45,0379$% 0.19
52,8518€% 0.28
6.814,23%0,53
11.081,00%0,31
44.148,00%0,32
4.708,82%0,34
14.409,07%0,51
3506639฿%0.28631
105082Ξ%0.73794
45.02$%-0.00934
19:20
İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerilimin tırmanması, küresel enerji piyasalarında önemli dalgalanmalara neden oldu. Bölgedeki enerji akışına yönelik endişeler, özellikle Hürmüz Boğazı’ndan yapılan petrol ve doğal gaz sevkiyatlarında riskleri artırdı. Bu durum, doğal gaz fiyatlarında belirgin bir yükselişe yol açarken, artan sevkiyat maliyetleri ve taşımacılıktaki gecikmeler kömür fiyatlarında da sert artışları tetikledi.
Küresel ölçekte referans alınan Newcastle ve Rotterdam borsalarındaki kömür fiyatları, bu gelişmelerden doğrudan etkilendi. Asya’da işlem gören Newcastle kömür vadeli işlemleri, 27 Şubat’ta ton başına 115,80 dolardan kapanırken, 9 Mart’ta 138 dolara ulaşarak Aralık 2024’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. 10 Mart’ta ise ton başına 133,65 dolardan işlem gördü. Benzer şekilde, API2 Rotterdam Kömürü de 27 Şubat’ta ton başına 106 dolarken, 9 Mart’ta 132 dolara yükselerek Mayıs 2023’ten bu yana en yüksek değeri gördü. Bu borsada 10 Mart kapanışı 121 dolar olarak kaydedildi.
Ember Türkiye ve Kafkaslar Bölge Lideri Ufuk Alparslan, mevcut jeopolitik krizin doğal gaz fiyatlarındaki keskin artışa dikkat çekti. Mart ayında Avrupa Birliği’nde doğal gaz santrallerinde üretilen elektriğin maliyetinin yüzde 51 arttığını belirten Alparslan, “Bazı ülkelerde kömür ve gaz, elektrik üretiminde birbirinin yerine kullanılabilen yakıtlar olarak işlev görüyor. Gazdan elektrik üretimi pahalılaştıkça, üreticiler kömüre yönelme eğilimi gösterebiliyor. Gazla birlikte kömür fiyatlarının da yükselmesinde bu yakıt ikamesinin rol oynamış olması muhtemel. Ancak bu durum, kömürün stratejik öneminin teyidi olarak değil, fosil yakıt piyasalarındaki dalgalanmaların bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir.” açıklamasında bulundu.
Alparslan, geçen yıl kömürden elektrik üretiminin kömüre bağımlı ülkelerde bile gerilediğine işaret ederek, dünyanın en büyük kömür bazlı elektrik üreticileri Çin ve Hindistan’ın yanı sıra Almanya ve Polonya’daki üretim düşüşlerinin de dikkate değer olduğunu vurguladı. Yenilenebilir enerji teknolojilerinin her yıl daha ucuz ve daha güvenli hale geldiğini de sözlerine ekledi.
Fosil yakıt fiyatlarındaki dalgalanmaların ve gaz ile kömürün jeopolitik şoklara karşı kırılganlığının, ithalata bağımlı ülkeler için enerji güvenliği risklerini artırdığını belirten Alparslan, “Yenilenebilir enerji sistemleri büyük ölçüde yüksek başlangıç yatırımıdır. Ancak görece düşük işletme maliyetleri gerektirdiği için yenilenebilir kaynakları önceleyen bir enerji politikası küresel yakıt piyasalarındaki dalgalanmalara maruziyeti azaltır ve uzun vadeli enerji güvenliğini güçlendirir.” dedi.
Alparslan, Türkiye’nin de küresel kömür fiyatı yükselişinden etkilendiğini dile getirerek, “2025’te Türkiye, kömürden ürettiği elektriğin yaklaşık üçte ikisini ithal kömürden karşıladı. Buna karşın, yerli kömürün enerji içeriği düşük ve mevcut linyit santrallerinin önemli bölümü yaşlanmış durumda. İthalata dayalı bu yapı ve jeopolitik risklerin artırdığı fosil yakıt fiyat dalgalanmaları, Türkiye’nin enerji politikasında yenilenebilir enerjiyi genişletmenin stratejik önemini daha da güçlendiriyor.” ifadelerini kullandı.
Ulusal Enerji Analizi Merkezi Araştırmacısı Lars Schernikau ise kömür fiyatlarındaki artışta, doğal gaz fiyatlarındaki keskin yükselişin yanı sıra sevkiyat rotalarının uzaması ve artan yakıt maliyetleri nedeniyle navlun maliyetlerinin artmasının da rol oynadığını belirtti. Kömür fiyatlarının büyük ölçüde doğal gaz fiyatlarından etkilendiğini vurgulayan Schernikau, “Orta Doğu’daki fiziksel arz sorunları nedeniyle gaz fiyatlarının keskin şekilde yükselmesi, tüm enerji kompleksinde fiyatları yukarı çekiyor ve buna kömür de dahil oluyor.” değerlendirmesini yaptı.
Schernikau, kömürün elektrik üretiminde düşük maliyetli, güvenli ve istikrarlı bir kaynak olduğuna dikkat çekerek, “Ülkelerin jeolojik ve jeopolitik koşullarına bağlı olarak çeşitli enerji kaynaklarından oluşan bir portföye sahip olması gerekir. Ucuz, güvenilir ve uygulanabilir alternatiflere sahip olmadan kömürün enerji karışımından tamamen çıkarılması mümkün değildir. Kömürü sistemden ne kadar hızlı elimine etmeye çalışırsak, elektrik sistemlerimiz o kadar pahalı ve daha az güvenilir hale gelir.” dedi. Ülkelerin çeşitli risklere karşı güvence olarak uzun vadeli enerji portföylerinde kömürün payını artırması gerektiğini bildiren Schernikau, “Bu yalnızca jeopolitik nedenlerle değil, aynı zamanda enerji sistemlerinin maliyetlerini düşük tutmak ve elektrik şebekelerini istikrarlı ve güvenli kılmak açısından da önemli.” şeklinde konuştu. Bu gelişmeler ışığında, küresel enerji piyasalarındaki belirsizliklerin devam etmesi bekleniyor.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER
Ticaret Hacminde Ocak Ayı Artışı
1
Çekmeköy’de Okulda Bıçaklı Saldırı: 2 Öğretmen ve 1 Öğrenci Yaralandı
4303 kez okundu
2
Papa 14. Leo’dan Orta Doğu ve İran İçin Acil Barış Çağrısı: Şiddet Sarmalını Durdurun!
876 kez okundu
3
TOKİ Kura Heyecanı Ankara, İzmir, Hatay ve Muğla’ya Taşınıyor
624 kez okundu
4
Evden Çıkmayan Telefon Bağımlısı Barış’tan Yeni Haber: 25. Yaşını Sürprizle Kutladı
610 kez okundu
5
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım Rüşvet İddiasıyla Gözaltına Alındı
608 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
✅ İçerik Koruması Aktif