45,2064$% 0.03
52,9797€% -0.05
6.621,10%-1,21
10.764,00%-1,18
42.906,00%-1,41
4.565,96%-1,03
14.414,88%-0,19
3571471฿%0.91225
105795Ξ%1.36305
45.19$%0.12346
02:00
Amerika Birleşik Devletleri’nde yakın zamanda gizliliği kaldırılan 1960’lara ait belgeler, hava modifikasyonu projeleri etrafındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Bu belgeler, Soğuk Savaş döneminde ABD tarafından yürütülen, atmosferin koşullarını değiştirme amaçlı deneyleri doğrulamakla birlikte, sosyal medyada yayılan komplo teorilerine de zemin hazırladı.
1965 tarihli CIA belgelerinde, atmosferde kimyasal yöntemler kullanarak hava koşullarını manipüle etme fikri ve bu yöndeki projelere daha fazla kaynak aktarılması gerektiği yönündeki vurgular dikkat çekiyor. Belgeler, ABD’nin Sovyetler Birliği ile olan rekabeti çerçevesinde hava kontrol teknolojileri üzerinde yoğunlaştığını ortaya koyuyor. Dönemin ABD Başkanı Lyndon B. Johnson’ın da bu projelere verdiği desteğin ve “Havayı kontrol eden dünyayı kontrol eder” şeklindeki sözlerinin, bu vizyonun ne kadar önemli görüldüğünü gösterdiği belirtiliyor.
Bu dönemde ABD’nin hava koşullarını değiştirmeye yönelik somut adımlar attığı, Project Stormfury ve Project Popeye gibi projelerle belgeleniyor. Project Stormfury kapsamında, kasırgaların içine girilerek gümüş iyodür kullanılarak bulut tohumlama yapılmış ve fırtınaların şiddeti azaltılmaya çalışılmıştır. Daha sonra Vietnam Savaşı sırasında hayata geçirilen Project Popeye ise muson yağmurlarının süresini uzatarak sel ve toprak kaymalarına yol açmayı, böylece düşman hatlarına zarar vermeyi amaçlamıştır.
Bu belgelerin ortaya çıkmasıyla birlikte, sosyal medyada “kimyasal izler” olarak bilinen komplo teorileri yeniden gündeme geldi. Bazı internet kullanıcıları, uçakların atmosfere zararlı kimyasallar salarak hava durumunu kontrol ettiğini ve bunun insan sağlığını olumsuz etkilediğini iddia ediyor. Ancak bilim dünyasının büyük bir kısmı bu iddiaları reddediyor. Uzmanlar, uçakların arkasında görülen beyaz izlerin, yüksek irtifada motorlardan çıkan su buharının donarak buz kristallerine dönüşmesiyle oluşan doğal bir olgu olduğunu belirtiyor.
Belgelerde kullanılan kimyasalların ayrıntıları tam olarak açıklanmasa da, Vietnam dönemindeki projelerde yağışı artırmak amacıyla kurşun iyodür gibi maddelerin kullanıldığına dair kayıtlar bulunuyor. Bu tür maddelerin insan sağlığı üzerindeki etkileri ise hala tartışmalı bir konu olmaya devam ediyor.
Uzmanlar, Soğuk Savaş döneminde hava modifikasyonu üzerine çalışmalar yapıldığının açık olduğunu ancak bu projelerin günümüzde “küresel ölçekte gizli bir kontrol mekanizmasına” dönüştüğü yönündeki iddiaların henüz kanıtlanmadığını vurguluyor. Hava modifikasyonunun potansiyeli ve etik boyutları hakkındaki tartışmalar, bu yeni belgelerle birlikte daha da derinleşmiş durumda ve gelecekteki araştırmalar için yeni kapılar aralamaktadır.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER
Birleşmiş Milletler’den Küresel Açlık Uyarısı: Savaş Felaketi Derinleştiriyor
1
Kerkük-Ankara Uçuşları Yeniden Başladı
1132 kez okundu
2
Japonya’da Yapay Zeka Destekli “Buddharoid” Rahip Açığını Kapatacak
1009 kez okundu
3
Heathrow CEO’su İstanbul’u İşaret Etti: “Avrupa’nın Zirvesi Değişiyor”
880 kez okundu
4
Rusya’dan Estonya’ya Nükleer Tehdit: “Hedefimiz Olur”
785 kez okundu
5
Kamışlı Havalimanı Güvenliği Suriye İçişleri Bakanlığına Devredildi
779 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
✅ İçerik Koruması Aktif