45,2403$% 0.01
53,1580€% 0.28
6.726,75%1,54
10.959,00%1,57
43.682,00%1,57
4.628,06%1,58
14.495,77%0,88
3677709฿%1.34424
107230Ξ%0.38847
45.23$%0.03935
12:28
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının 22. gününde, çatışmaların neden olduğu çevresel yıkımın boyutları her geçen saat artıyor. Savaşın başlamasından bu yana atmosfere salınan sera gazı miktarı, 84 ülkenin toplam emisyonunu aşarak küresel iklim krizi üzerinde endişe verici bir etki yaratıyor. Yapılan analizler, 22 günlük süreçte ortaya çıkan emisyonun İzlanda ve Kuveyt’in yıllık emisyonlarına denk geldiğini gösteriyor. Uzmanlar, bu durumun iklim değişikliğini hızlandıran “felaket niteliğinde” bir gelişme olduğunu vurguluyor.
Çevresel tahribatın en büyük kaynaklarından biri, İran Kızılayı verilerine göre zarar gören yaklaşık 20.000 sivil binanın yıkımı. Bu yıkımın karbon maliyetinin 2.4 milyon ton olduğu tahmin ediliyor. İkinci önemli etken ise artan akaryakıt tüketimi. ABD’nin ağır bombardıman uçaklarının bölgeye intikali ve operasyonlar sırasında tüketilen yakıt, sera gazı salımını önemli ölçüde artırıyor. Savaşın ilk 14 gününde 150 ile 270 milyon litre arasında yakıt tüketildiği hesaplanıyor. Ayrıca, İsrail’in Tahran çevresindeki dört büyük yakıt deposunu hedef alması sonucu milyonlarca litre petrolün yanmasıyla oluşan kara bulutlar ve “siyah yağmurlar” tek başına 1.88 milyon tonluk emisyona yol açtı.
Askeri operasyonlarda kullanılan mühimmat ve donanım da çevresel yıkımı derinleştiriyor. İlk iki haftada imha edilen uçak, deniz aracı ve füze fırlatıcılarının üretiminden kaynaklanan gömülü karbon emisyonunun 172 bin ton olduğu tahmin ediliyor. Binlerce füze ve drone kullanımı ise 55 bin tonluk ek bir emisyon yükü getiriyor. ABD ve İsrail’in İran içindeki 6.000’den fazla hedefi bombalamasına karşılık İran’ın bin füze ve 2.000 drone ile verdiği yanıt, savunma amaçlı ateşlenen önleyici füzelerle birlikte atmosferdeki karbon birikimini doğrudan artırıyor. Petrol tesislerinin hedef alınma sıklığı nedeniyle emisyonların hızla yükselmeye devam etmesi bekleniyor. Bu durum, savaşın güvenlikten çok fosil yakıtların ekonomik politikaları doğrultusunda ilerlediği yönündeki iddiaları güçlendiriyor. Uzmanlar, savaşın tetiklediği enerji şoklarının yeni sondaj ve fosil yakıt altyapısı yatırımlarını teşvik ederek gelecekteki karbon bağımlılığını kalıcı hale getirme riskine dikkat çekiyor. Bu gelişmeler, bölgedeki çevresel dengenin yanı sıra küresel iklim hedeflerini de tehdit ediyor.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER
Hürmüz Gerilimi: Küresel Enerji Piyasalarında Çalkantı ve ABD İçin Kırılma Noktası İddiası
1
Kerkük-Ankara Uçuşları Yeniden Başladı
1133 kez okundu
2
Japonya’da Yapay Zeka Destekli “Buddharoid” Rahip Açığını Kapatacak
1009 kez okundu
3
Heathrow CEO’su İstanbul’u İşaret Etti: “Avrupa’nın Zirvesi Değişiyor”
880 kez okundu
4
Rusya’dan Estonya’ya Nükleer Tehdit: “Hedefimiz Olur”
785 kez okundu
5
Kamışlı Havalimanı Güvenliği Suriye İçişleri Bakanlığına Devredildi
779 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
✅ İçerik Koruması Aktif