirtti. Çoban’a uygulanan POEM yönteminin açık cerrahi gerektirmediğini, tamamen ağızdan girilen cerrahi aletlerle yemek borusuna müdahale edildiğini ve kesiksiz bir işlem olduğunu açıkladı. Akalazya hastalığının görülme sıklığının yüzbinde 1 ila 5 arasında değiştiğini ve nadir hastalıklar grubunda yer aldığını söyleyen Günay, POEM yönteminin her merkezde uygulanmadığına dikkat çekerek Çoban’ın bu tedavi için Antalya’dan geldiğini de sözlerine ekledi.
Akalazya hastalığı, tüketilen gıdaların yemek borusundan mideye geçişini sağlayan basınç alanının yeterince gevşeyememesi sonucu besinlerin yemek borusunda birikmesi durumudur. Yiyecek ve içeceklerin mideye geçişinin uzun süre sağlanamaması mide bulantısı ve kusma gibi belirtilere yol açabilir. Besinlerin ağza geri gelmesiyle akalazya, reflü ile karıştırılabilir. Bu durumun doğru tanısı, farklı tıbbi görüntüleme yöntemleriyle yemek borusu hareketlerinin takip edilmesiyle mümkündür. Akalazya, genellikle 20’li ve 30’lu yaşlarda görülen, yavaş ilerleyen ve riskli sonuçlara yol açabilen nadir bir hastalıktır. Cinsiyet ayrımı gözetmeksizin eşit oranda görülen bu hastalığın ihmal edilmemesi ve tedavi edilmesi büyük önem taşımaktadır.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER
Türkiye’de Çocukluk Çağı Obezitesi Tehlikeli Boyutta: Her Dört Çocuktan Biri Risk Altında
1
Dijital Çağın Göz Sağlığı Tehdidi: 2050’de Miyop Salgını Kapıda
795 kez okundu
2
Ramazan’da Kalp Sağlığı: Oruç ve İftarın Riskleri Uzman Görüşüyle Açıklanıyor
408 kez okundu
3
Sağlık Bakanı Memişoğlu: Sigara Bırakma Polikliniklerine Başvurular İki Katına Çıktı
389 kez okundu
4
Kardiyovasküler Sağlığı Güçlendiren Altın Değerinde Altı Besin: Uzmanlardan “Gözden Kaçan Süper Gıdalar” Uyarısı
378 kez okundu
5
Geleneksel Sağlık Uygulamalarına Resmi Destek: TÜGET Kuruldu, Bilimsel Araştırma Dönemi Başlıyor
371 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
✅ İçerik Koruması Aktif