45,9081$% -0.02
53,3071€% -0.15
6.477,69%-1,52
10.770,00%-1,47
42.929,00%-1,49
4.388,31%-1,52
13.662,75%-1,64
3357976฿%-3.58882
91153Ξ%-4.99458
45.82$%-0.03136
12:29
İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen ABD ve İran arasındaki üçüncü tur görüşmeleri tamamlandı. Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, müzakerelerin sona erdiğini ve önemli bir mesafe kat edildiğini belirtti.
Görüşmelere ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi katıldı. Ummanlı Bakan el-Busaidi, iki taraf arasında mekik dokuyarak mesaj alışverişini sağladı.
Umman Dışişleri Bakanı, heyetlerin ülkelerinde istişarelerde bulunduktan sonra yeniden bir araya geleceğini kaydetti. Teknik düzeydeki görüşmelerin ise gelecek hafta Avusturya’nın başkenti Viyana’da gerçekleştirileceği duyuruldu.
ABD basınında yer alan Wall Street Journal (WSJ) gazetesindeki bir habere göre, taraflar bir barış anlaşmasına ne kadar yakın oldukları konusunda değerlendirmeler yapıldı. Haberde, ABD’deki bazı çevrelerin İran’ın uranyum zenginleştirme konusunda taviz vermekte ısrarcı olduğu görüşünü savunduğu belirtildi. Ancak ABD’li yetkililere göre, müzakere ekibinin, İran’ın tıbbi amaçlı çok düşük miktarda uranyum zenginleştirme yapabilen bir nükleer reaktörü yeniden çalıştırmasına izin vermeye açık olabileceği değerlendirmesi yapıldı. Bu tür bir tavizin bile ABD yönetimindeki İran karşıtı gruplar ve Cumhuriyetçi Kongre üyelerinden yoğun baskı göreceği ve “savaşı önleyecek bir müzakereden hala çok uzak” olunduğu vurgulandı.
Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, anlaşmanın belirli şartlar altında mümkün olabileceğini ifade etti. Yetkili, ABD’nin nükleer ve nükleer olmayan konuları ayırması durumunda bir anlaşma çerçevesine ulaşılmasının mümkün olacağını belirtti. Görüşmelerde, Tahran ile istişare gerektiren yeni fikirlerin ortaya çıktığı ancak bazı görüş ayrılıklarının da devam ettiği aktarıldı.
Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, Cenevre’deki üçüncü tur görüşmelerin titizlikle devam ettiğini ve müzakerecilerin yeni, yaratıcı fikir ve çözümlere açık olduğunu yineledi. Bakan Busaidi, görüşmelerde İran’ın önerilerinin yanı sıra ABD’nin nükleer programın temel unsurlarına ilişkin soru ve yanıtlarının değerlendirildiğini belirtti. Ayrıca, istenen anlaşmanın sağlanması için gerekli güvencelerin teknik ve denetim boyutlarıyla gözden geçirildiği bilgisini verdi. Çalışmaların yapıcı bir atmosferde sürdüğünü kaydeden Ummanlı Bakan, tarafların ilerlemeyi destekleyen ve sürdürülebilir güvencelerle adil bir anlaşmaya varılmasını sağlayacak koşullar oluşturmaya çalıştığını aktardı.
ABD ve İran arasındaki görüşmelerin ana gündem maddesi nükleer konu. ABD, İran’dan Fordow, Natanz ve İsfahan’daki nükleer tesislerini kapatmasını ve zenginleştirilmiş tüm uranyumunu ABD’ye teslim etmesini talep ediyor. Washington ayrıca nükleer anlaşmanın süresiz olmasını istiyor. Buna karşılık Tahran, uranyum zenginleştirmesini yüzde 1.5’e düşürmeyi ve birkaç yıl boyunca zenginleştirmeyi durdurmayı öneriyor. İran, uranyumu seyreltmenin yanı sıra Arap-İran konsorsiyumu aracılığıyla işlemeyi de teklif ediyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran’ın şimdilik uranyum zenginleştirmediğini belirtirken, balistik füze programı konusunda ise “Kıtalararası balistik füze geliştirmeye çalışıyorlar. Buna ne kadar uzaktalar o konuda spekülasyonda bulunmayacağım. İran’ın balistik füzeleri görüşmeme konusu daki ısrarı büyük, büyük bir sorun” ifadelerini kullandı.
Müzakere sürecinde Tahran yönetimi, yaptırımların kaldırılması ve uranyum zenginleştirme hakkının tanınması karşılığında tavizler sunacağını belirtirken, Washington ise nükleer programın yanı sıra balistik füze altyapısının da bölge istikrarı için ele alınması gereken temel bir sorun olduğunu savunuyor.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran Dini Lideri Ali Hamaney’in kitle imha silahlarını yasaklayan fetvasına dayanarak nükleer silah geliştirmeyeceklerini taahhüt etse de, ABD tarafı İran içindeki uranyum zenginleştirme faaliyetlerini nükleer silaha giden bir yol olarak görüyor. İki taraf arasındaki derin görüş ayrılıkları, özellikle yaptırım muafiyetlerinin kapsamı ve uygulama sıralaması konularında yoğunlaşıyor.
Askeri gerilim gölgesinde yürütülen görüşmelerin yankıları küresel enerji piyasalarında da hissediliyor. Suudi Arabistan, olası bir çatışmanın petrol sevkiyatını aksatması ihtimaline karşı üretim artırma planlarını devreye sokarken, yatırımcılar diplomatik çözümün petrol arzındaki olası kesintileri önleyip önleyemeyeceğini yakından takip ediyor.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, balistik füzelerin doğrudan Amerika’yı vurmak üzere tasarlandığını ve nükleer konuda ilerleme sağlanmadan diğer güvenlik başlıklarında yol almanın zor olacağını ifade ederek baskının süreceği sinyalini verdi.
Görüşmeler Cenevre’de devam ederken, ABD’nin Doğu Akdeniz’e gönderdiği USS Gerald R. Ford uçak gemisinin birkaç gündür demirlediği Girit’ten ayrıldığı bildirildi. Geminin yeni güzergahı hakkında net bir bilgi bulunmazken, diğer uçak gemisi USS Abraham Lincoln’ün ise Hint Okyanusu’nda konuşlu olduğu belirtildi.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER
Londra’da Türk Kuyumcusuna Palalı Soygun: Motosikletli Saldırganlar Vitrinleri Dağıttı
1
Kerkük-Ankara Uçuşları Yeniden Başladı
1154 kez okundu
2
Japonya’da Yapay Zeka Destekli “Buddharoid” Rahip Açığını Kapatacak
1027 kez okundu
3
Heathrow CEO’su İstanbul’u İşaret Etti: “Avrupa’nın Zirvesi Değişiyor”
898 kez okundu
4
Rusya’dan Estonya’ya Nükleer Tehdit: “Hedefimiz Olur”
802 kez okundu
5
Kamışlı Havalimanı Güvenliği Suriye İçişleri Bakanlığına Devredildi
799 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
✅ İçerik Koruması Aktif