44,9276$% 0.01
52,6865€% 0.18
6.801,81%-0,62
11.119,00%-0,65
44.296,00%-0,66
4.706,79%-0,67
14.335,49%-0,28
฿%
Ξ%
$%
02:00
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un faili meçhul dosyaların özel bir birimce yeniden inceleneceği yönündeki açıklaması, yıllardır çözülemeyen kayıp vakalarını tekrar gündeme taşıdı. Trabzon’un Of ilçesinde 2009’da kaybolan Yusuf Kazdal’ın ailesi, bu açıklamanın kendilerine umut verdiğini belirtti. Bakan Tunç’un, “Sadece Gülistan Doku dosyası değil, Rabia Naz ve Rojin Kabaiş dosyaları da inceleniyor. Bir birim kurduk. Faili meçhuller, daha önce takipsizlik verilen tüm dosyalar tek tek inceleniyor” şeklindeki sözleri, Kazdal ailesinin 17 yıldır süren bekleyişine ışık tuttu.
Gözyaşları içinde konuşan baba Tahir Kazdal, Yusuf’un kaybolduğu dönemde Tunceli Valisi olarak görev yapan Tuncay Sonel’in, Of ilçesinde 2008-2012 yılları arasında kaymakamlık yaptığını hatırlattı. Aile, Yusuf için yaptırdıkları boş mezarın jandarma tarafından kazıldığını, yol çalışması nedeniyle mezarın kaldırıldığını ve mezar taşına kazıdıkları ‘Kayıp Yusuf’ yazısını evlerinde sakladıklarını dile getirdi. Anne Esma Kazdal ise sadece oğlunun değil, tüm kayıpların bulunmasını istedi.
“AKLIMIZDA BİR SORU İŞARETİ OLDU”
Oğlunun kaybolmasıyla ilgili savcılık soruşturmasının devam ettiğini belirten Tahir Kazdal, olayın yaşandığı günleri anlattı. Yusuf’un 30 Mart 2009’da saat 10.00 sularında annesine dışarı çıkacağını söylediğini ve çöpü atmak üzere evden ayrıldığını anlatan Kazdal, öğle yemeği için eve döndüğünde oğlunun hala gelmediğini öğrendiğini aktardı. Arkadaşlarının ifadelerine göre Yusuf’u en son saat 14.30’da evine gitmek üzere yanlarından ayrılırken gördüklerini, bir arkadaşının ise saat 19.00 sularında market önünde gördüğünü söylediğini belirtti.
Belediyeye ilan verdiğini, sabah bir subayın dere kenarında bulduğu pantolonun Yusuf’a ait olmadığını söylediğini aktaran Kazdal, “Pantolon çok büyüktü, Yusuf’a uygun değildi ve zaten onun da değildi. Yusuf’u benden daha çok görüyordu. Neyi kapatmaya çalıştı bilinmez. Evimizin köşesinde manav vardı. Manavın kamerası bir gün öncesinde çalışıyor ama Yusuf’un kaybolduğu gün çalışmıyor. Hesapta araştırmışlar, öyleymiş. O gün kameranın çöktüğünü söylediler. Bunlar aklımızda bir soru işareti oldu. Dosyamız kapanmış değil, savcımız araştırmalarına devam ediyor. İnşallah bir sonuç çıkar” dedi.
“ŞU ANA KADAR ŞÜPHEM YOKTU”
Tuncay Sonel’in o dönem kendileriyle çok ilgilendiğini belirten Tahir Kazdal, “Tunceli Valisi bizim eski kaymakamımızdı. O zaman bizimle çok ilgilendi. Şimdiki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başbakandı. Milletvekili Abdulkadir Kart bizi telefonla Cumhurbaşkanımızla görüştürdü. Cumhurbaşkanımızla telefonda 10 dakikadan fazla görüşmemiz oldu. O soru sordu ben de cevapladım. Telefon görüşmemiz bittikten sonra kapımız çaldı. Bir de baktım ki, o zamanın kaymakamı Tuncay Sonel geldi. ‘Aferin, sen balığı baştan yakaladın’ dedi. Biz de onu içeri davet ettik. ‘Balığı baştan yakaladın’ demesinin ne anlama geldiğini bilemiyorum. Bize o dönem ne derlerse inanıyoruz. Başımıza böyle acı bir olay geldi. O dönem bizimle ilgilendi. Eşimin kafası dağılsın diye iyilikleri de olmuştu. Ancak iyilik miydi yoksa bir şeylerin üzerini kapatmak için miydi; onu da bilemiyoruz. Şu ana kadar şüphem yoktu. Tuncay Sonel ile babası vefat ettiğinde konuşmuş, mesajlaşmıştık. Şimdiki olayları duyunca benim de canım sıkıldı. Acaba diyorum öyle midir? Yine de inanamıyorum. Benim bir ümidim var. O da bana pantolonu gösteren subayın ifadesidir. ‘Onun ifadesi alındı’ dediler ama alınmadı. Subay olduğu için çekimser kaldık. Herhangi bir olay olur diye sesimiz çıkmadı ama Allah bilir. Bizim dosyaya el atılırsa memnun oluruz. Belki yurt dışına kaçmıştır, 18 yaşından sonra gelir ama yok. 18 yaşında, eve oğlum için seçmen kağıdı bile geldi ama o gelmedi” şeklinde konuştu.
“UMUDUM HİÇ KAYBOLMADI”
Anne Esma Kazdal da umudunu hiç kaybetmediğini dile getirerek, “Oğlum gelecek diye her zaman bir umudum var. Bu süreçte hayatımız, ölüymüşüz gibi devam etti. Ölü gibi yaşıyoruz. Yaşamak zorundayız. Düşmanımızı bilmiyoruz. Yusuf için mezar taşı yaptırmıştık. Boş bir mezar yapmıştık. Bir gün gelip, ‘Mezarı açacağız’ dediler. Açıp baktılar, hiçbir şey yok. Mezar taşına da Kayıp Yusuf yazdırmıştık. Bir süre öylece mezar başına gidip geldik, boş mezarda dua edip, ağladık. Yol genişletilmesi çalışmalarında mezarı ve taşını kaldırttılar. Her zaman kayıplar ve Yusuflar konuşulsun. Bu acıyla yaşıyoruz. Kızım da yapay zekayı kullanarak Yusuf’un büyük haliyle robot resmini yapmış. Gerçekten sanki oymuş gibi, çok benziyor. Bu resim bize hayal oldu. Büyüklerimden Yusuf’un olayını aydınlatmasını istiyorum. Ölü ya da diri; yeniden dosyamız ele alınsın. Kucağımızdan en küçük yavrumuz alındı. Adalet Bakanı’na sesleniyorum; bütün kayıplar bulunsun ama benim acım çok. Bizim acımız için büyüklere sesleniyorum; 17 yıldır ölmedik öylece yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER
UFO Araştırmacısı David Wilcock’un Ölümü Gizemini Koruyor: ‘Teker Teker Kayboluyorlar’ İddiaları Ortasında 53 Yaşında Hayatını Kaybetti
1
Çekmeköy’de Okulda Bıçaklı Saldırı: 2 Öğretmen ve 1 Öğrenci Yaralandı
4303 kez okundu
2
Papa 14. Leo’dan Orta Doğu ve İran İçin Acil Barış Çağrısı: Şiddet Sarmalını Durdurun!
875 kez okundu
3
TOKİ Kura Heyecanı Ankara, İzmir, Hatay ve Muğla’ya Taşınıyor
624 kez okundu
4
Evden Çıkmayan Telefon Bağımlısı Barış’tan Yeni Haber: 25. Yaşını Sürprizle Kutladı
608 kez okundu
5
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım Rüşvet İddiasıyla Gözaltına Alındı
607 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
✅ İçerik Koruması Aktif