45,9368$% 0.06
53,5447€% 0.11
6.646,65%0,41
10.924,00%0,46
43.549,00%0,46
4.508,47%0,52
13.703,96%0,30
3252548฿%-3.73958
91816Ξ%-0.20825
45.86$%0.04332
12:30
Akşam ezanının okunmasına saatler kala mutfaklarda başlayan tatlı telaş, yerel lezzetlerin ustalıkla harmanlandığı tariflerle Ramazan ayına özel bir anlam katıyor. Hem görsel sunumuyla hem de damaklarda iz bırakan tadıyla adeta birer sanat eseri niteliğindeki bu yemekler, Ramazan boyunca her iftar sofrasının yıldızı olmaya hazırlanıyor.
Konya mutfağının en özel ve doyurucu lezzetlerinden biri olan Topalak çorbası, sadece bir başlangıç değil, başlı başına bir ana öğün olarak nitelendiriliyor. İçeriğindeki nohut, et ve el emeğiyle hazırlanan minik bulgur köfteleriyle hem besleyici hem de sofranın tüm ihtişamını yansıtan bir lezzet şöleni sunuyor.
Topalak çorbasını eşsiz kılan, büyük bir özenle ve sabırla yuvarlanan minik bulgur köfteleridir. Hazırlanması biraz zaman alsa da, köftelerin et ve nohutla bir araya geldiği an, harcanan tüm emeğin karşılığını fazlasıyla verdiğini gösteriyor. Geleneksel mutfağımızın bu doyurucu ve şık sunumuyla öne çıkan örneği, en özel misafir sofralarının başrol oyuncusu olmaya aday.
Köftesi İçin:
1,5 su bardağı köftelik bulgur
1,5 su bardağı sıcak su
1 tatlı kaşığı biber salçası
3 tepeleme yemek kaşığı un
1 çay kaşığı tuz
Pişirme İçin:
1 su bardağı haşlanmış nohut
1 adet kuru soğan
2 diş sarımsak
1 yemek kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı pul biber
1 çay kaşığı tuz
7 su bardağı su
3 yemek kaşığı zeytinyağı
Topalak çorbası hazırlığı için ilk olarak bulgurun üzerine sıcak su eklenir ve yaklaşık 15 dakika kadar şişmesi beklenir. Ardından salça ve un ilave edilerek iyice yoğrulur. Yoğurma işlemi sırasında kıvamı ayarlamak için azar azar su eklenebilir. Hamur birleştiğinde ve istenen kıvama geldiğinde, eller ara sıra ıslatılarak misket büyüklüğünde parçalar koparılıp yuvarlanır.
Ayrı bir tencerede yemeklik doğranmış soğan kavrulur. Üzerine salça eklenerek kavurma işlemine devam edilir. Ardından 7 su bardağı su eklenerek kaynamaya bırakılır. Su kaynamaya başladığında haşlanmış nohut ve hazırlanan köfteler tencereye ilave edilir. Tuz ve baharatlar da eklenerek yaklaşık 25 dakika boyunca pişirilir. Topalak çorbası servise hazır hale gelir.
Gaziantep mutfağının fırından çıkan en özel ve iştah açıcı lezzetlerinden biri olan soğan kebabı, etin ve soğanın eşsiz uyumunu sofralara taşıyor. Kuzu kıymanın enfes lezzetiyle bütünleşen bu yöresel yemek, hem pratik hazırlanışı hem de göz alıcı sunumuyla evde yapılabilecek en iddialı kebap tarifleri arasında yer alıyor.
Kuzu kıymadan hazırlanan lezzetli köfteler, ortadan ikiye bölünmüş bütün soğanların arasına özenle yerleştirilerek fırında ağır ağır pişiriliyor. Piştikçe yumuşayan ve karamelize olan soğanlar, etin suyunu içine hapsederek ortaya hem damakları şenlendiren bir tat hem de görsel bir şölen çıkarıyor.
Köftesi İçin:
300 gram kuzu kıyma
1 adet rendelenmiş soğan
2 yemek kaşığı galeta unu
1 adet yumurta
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı kimyon
Soğanı İçin:
8 adet bütün soğan
Sosu İçin:
1 yemek kaşığı salça
3 su bardağı sıcak su
Köfteli soğan kebabının hazırlanmasına öncelikle köftelerin yapımıyla başlanır. Köfte için belirtilen tüm malzemeler bir kapta karıştırılır ve iyice yoğrulur. Hazırlanan köfte harcından yuvarlak şekiller verilir.
Soğanlar, bütünlükleri bozulmayacak şekilde dikkatlice bıçakla çizilir. Ardından hazırlanan köfteler, bu çiziklerin arasına nazikçe yerleştirilir. Tüm soğanlar ve köfteler fırın kabına dizilir. Ayrı bir kapta salça ve sıcak su karıştırılarak sos hazırlanır ve bu sos, soğanların üzerine eşit miktarda gezdirilir. Önceden 180 dereceye ısıtılmış fırında yaklaşık 40 dakika pişirilir. Köfteli soğan kebabı servise hazır hale gelir.
Dilerseniz fırından almadan hemen önce nar ekşisi ekleyebilir ve bu şekilde 10 dakika daha pişirebilirsiniz. Bu ekleme, kebabın lezzetine farklı bir boyut katacaktır.
Kış mevsiminin en faydalı sebzelerinden biri olan lahana, zeytinyağlı lahana sarması ile sofralarda adeta bir lezzet ve sağlık şölenine dönüşüyor. Kalsiyumdan potasyuma, folik asitten vitaminlere kadar adeta bir besin deposu olan bu geleneksel tarif, “anne usulü” dokunuşlarla en sevilen zeytinyağlılar arasında haklı bir yer ediniyor.
Özenle seçilmiş ince lahana yaprakları, pirinç, bol soğan, taze yeşillikler ve aromatik baharatlarla hazırlanan iştah açıcı bir iç harçla buluşuyor. Kısık ateşte, kendi suyunda ağır ağır pişen sarmalar, lahananın doğal tatlılığı ile zeytinyağının hafifliğini mükemmel bir dengeyle sunuyor.
1 çay bardağı zeytinyağı
1 adet küçük boy lahana
1 su bardağı pirinç
1/2 su bardağı sıcak su
2 adet kuru soğan
1/2 yemek kaşığı domates salçası
1 tutam tuz
1 tutam karabiber
1 tutam kuru nane
Zeytinyağlı lahana sarması hazırlığı için ilk olarak bir adet küçük boy lahana yapraklarına ayrılır ve kaynar suda yapraklar yumuşayana kadar haşlanır. Haşlanan yapraklar süzülerek soğumaya bırakılır.
İç harcı için 1 su bardağı pirinç yıkanıp süzülür. Üzerine yemeklik doğranmış 2 adet kuru soğan, 2-3 yemek kaşığı zeytinyağında hafifçe sotelenir. Yarım yemek kaşığı domates salçası eklenerek kavurmaya devam edilir. Ardından yıkanmış pirinç ilave edilir. Bir tutam tuz, karabiber ve kuru nane de eklenerek tüm malzemeler güzelce karıştırılır. Suyunu çekene kadar pişirilir ve ocaktan alınır.
Soğuyan lahana yapraklarının kalın damar kısımları bıçakla inceltilir. Yaprakların içine hazırlanan iç harçtan konulup çok sıkı olmayacak şekilde sarılır. Tencerenin tabanına birkaç lahana yaprağı serilir ve sarmalar düzgün bir şekilde dizilir. Üzerine kalan zeytinyağı ve sarmaların üzerini geçecek kadar su eklenir. Tencerenin üzerine bastıracak bir tabak kapatılarak kısık ateşte pirinçler yumuşayana kadar pişirilir. Zeytinyağlı lahana sarması dinlendikten sonra servis edilebilir.
Lahana yapraklarını haşladığınız suya bir miktar tuz ekleyebilirsiniz. Bu, hem yaprakların lezzetini artıracak hem de daha kolay haşlanmalarını sağlayacaktır.
Kayseri mutfağının belki de en az bilinen ama tadanların vazgeçilmezi haline gelen gizli hazinesi Nevzine tatlısı, mantı ve pastırmanın gölgesinde kalsa da özel günlerin ve bayramların baş tacı olmaya aday, eşsiz bir şerbetli lezzettir. Özellikle bayramlarda ve özel davetlerde gösterdiği performansla fark yaratan bu geleneksel tat, kıyır kıyır dokusu ve karakteristik aromasıyla damaklarda unutulmaz bir iz bırakır.
Nevzine tatlısını diğer şerbetli tatlılardan ayıran en önemli sır, şerbetine eklenen üzüm pekmezidir. Tahin, ceviz ve tereyağı ile hazırlanan hamuru, fırından çıktıktan hemen sonra bu özel pekmezli şerbetle buluştuğunda ortaya derin, hafif isli ve büyüleyici bir lezzet profili çıkar. Tahinin sıcaklığı ve pekmezin o eşsiz şifası, bu tatlıda kusursuz bir uyum yakalar.
Fotoğraf: ER TV
Malatya’da 28 Şubat Dönemini Yansıtan Fotoğraf Sergisi Açıldı
1
Malatya Taştepe’de Kentsel Dönüşüm Sona Yaklaşıyor: 3900 Konut Teslime Hazır
8995 kez okundu
2
Doğanşehir’de Traktör Kazası: 26 Yaşındaki Uğurcan Hayatını Kaybetti
5523 kez okundu
3
MABESEM Çocuk Korosu Ramazan’a Renk Kattı
3512 kez okundu
4
Malatya Valisi Yavuz: Yaban Hayatı Gelecek Nesiller İçin Emanettir
1810 kez okundu
5
TÜRKŞEKER’den 166 Günlük Başarılı Kampanya: Üretim Rakamları Açıklandı
1805 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
✅ İçerik Koruması Aktif