44,8950$% 0.23
52,8913€% -0.09
6.965,35%1,07
11.304,00%0,79
45.114,00%0,79
4.829,68%0,85
14.587,93%2,72
3392012฿%-2.02353
105362Ξ%-2.93364
44.85$%-0.00599
02:00
İran’ın nükleer silahlanma kapasitesine karşı sert bir duruş sergileyen İsrail’in, yıllardır yürüttüğü gizli bir nükleer program yürüttüğü ve bu kapsamda en az 90 nükleer savaş başlığına sahip olduğu tahmin ediliyor. “Silah Kontrolü ve Yayılmanın Önlenmesi Merkezi ile Nükleer Tehdit Girişimi” adlı kuruluşun raporuna göre, Tel Aviv yüzlerce nükleer savaş başlığı üretebilecek miktarda radyoaktif madde stoğuna da sahip.
Raporda, İsrail’in nükleer silah cephaneliğini savaş uçakları, denizaltılar veya karadaki füze bataryaları aracılığıyla kullanma kabiliyetine sahip olduğu belirtiliyor. Uzmanlar, İsrail’in nükleer silaha sahip olup olmadığını hiçbir zaman açıkça teyit etmediğini vurguluyor. İsrailli yetkililer ise geçmişte yaptıkları açıklamalarda, “Ortadoğu’da nükleer silahlarını ifşa edecek ilk ülke İsrail olmayacak” diyerek bu konudaki sessizliklerini koruyacaklarını ima etmişlerdi.
İsrail’in nükleer programının temelleri 1952’de İsrail Atom Enerjisi Komisyonu’nun kurulmasıyla atıldı. Komisyonun ilk başkanı Ernst David Bergman, Yahudi soykırımını hatırlatarak nükleer bombanın “İsraillilerin bir daha asla kuzu gibi kurban edilmemelerinin” garantisi olacağını savunmuştu. 1958’de Dimona yakınlarında nükleer silah üretimi için bir tesisin inşasına başlandı. 1967’de ise İsrail’in nükleer patlayıcılar üretme yeteneği kazandığı değerlendiriliyor. Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu, 1973’te İsrail’in elinde nükleer silahlar olduğunu duyurmuştu.
İsrail’in nükleer silaha sahip olduğuna dair bir başka argüman olarak, ABD’nin nükleer şemsiyesi altındaki 30’dan fazla ülke arasında yer almaması gösteriliyor. ABD’nin nükleer şemsiyesi, müttefik ülkelere yönelik bir nükleer saldırı durumunda karşılık verme taahhüdünü içeren bir caydırıcılık politikasıdır.
İsrail, nükleer programının barışçıl amaçlı olduğunu iddia etse de, şimdiye kadar Uluslararası Atom Enerji Ajansı veya başka bir uluslararası denetim mekanizması tarafından incelenmemiş olması dikkat çekiyor. İsrail, Hindistan, Pakistan, Kuzey Kore ve Güney Sudan ile birlikte BM Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’nı imzalamayan beş ülkeden biri konumunda bulunuyor.
2018’de Dimona’daki nükleer araştırma merkezinde konuşan dönemin Başbakanı Binyamin Netanyahu, “Bizi yok etmekle tehdit edenler kendilerini benzer bir tehlikeye atarlar ve hedeflerine ulaşamazlar” ifadelerini kullanmıştı. Bu sözler, düşmanlarına karşı üstü kapalı bir nükleer tehdit olarak yorumlanmıştı.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER
İran, Trump Döneminde Nükleer Anlaşmadan Çekilme ve Sonrası
1
Japonya’da Yapay Zeka Destekli “Buddharoid” Rahip Açığını Kapatacak
1003 kez okundu
2
Heathrow CEO’su İstanbul’u İşaret Etti: “Avrupa’nın Zirvesi Değişiyor”
873 kez okundu
3
Rusya’dan Estonya’ya Nükleer Tehdit: “Hedefimiz Olur”
780 kez okundu
4
Kamışlı Havalimanı Güvenliği Suriye İçişleri Bakanlığına Devredildi
774 kez okundu
5
Kuzey Kore’den Yeni Roket Fırlatışı: Bölgede Gerilim Tırmanıyor
697 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
✅ İçerik Koruması Aktif