45,0379$% 0.19
52,8518€% 0.28
6.814,23%0,53
11.081,00%0,31
44.148,00%0,32
4.708,82%0,34
14.409,07%0,51
3506639฿%0.28631
105082Ξ%0.73794
45.02$%-0.00934
19:20
Almanya’da bilim insanları, derin dondurucuda saklanan fare beyin dokusunda çözülme sonrası kısmi sinirsel aktiviteyi yeniden başlatmayı başardı. Bu çığır açan araştırma, Nature dergisinde yayımlandı ve gelecekte beyin koruma, organ bankacılığı ve hatta memelilerde tüm vücudun dondurulması gibi uygulamaların önünü açabilir.
Bilim kurgu filmlerinde sıkça rastlanan uzun süreli yolculuklar için insanları dondurma fikri, bilim dünyasında gerçekliğe bir adım daha yaklaşıyor. Bugüne dek dondurulmuş beyin dokusunun tam işlevselliğini geri kazanması mümkün olmuyordu. Erlangen–Nürnberg Üniversitesi’nden nörolog Alexander German, çalışmanın bu alanda kritik bir ilerleme olduğunu belirtti. German, “Beyin fonksiyonunun fiziksel yapısından kaynaklandığı varsayılırsa, tamamen durduktan sonra onu nasıl yeniden aktive edebiliriz?” sorusunun araştırmanın temelini oluşturduğunu ifade etti.
Beyin dokusunun dondurulduktan sonra işlevini yitirmesinin ana nedenlerinden biri, donma sırasında oluşan buz kristallerinin verdiği zarardır. Bu kristaller, hücrelerin hassas yapısını bozarak sinir bağlantılarına zarar verebilir ve hücresel metabolizmayı durdurabilir.
Bilim insanları bu zorluğun üstesinden gelmek için “vitrifikasyon” adı verilen bir yöntem kullandı. Bu teknik, sıvıların buz kristalleri oluşmadan cam benzeri bir yapıya dönüşmesi için çok hızlı soğutulmasını içeriyor. Araştırmada, 350 mikrometre kalınlığında fare beyin dokusu dilimleri kullanıldı. Bu dilimler, öğrenme ve hafıza için önemli bir bölge olan hipokampusu da barındırıyordu. Doku örnekleri önce koruyucu kimyasallar içeren bir solüsyonla işlem gördü, ardından -196 derece sıvı nitrojen ile hızla donduruldu. Örnekler, -150 derecede 10 dakika ile 7 gün arasında değişen sürelerle saklandı.
Dondurulan beyin dokuları, sıcak çözeltilerle çözüldükten sonra incelendi. Mikroskop analizleri, sinir hücrelerinin zarlarının sağlam kaldığını ve ciddi bir hasarın gözlenmediğini ortaya koydu. Elektriksel ölçümler, nöronların uyarılara verdiği tepkilerin büyük ölçüde normale yakın olduğunu gösterdi. Ayrıca, öğrenme ve hafızanın temel mekanizmalarından biri olan “uzun süreli güçlenme” sinyalleri de tespit edildi.
Araştırmacılar, deneylerin yalnızca birkaç saatlik gözlemlerle sınırlı olduğunu ve yöntemin henüz tam bir beyin veya canlı organizma üzerinde uygulanamadığını vurguladı. Ancak bu çalışma, kriyojenik teknolojilerin geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür yöntemlerin gelecekte ağır beyin travmalarında doku koruma, organ nakli için uzun süreli saklama ve büyük organların depolanması gibi alanlarda kullanılabileceğini öngörüyor. Bununla birlikte, insanlarda uzun süreli “kriyojenik uyku” veya tüm vücudun dondurulması gibi senaryoların gerçekleşmesi için daha uzun bir yol olduğu da belirtiliyor.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER
Meyve Sineği Beyni Dijital Ortamda Canlandı mı? Bilim Dünyasında Tartışma Sürüyor
1
Dev Asteroit Çarpması: “Canavar” Kaynaklı Mega Tsunami Gizemi Çözüldü
5129 kez okundu
2
ULAK SD-WAN, Ağ Güvenliği Alanında e-Safe Siber Güvenlik Ödülü’nün Sahibi Oldu
1233 kez okundu
3
Artemis 2 Mürettebatı Tarihe Geçti: Dünyadan Rekor Uzaklığa Ulaşıldı
618 kez okundu
4
Dünya’nın Milyar Yıllık Jeolojik Kaybı Çözülüyor: Büyük Uyumsuzluk’un Kökeni Aydınlanıyor
492 kez okundu
5
Yapay Zeka Devrimi: Block, Binlerce Çalışanını İşten Çıkarıyor
399 kez okundu
✅ İçerik Koruması Aktif