45,9035$% 0.45
53,3881€% -0.13
6.640,56%-1,15
11.029,00%-0,51
43.966,00%-0,51
4.502,27%-1,53
13.662,75%-1,64
3477054฿%-1.71124
94789Ξ%-2.30146
45.83$%0.37647
02:00
İngiliz The Guardian gazetesinde yayımlanan bir makalede, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik izlediği politikanın kaotik bir sürece girdiği ve altıncı haftasına ulaşan bu mücadelenin temelinde, Trump’ın anlamadığı bir düşmanla karşı karşıya olmasının yattığı değerlendirmesi yapıldı. Makaleye göre, bu tür hataların en önemli nedeni, Amerika’nın kendi gücüne duyduğu aşırı güvendir.
Başlangıçta “yaklaşan nükleer tehdidi” bertaraf etmek ve İran halkını mevcut hükümetini “ele geçirme” konusunda teşvik etmek gibi iki temel hedef doğrultusunda “hassas ve ezici” olarak tanımlanan bir askeri harekat başlatıldı. Ancak savaşın altıncı haftasında bu durumun “hassas veya ezici” olmaktan çok uzaklaştığına dikkat çekildi. Nesrine Malik imzalı makalede, Körfez ülkelerinin İran’ın misilleme saldırılarına maruz kaldığı, Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığı ve İran rejiminin çöküşüne dair herhangi bir belirtinin gözlemlenmediği vurgulanıyor.
Malik, bu durumu “hata, kibir ve cehaletin birleşimi” olarak nitelendirerek, bu kusurların İran rejiminin kendine özgü nitelikleri nedeniyle daha da ciddi bir boyut kazandığını ifade ediyor. Yapılan hataların temelinde, Amerika’nın kendi gücüne olan aşırı güveninin yattığı belirtiliyor. Malik, makalesinde “İran’a saldırı başlatıldığında, destekçiler yine Amerikan yapımı bir dünyanın sarhoş edici heyecanına kapıldılar” ifadesini kullanarak, dönemin ruh halini özetliyor. New York Post gazetesinin yayın kurulunun savaşı “kuşaklar arası bir adım” olarak tanımladığı, Wall Street Journal gazetesinin ise “savaşın Ortadoğu’yu daha iyiye doğru yeniden şekillendirme ve daha güvenli bir dünya sağlama potansiyeline sahip olduğunu” ilan ettiği hatırlatılıyor. Ancak savaşın altıncı haftasında gelinen noktada, bataklıktan çıkış yolları ve Trump’ın kendisini aşağılanmadan kurtaracak olası kurtarma önlemleri üzerine tartışmaların yapıldığı belirtiliyor.
Makalede, yapılan ilk hatanın İran’ın asimetrik savaş iştahını ve kabiliyetini hafife almak olduğu vurgulanıyor. İkinci büyük hata ise, İran’ın en değerli silahı olan Hürmüz Boğazı’nı kapatmayacağı ve savaşın maliyetini artırmayacağı yönündeki tuhaf beklentidir. Üçüncü bir yanlış hesaplama ise halk ayaklanması beklentisidir. Ancak tüm bu yanlış hesaplamaların tek bir temel hatadan kaynaklandığına dikkat çekiliyor: İran rejiminin, büyük bir acı çekme kapasitesine ve bir süper güce karşı askeri bir zafer senaryosu olmaksızın çatışmaları uzatma yeteneğine sahip olduğunun Amerikalılar tarafından tam olarak algılanamamasıdır. Bu durum, mevcut kaotik durumun devam etmesindeki temel etken olarak gösteriliyor ve Trump yönetiminin stratejik bir yanılgı içinde olduğuna işaret ediyor.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER
Hürmüz’de Çözüm Aranıyor: Avrupa’dan Dört Öneri ve Zorlukları
1
Kerkük-Ankara Uçuşları Yeniden Başladı
1145 kez okundu
2
Japonya’da Yapay Zeka Destekli “Buddharoid” Rahip Açığını Kapatacak
1021 kez okundu
3
Heathrow CEO’su İstanbul’u İşaret Etti: “Avrupa’nın Zirvesi Değişiyor”
892 kez okundu
4
Rusya’dan Estonya’ya Nükleer Tehdit: “Hedefimiz Olur”
798 kez okundu
5
Kamışlı Havalimanı Güvenliği Suriye İçişleri Bakanlığına Devredildi
794 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
✅ İçerik Koruması Aktif