45,2057$% 0
53,0405€% -0.11
6.702,45%-0,19
10.870,00%0,00
43.325,00%-0,16
4.613,72%-0,18
14.442,56%0,92
฿%
Ξ%
$%
02:00
İran’da iki aydır devam eden çatışmalar, beklentilerin aksine hızlı bir sonuca ulaşmadı. ABD Başkanı Donald Trump’ın vaat ettiği kesin zafer yerine, kırılgan bir ateşkes süreci yaşanıyor. Brookings Institution uzmanlarından Melanie Sisson, “Bu savaşın gerçek bir kazananı yok” diyerek genel durumu özetliyor. CNN’in derlediği analizler, savaşın kaybedenlerini ve belirsizliğini koruyan tarafları ortaya koyuyor.
Savaşın en ağır bedelini İran halkı ödüyor. ABD ve İsrail saldırılarında binlerce hedef vurulurken, 3 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Sivil kayıpların yanı sıra, ülke içinde rejimin baskıları arttı, yüzlerce kişi idam edildi ve geniş çaplı internet kesintileri yaşandı. Ekonomik darbe, işsizlik ve yoksulluğun artmasına neden oldu.
Lübnan da çatışmalardan doğrudan etkilendi. Hizbullah ile İsrail arasındaki gerilim tırmanırken, binlerce kişi hayatını kaybetti ve yüz binlerce kişi yerinden edildi. İsrail’in saldırıları güneyde büyük yıkıma yol açtı. İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından Hizbullah’ın İsrail’e yönelik misillemeleri, çatışmaları daha da alevlendirdi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, Mart ayı başından bu yana 2 bin 500’den fazla kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.
Körfez ülkeleri de İran’ın misilleme saldırılarından nasibini aldı. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri etkilenirken, Hürmüz Boğazı’nın kapanması Irak, Katar ve Kuveyt gibi ülkelerin enerji ihracatını sekteye uğrattı ve büyüme beklentilerini düşürdü.
Savaşın küresel etkileri de belirgin. ABD’de akaryakıt ve ulaşım maliyetlerindeki artış enflasyonu tetikledi. Küresel ölçekte enerji ve gıda fiyatlarındaki yükseliş, Asya, Afrika ve Latin Amerika gibi bölgelerde ekonomik baskıyı artırdı. Uluslararası Para Fonu (IMF), küresel büyüme beklentisini aşağı çekti.
Savaşta durumu belirsiz olan taraflar da mevcut. ABD Başkanı Donald Trump için savaş, kamuoyu desteğinin düşmesiyle siyasi bir risk oluşturuyor. Kısa sürede zafer vaadiyle yola çıkan Trump yönetimi, hedeflerine ulaşmakta zorlanıyor. Anketler, başkanın onay oranının düştüğünü gösteriyor.
İsrail ve Başbakan Binyamin Netanyahu açısından, İran’ın askeri kapasitesine verilen zarar iç politikada avantaj sağlasa da, savaşın uzaması güvenlik risklerini ve uluslararası baskıyı artırıyor. İsrailli Yahudilerin çoğunluğu savaşı desteklese de, ABD ve İsrail’in savaşı kazandığına inanmıyorlar.
İran rejimi, ağır kayıplara rağmen ayakta kalmayı başardı. Dini lider Hamaney dahil birçok üst düzey yetkilinin hayatını kaybetmesi, rejimin gücünü sarsmadı. Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisi, Tahran’a diplomatik bir koz sağladı.
Şimdilik savaşın görece kazananları ise Çin ve enerji şirketleri olarak öne çıkıyor. Çin, enerji stokları ve alternatif kaynaklarıyla krizi daha az hasarla atlatırken, ABD’nin küresel itibar kaybından diplomatik olarak faydalanma potansiyeli taşıyor. Chevron, Shell ve Exxon gibi büyük enerji şirketleri, artan petrol fiyatları sayesinde yüksek kâr elde ediyor.
Rusya’nın gelirleri de bu çatışmadan olumlu etkilendi. Yüksek petrol ve gübre fiyatları, Kremlin için ek gelir kaynağı oluşturdu. ABD’nin yaptırımları geçici olarak hafifletmesiyle Rus ham petrolünün piyasaya arzı arttı. Uluslararası Enerji Ajansı, Rusya’nın enerji gelirlerinin Mart ayında önemli ölçüde yükseldiğini bildirdi. Savaşın uzun vadeli sonuçları ve nihai kazananları ise zamanla netleşecek.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER
Geçmişe Mesaj Gönderme Teorik Olarak Mümkün mü? Fizikçiler Olasılığı Araştırıyor
1
Kerkük-Ankara Uçuşları Yeniden Başladı
1130 kez okundu
2
Japonya’da Yapay Zeka Destekli “Buddharoid” Rahip Açığını Kapatacak
1008 kez okundu
3
Heathrow CEO’su İstanbul’u İşaret Etti: “Avrupa’nın Zirvesi Değişiyor”
879 kez okundu
4
Rusya’dan Estonya’ya Nükleer Tehdit: “Hedefimiz Olur”
784 kez okundu
5
Kamışlı Havalimanı Güvenliği Suriye İçişleri Bakanlığına Devredildi
778 kez okundu
✅ İçerik Koruması Aktif