45,5469$% 0.23
53,1903€% 0
6.763,68%-0,43
10.940,00%-0,46
43.626,00%-0,46
4.609,35%-0,88
14.644,70%0,32
฿%
Ξ%
$%
02:00
Son dönemde kamuoyunun gündemine oturan ve iki sosyal medya fenomeninin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan intihar olayları, dijital dünyanın görünmez yüzünü ve bireyler üzerindeki psikolojik etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. Prof. Dr. Hakan Türkçapar, ntv.com.tr için yaptığı değerlendirmede, “kusursuz” olarak algılanan yaşamların ardındaki derin sorunları ve intiharı tetikleyen faktörleri mercek altına aldı. Maddi kaygılar, terk edilme korkusu, gelecek belirsizliği ya da sadece “anlaşılmama” hissi mi bu trajedilere yol açıyor? Uzman, dijital platformlarda sürekli göz önünde olmanın, itibar kaybı endişesinin ve özdeğerin yalnızca beğeni sayılarına endekslenmesinin yarattığı ağır psikolojik yükün altını çiziyor. Ancak Türkçapar, sosyal medyanın tek başına bir neden olmadığını, ancak siber zorbalık ve derinleşen yalnızlık duygusuyla birleştiğinde süreci hızlandırıcı bir etken olabildiğini vurguluyor. Modern dünyanın getirdiği toplumsal kopukluk ve yalnızlık karşısında, “mükemmel görünme” baskısının yardım arama sürecini nasıl geciktirdiğini ve bu durumun çözüm yollarını ele alıyor.
Depresyon, umutsuzluk, yalnızlık, ilişki sorunları, travmalar, kronik hastalıklar, ekonomik baskılar ve madde kullanımı gibi pek çok faktörün intihar riskini artırabildiğini belirten Prof. Dr. Türkçapar, “Sürekli izlenme, göz önünde olma, sürekli değerlendirilme, itibar kaybetme korkusu, çevrimiçi linç, mahremiyet yokluğu ve belki de en önemlisi: kendi değerini takipçi sayısına, beğeniye, görünürlüğe bağlamak çok ağır bir yük oluşturuyor.” ifadelerini kullanıyor.
Kamuoyunda sıkça sorulan “Görünürde pürüzsüz ilerleyen hayatlar neden intiharla son buluyor?” sorusuna yanıt veren Türkçapar, ün, başarı ve tanınırlık gibi unsurların ruh sağlığı sorunlarına karşı bir kalkan oluşturmadığını belirtiyor. İntiharın ardındaki temel motivasyonun “hayatı sonlandırmak”tan ziyade, “yaşanan sıkıntıyı bitirmek veya yaşanacak sıkıntıdan kaçınmak” olduğunu ifade eden uzman, bu kararı alan kişilerin dışarıdan sorunsuz bir yaşam sürdürdüğü izlenimi verebildiğini, ancak iç dünyalarında ağır ruhsal çalkantılar yaşayabildiklerini ekliyor. Tanınmış kişilerin bu konudaki yorumlarına değinen Prof. Dr. Türkçapar, “‘Benim kötü görünmeye hakkım yok’, ‘zayıf görünürsem her şey çöker’, ‘yardım istersem imajım bozulur’ gibi inançlar, yardım arayışını aylarca, hatta yıllarca geciktirebiliyor. Ve yardım alamamak, riski ciddi biçimde artırıyor.” şeklinde konuşuyor.
Sosyal medyanın intihara doğrudan yol açmasa da, bazı bireylerde “uyku sorunlarını artırarak, sürekli kendini başkalarıyla karşılaştırma ortamı yaratarak, siber zorbalığa zemin hazırlayarak ve yalnızlık duygusunu derinleştirerek” intihar riskini büyüttüğünü vurgulayan Türkçapar, kişilerin zaman zaman sosyal medyayı destek bulmak ve yardım aramak için de kullandığına dikkat çekiyor. Sosyal medya kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalar arasında ekran süresi, tüketilen içerik türü, kullanma amacı ve bu sırada kişinin ruhsal durumu yer alıyor. Sosyal medyanın tek başına intihar nedeni olmadığını, ancak karşılaştırma ortamı, görünüş baskısı, siber zorbalık, dışlanma ve kriz anında zararlı içeriğe maruz kalma gibi durumlarla birleştiğinde intihara “güçlü bir hızlandırıcı” olabildiğini belirtiyor.
Görünürde “güzel hayatların” sunduğu konfor, başarı ve iyi imajın tek başına “iyi bir yaşam” anlamına gelmediğinin altını çizen uzman, en önemli unsurun ruh sağlığı olduğunu ve ruh sağlığının anlam, aidiyet, anlaşılma ve özdeğer duygularıyla ayakta kalabildiğini ifade ediyor. Milyonlarca insan tarafından tanınan bir kişinin bile kendini yetersiz ve yalnız hissedebileceğini belirten Türkçapar, “Yalnızlık ve toplumsal kopukluk çağımızın en belirgin ruh sağlığı sorunlarından biri haline geldi.” diyerek günümüzdeki ruhsal zorluklara dikkat çekiyor.
“O hayatın içinde kişi kendini ne kadar yalnız, baskı altında, değersiz ve çaresiz hissediyordu?” sorusunun kritik önem taşıdığına işaret eden Hakan Türkçapar, “Bugünün insanı, özellikle de gençler ve görünür kişiler, iki ayrı baskıyı aynı anda yaşıyor. Bir yanda hızla değişen, sürekli ölçen, karşılaştıran ve sergileyen bir dijital dünya. Öte yanda gerçek bağların, mahrem alanın ve dayanma kapasitesinin zayıflaması. Böyle bir zeminde kişi dışarıdan parlıyor görünürken içeride sorun yaşayabiliyor.” tespitini yapıyor.
Bu zorluklarla başa çıkmak ve olası trajedileri önlemek için öncelikle ruh sağlığı sorunlarının ciddiye alınması ve duyguları anlamaya çalışmanın önemini vurgulayan Türkçapar, “Kendimi iyi hissetmiyorum” düşüncesinin asla küçümsenmemesi gerektiğini belirtiyor. İntihar riskini artıran en güçlü etkenlerin başında “yalnızlık ve kopukluk” hissinin geldiğini ifade eden uzman, bu durumlarda kişinin kendi içine kapanmaması, yalnız kalmamaya özen göstermesi ve psikolojik destek almasının hayati önem taşıdığını vurguluyor. Kişide intihar düşüncesi oluşmuşsa ve uyku, iştah bozuklukları gibi belirtiler de varsa, mutlaka profesyonel yardım alınması gerektiğinin altını çiziyor.
Ruhsal dengenin korunmasına yardımcı olacak aktiviteler arasında yürüyüş yapmak, film izlemek, müzik dinlemek, sosyal medyadaki karşılaştırma odaklı içeriklerden ve olumsuz tartışmalardan uzak durmak, uyku saatinden önce ekran kullanımını sınırlamak ve düzenli bir uyku rutini oluşturmak yer alıyor. Uzman isim, intihar düşüncesinin, kişinin içinde bulunduğu durumdan bir kaçış yolu olarak görülebileceğini, ancak bu düşüncenin altında yatan temel nedenlerin anlaşılması ve profesyonel destekle ele alınması gerektiğini belirterek sözlerini tamamlıyor.
Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER
Yaren Leylek ve Adem Amca’nın Dostluğu Turistleri Bursa’ya Çekiyor
1
Sinema Salonları Dokuz Yeni Filmle Doluyor: Açlık Oyunları Yeniden Vizyonda
2024 kez okundu
2
Ünlü Komedyen Cinsel Saldırı Suçlamalarıyla Yargı Önünde: Suçlamaları Reddediyor
1681 kez okundu
3
Jandarma, Flamingolar İçin 24 Saat Görevde: Drone ile Gözlem Sürüyor
1200 kez okundu
4
Depremzede girişimci, seyyar tezgahta falafel satarak hayallerini gerçeğe dönüştürdü
1016 kez okundu
5
Erol Köse’nin Ardından Kızı Dijan Köse’den Duygusal Paylaşım, Baba Acısı Yaşayan Ünlüler Akıllara Geldi
833 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
✅ İçerik Koruması Aktif